HABER KIBRIS

Biraz uzaktan bakınca

30/08/2017


ads

Ahmet Okan


Venedikliler adayı almazdan önce Kral Jacques döneminde Lefkoşa surlarının 3 fersah uzunluğunda olduğu söylenir.

Eski bir ölçü birimi olan fersah kimi kaynaklarda 5,5 kilometre olarak belirtilir…

Adı geçen kral o dönemlerde surlar içine güzel bir kale yaptırmış.

Görkemli yapılardan biri de St. Dominic manastırı imiş.

Bilindiği gibi o yüzyıllarda Kanlı Dere Baf kapısından surlar içine girip, Mağusa kapısından iki koldan dışarıya çıkmaktaydı.

Derenin üzerinde iki tane de açılıp kapanan köprü bulunuyormuş.

Venedikliler gelince, ilerleyen zamanlarda surları savunma amaçlı güçlendirmek amacı ile daraltıp bunu bir fersaha indirdiler.

Fersah denince rakamlar akıl karıştırır.

O günden bugüne surların çapı değişmediğine göre, bilindiği gibi surların uzunluğu üç İngiliz milidir.

Venedikliler kaleyi ve manastırı ve yaklaşık seksen civarında kiliseyi yıkarak bunların taşlarını surların sağlamlaştırılmasında kullanmışlardı.

Söylendiğine göre geriye ayakta birkaç duvar kalmış.

Sonra Venedikliler şehre yeniden şekil vermeye başlamışlar.

Ve bilindiği gibi Kanlı Dere’nin yönünü de değiştirerek surlar dışına taşımışlardı…

Yönetim Osmanlılara geçince, ada tekrardan ta el değiştirsin, Lefkoşa dışarıya doğru gelişme göstermemiştir.

Yaşam surlar içinde sürüyordu Venedik döneminde olduğu gibi.

Hayatın surlar dışına taşması İngiliz döneminde gerçekleşecekti…

Hangi dönem olursa olsun,

Lüzinyan, Venedik ya da Osmanlı, hatta hayatın surlar dışına taşmasına rağmen İngiliz dönemi.

Her dönemin koşullarında sıkıntılar olmasına rağmen,

Hiçbir sorun günümüzdeki kadar korkunç boyutlara ulaşmamıştı…

Günümüzde Lefkoşa’nın yüzölçümü 502 kilometrekaredir (375.383 dönüm).

Koyunlar için kullanılan otlak alanlara toprağa ekilen (!) uyduruk, gelişigüzel beton yapılarla çarpık görüntüler oluşturmaya devam ediyor.

Birkaç metre karelik boş alan neredeyse kalmamış.

Diğer kentlerin durumu da orta yerde…

Venedik döneminde adaya gelen (1553) bir gezgin Lefkoşa için şunları belirtir:

“Şehrin tamamı iskan edilmemiştir fakat içinde birçok verimli bahçeler bulunmaktadır.

Aynı zamanda sayısız hurma ağaçları ile birçok nar ve meyve ağacı yer almaktadır.”

Başka bir gezgin Osmanlı döneminde adaya geldiğinde (1800) Lefkoşa’ya uğrar.

Ta uzaklardan gelip Lefkoşa’ya yanaşan gezgin, gördüklerini şöyle anlatır:

“Şimdi oldukları halde portakal ve limon bahçelerinin ortasında yer alan, düz damları, kafesli pencereleri ve uygun biçimli balkonları ile düzenli biçimde yerleştirilmiş evler surlarla birlikte, biraz uzaktan bakılınca Lefkoşa’ya saygın ve pitoresk bir görünüm vermektedir.”

Gel bir de şimdi bak, biraz uzaktan!



TAGS: Biraz uzaktan bakınca, ahmet okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems