HABER KIBRIS

Hatıralarımda Yaşayan Annan Planı

04/03/2017


ads

Eşref Çetinel


Geçen her yıl ile birlikte biraz daha uzaklarda kalıyor ama doğrusu “Annan planını Referanduma kadar taşıyan hangi sihir ve kerametti” sorusuna hâlâ öyle kolay cevap verilemiyor.

OYSA hâlâ başucumdan ayırmadığım, zaman zaman sayfalarını karıştırıp nasıl bir tehlike savdığımızı bir kez daha ürpererek gördüğüm plan, o günleri hatırladığımca düğününe hazırlanan pür’i taze gelinler gibi taşındıydı sandığa..

Nitekim referandumda sandıkları “evet” oyları doldururken bir yandan da insanlara artık AB’li olacaklarının heyecanları basıyor, öte yandan dünyada üç tatlı sesten biri olan “yurolu para” sesinin kulaklardaki şıngırtıları işitiliyordu..

Çocuklarımızı artık Avrupalarda okutacağız diyorlardı.. Ambargolardan kurtulacak dünya hukukunun içinde yer alacağız diyorlardı.

TC’li vatandaşlar ise ceplerine konacak onar bin yuroyu düşündükçe, karşılarında şapır şupur limon yeniyormuşcasına ağızlarından sular akıyor, memlekete geri döndüklerinde ev sahibi olacaklarının hayallerinde heyecanlanıyorlardı.

Omorfo gibi yöreler iade edilirken yeniden göçmen durumuna düşecek insanlar bile kendileri için inşa edilecek havuzlu villaların hayalini kuruyor, “yaşadık gitti” diyorlardı gizliden gizliye..

Türkiye bile keşfedildikten sonra dağı taşı altındır denilen Amerika’ya umuda yolculukta çıkan milyonlarca mülteciler gibi ve bir tarihi tekerrürün hazırlığında, çözümün hemen ardından AB kapılarının kendisi için ardına kadar açılacağını sanıyor, “Avrupa’yı yeniden fethedeceğinin hazırlığında “AB’deli olacağız” diyordu..

Annan ellerini ovuşturuyor onca yılın müzmin sorununu çözmenin kendisine nasip kısmet olmasına an kala, BM’lerdeki ofisinde bir aşağı bir yukarı volta atarken, tarihe kaydının nasıl düşeceğinin daha şimdiden heyecanını yaşıyordu..

Mehmet Ali Talat referandumun sonuçlanmasını beklerken “halkın sevgisinde nasıl büyüyeceğini düşünüyor, siyasi hayatının daha şimdiden Avrupa’lara kadar uzanacak aydınlık ve itibarlı yollarını hayal ederek, sandıklardan çıkacak “evet” oylarıyla birlikte halkın omuzlarında taşınacağını düşünürken; bir yandan da o müzakerelerde neler çektiğinin, hangi badirelerden geçtiğinin hatıralarında, “ne yapayım kendimi dikili taşa mı asayım” dediğine nazire; şimdi ayni dikilitaşın orada, halka yapacağı konuşmanın içeriğini kurmaya çalışıyordu hafızasında..

Sadece bir tek kişi, rahmetlik Rauf Denktaş kuşkular ve korkular içinde kıvranırken yalvarıyordu. “Allah’ım Kıbrıs Türk halkını bu Annan planı felaketinden koru, azade kıl…”

YA BUGÜN? Annan planının sihri ve kerameti kendinden menkuldü! Ankara ile Lefkoşa’daki Türk payitahtı “AB zokasını” lüp diye mideye indirirken, hem KKTC’nin hem de Türkiye’nin önünde açılacağını varsaydıkları kapılarından geçmeye hazırlanıyorlardı..

