Advertisement

Advertisement

Sosyal Sorumluluk Sahibi Bir Nesil Yetiştirmek

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
26/03/2013
HK

Sosyal Sorumluluk Sahibi Bir Nesil Yetiştirmek

Yrd. Doç. Dr. Zehra Nalbantoğlu, sosyal sorumluluk sahibi bir nesil yetiştirmek hakkın da yazdı. İşte Nalbantoğlu'nun yazısı:

Geçmiş yüzyılın öğretileriyle yeni bir yüzyılın eşiğinden geçip ilk on iki yılını da tamamlamış olduğumuz 21.yy’a hangi noktadan bakmaya çalışsak şu sancılı soruyla karşılaşıyoruz: Nasıl bir çağın içindeyiz ve bu çağın insanını nasıl yetiştirmeliyiz ki her şeyiyle değişen dönüşen bu dünyanın içinde yeterli düşünsel altyapıyla birlikte hayatın gerçeklerinden kopmadan toplumsal sorumluluğu içinde hissedebilen ve bu sorumluluğun gereklerini yerine getirebilen bireyler olabilelim?

Tüm bilgilere bir tuşla ulaşabilmeyi mümkün kılan bir çağda, bireylere kazandırmamız gereken bilgiyi ve bilgi kaynaklarını kullanma becerileridir. Dolayısıyla, bireylerin akademik gelişmesi, bilgiye ulaşma ve yaratıcı bir şekilde hayata döndürme noktasında onların ihtiyacı olan öğrenme, yenilenme, teknoloji, yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme, farklı gruplarda etkin çalışabilme, liderlik ve toplum yararına sorumlu davranabilme becerileriyle desteklenmelidir. Toplumdan kopuk olmayan bir eğitim modeliyle de bu becerileri kazandırabileceğimiz akademik çalışmalarla, toplumun ve içinde bulunduğumuz çevrenin sorunları ve ihtiyaçlarıyla ilişiklendirilmiş bir şekilde tasarlanarak duyarlı ve sorumluluk alabilen bireyler yetiştirebiliriz.

Toplumdan kopuk olmayan ve bireyi hayata hazırlayan bir eğitim modeli ise geleneksel eğitim sınırlarını genişletmekle başlar. Sosyal sorumluluk çalışmaları işte bu noktada eğitim kurumları ve toplum arasında bir köprü oluşturur ve bireyi eğitim sonrası değil eğitimini alırken topluma karşı duyarlılığını ve çalışma becerilerini geliştirmesine yardımcı olur. Böyle bir eğitim modelinde geleneksel, dört duvar arasında kitap-kalem-tahtayla sınırlandırılmış “sera sınıf” ortamıyla sınırlı kalmayıp sınıf kavramını genişletmeli ve mümkün olduğunca öğretilerin, deneyimlerin zenginleştirildiği “küresel sınıf”lar yaratmalıyız. Sivil toplum kuruluşları, okullar, kurumlarla yapılacak işbirliği ve çalışmalar hem öğrencinin hem de eğitimcinin sınıf dışına çıkması ve gerçek hayatın içinde çalışmaları sürdürürken sorunları gözlemlemesi ve çözümü için aktif rol üstlenmeleri ve tüm bu deneyimlerin sınıf içi çalışmalarda paylaşılması, tartışılması ve bir sonraki deneyim için değerlendirilmesi daha etkili ve kalıcı bir eğitim için güçlü bir zemin hazırlar.

DAÜ Yabancı Diller ve İngilizce Hazırlık Okulu’nda orta düzeyde İngilizce eğitim alan öğrencilerle 2010 yılından beri yürütmekte olduğumuz eğitim modeli, toplumsal duyarlılık projeleri ile akademik becerileri harmanlayan, dil becerilerinin ve toplumsal duyarlılığın gerçek hayatın içinde deneyimlenerek geliştirilmesini amaçlar. Öğrenimin sınıfın dışına taşan yönünden dolayı topluma hizmet çalışmaları süresince beş duyumuza hitap eden dinamik deneysel bir öğrenim sürecinden geçilmektedir. Dolayısıyla, bu süreçte çevredeki her şey öğrenimin bir parçasıdır ve deneyimleyerek öğrenmek, öğrenmenin daha kalıcı olmasını sağlar. Ayrıca, geleneksel öğrenme ortamından farklı olarak öğrenci pasif alıcı konumundan aktif verici durumuna geçer. Bu süreçten geçerken gerçek hayatta İngilizce dilini kullanarak gönüllü olduğu sosyal sorumluluk projesiyle ilgili hedef belirler, ekip çalışması ve iş bölümü yapar, yaptığı hizmeti değerlendirir. Tüm bu çalışmaların sonucunda topluma katkı koymaktan duyulan tatmin duygusu bunu bir hayat felsefesine haline getirmenin yollarını açar. Öğrenciler ve de öğretmenlerle yapılan düzenli anketler sonucunda alınan olumlu geribildirimlerin ortak özelliği sınıf dışına taşan ve gerçek hayatı bir sınıf niteliğinde gören bu öğrenim biçimiyle öğrencilerin daha katılımcı, paylaşımcı, motivasyonu

yüksek ve öğretmenleriyle paylaşımcı bir işbirliği içinde hareket ettikleridir. Öğrencilik döneminde akademik hayatın dışında da başarılı olma duygusu her iki yönden hem öğrencinin hem de öğretmenin motivasyonunu artırmaktadır.

Yüzü topluma dönük, bu yüzyılın becerileriyle harmanlanmış bir eğitim modeli ile yetişecek, içinde yaşadığı toplumun ve de dünyanın sorunlarına duyarlı ve sorumlu hissedebilecek bir nesil yaratmak eğitim kurumlarının ve eğitim kurumlarına bire bir can veren eğitimcilerin ev ödevi olmalı. Bu ev ödevini ne kadar iyi araştırıp düşündüğümüz, sorguladığımız, farklı açılardan değerlendirip hazırladığımızın değerlendirmesini de yetiştirdiğimiz yeni nesillere bakarak ölçebileceğiz. Sorunlu değil sorumlu bir nesil yetiştirebilmenin yolunun biz eğitimcilerden geçtiğini unutmadığımız sürece her zaman için değişecek ve gelişecek dünyada var olabilecek nesilleri yetiştirme konusunda sınıfta kalmayacağımıza inanıyorum.

Doğu Akdeniz Üniversitesi,

Yabancı Diller İngilizce ve Hazırlık Okulu Öğretim Üyesi

Yrd. Doç. Dr. Zehra Nalbantoğlu

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS: Yrd. Doç. Dr. Zehra Nalbantoğlu
MANŞETLER

HK YAŞAM

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.