NE VAR Kİ: Gözü kör olmayacası Rum tarafı hazır değildi ama! Çünkü ne Türkiye’nin ellerine kelepçe ayaklarına pranga vuran “adadaki garantörlüğünden” kurtulduydu ne de vesayetinden! Üstelik Türklere AB kapılarını da elceğizi ile açacak siyasi pozisyona düşüyordu ki imdatlarına AB’nin memuru Verheugen yetişti. Türk tarafını işaret parmağı ile göstererek “evet de deseniz, hayır da deseniz Rum tarafı AB’ye üye alınacak” dedi.. İşte bu aptalca laftan sonradır ki Rum tarafı bu durumda ne yapması gerektiğine kendiliğinden cevap buldu! “Hayır” diyecek, hem Türkiye’yi hem Kıbrıs Türk halkını AB dışında tutarken, kendisi de AB’nin sahibi üyesi olacaktı! Ya bugün? Rum tarafının dünyada üyesi olacağı örgüt kalmadı ama “Türkiye” barikatını aşamıyor, Türkiyesiz bir Kıbrıs yaratamıyor, yüz defa referanduma gidilse de bu nedenle “hayır” demesi mukadderdir ki Allah mukadderatını affede!

**********

KISACA TAKILDIĞIM: (PAYİTAHT LEFKOŞA AYAKTA!)

Galiba Kıbrıs Türk halkı kadar “seçimsever” bir başka halk yoktur. Adını duyması bile yeter! Ki Hacılar bayramı arifesinde bile bu kadar telaşlı bir sevince gark olmaz, bayram hazırlıkları yaparken bile bu kadar büyük bahtiyarlık duymaz! Ki adını işiteli beridir içi dışı kıpır kıpır, kabına sığmıyor!

Sonuçta UBP ile DP’nin, emekliliğine üç ay kalan ve terfi alırsa 200 milyon daha fazla ikramiyeyi cebellu edecek olan “bürokrat” nedeniyle bir, Elektrik Kurumundaki sıkıntılar iki ve daha ne kadar sıkıntı olsun ki sıkıl sıkıl sıkıntıdan erken seçim çanları çalsın diyerek Güzelyurt hastahanesi ihale olayları ile Kooperatif’in de araya sıkıştırıldığı anlaşmazlıklarla, Meclis üç defadır nisaptan dolayı toplanamazken…

CTP’nin ezelden gelen büyük hasletiyle herkeslerin takdirini toplayan “ana muhalefet partisi” oluşunun muhalefetinde, yanıbaşına ufalana ufalana ufacık kalmış TDP’yi de alan genç Başkanı Tufan Erhürman, ilk büyük muhalefet sınavını vererek Özgürgün’lü Koalisyon Hükümetinin alnı şakkına hem “erken seçim hem de Güvensizlik önergesini yapıştırdı!

Doğrusu ya böylesi olağanüstü günlerde Lefkoşa krallığında olmayı çok isterim. Mesela neden Bakanların “işler çok iyi, turizm patladı çatladı, sanayinin gelecekleri parlak, kablo ile TC’den elektrik de gelecek, Tarım sektörü yeniden yapılanacak…” Deyişleriyle ardı ardına sıraladıkları siyaset şovları devam ederken, erken seçim tamtamlarını çaldırsındı?

Ne oluyor payitaht Lefkoşa’da? Ki dün Havadis gazetesi bu seçim işi tamam deyip bundan sonra Meclis’te prosedürün nasıl işleyeceğinin kronolojisini de yayımladıydı.

Ha bu arada yazalım: “Halkın Partisi başkanı Kudret Özersay diyor ki siz bu işi karıştırdınız. Ayni anda hükümete hem güvensizlik hem de erken seçim önergesi verilmez. Çünkü güvensizlik önergesi kabul görmezse o zaman mevcut hükümet güven tazelemiş olur… Olur mu olur. Çünkü gerçekten de artık hükümetin “güvene” ihtiyacı var!

Her neyse gelişmeleri gözleyelim ve hatırlatalım. Eğer müzakerelerin yeniden başlama olasılığı var idiyse battal oldu! Çünkü seçim gündeme gelirse, gerçekleşene kadar Sn. Akıncı ile Anastasiadis köşelerinde bekleyecekler. Zaten Rum’un Cumhurbaşkanlığı, Türkiye’nin de 16 Nisanda referandumu var. Rölantiye çekilip onları beklemektense bir erken seçim de biz yaptık mı değmeyin keyiflere… 



TAGS: Hatıralarımda Yaşayan Annan Planı, eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems