HABER KIBRIS

Bilinmeyen neyin beklendiğidir

10/09/2017


ads

Cenk Uzunoğlu


İsviçre görüşmelerinden sonra ön plandaki görüntü adanın iki kesimindeki ve anavatanlardaki siyasetçilerin birbirlerini kısık ateşte eleştirmeye devam etmeleridir.

Arka planda ortaya çıkan görüntü ve sonuç ise farklı bir iddiayı desteklemektedir.

Müzakere masasının ötesinde bir açıklıkta konuşulan İngiltere ve ABD yetkilileri, Kıbrıs ta çözümün nasıl olabileceğini en iyi bilen konumundadırlar.

 

Tarafların kırmızı çizgilerini ve esneme noktalarını en iyi bilen onlardır.

 

Destek almak amacıyla tarafların pozisyonlarını anlatmak adına İngiltere ve ABD ile devamlı temas halinde olunma ihtiyacı bu avantajı kendiliğinden bu mahir devlet yetkililerine vermektedir.

 

Bilinmeyen ve adanın ötesinde bölgedeki her gelişmeyle birlikte değerlendirilmesi gereken neyin beklendiğidir.

 

***

 

Bir ihtimal çözümü hayata geçirebilmek için tarafların hakemlik ile çözüme ulaşmayı kabul ve daha da önemlisi talep etmelerinin beklendiğidir.

 

Bunun da zamanlamasını ABD ve İngiltere karar verecektir.

 

Esas bilinmeyen zamanlama ile direk ilişkili olarak adada ve bölgede hangi değişikliklerin ve olaylar zincirinin sonucunda bu bekleme sürecinin bitip İngiltere ve ABD’nin düşündüğü çözüme ağırlık verilerek ulaşmak isteneceğidir.

 

***

 

Şu anda görünürde hakemlik ile çözüme ulaşmanın önündeki en büyük engel Rum tarafıdır.

 

Rum tarafı hakemlik ile çözüme ulaşma yöntemine kategorik olarak karşı çıkmaktadır.

 

‘’Hakemlik’’ Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluşunda garantörlerin de katılımıyla yapılan konferansta kullanılmıştı. En son da Annan planında kullanıldı.

 

Rum tarafında zaman zaman alevlenen ‘’biz bu duruma nasıl geldik’’ tartışmalarının odağında değilse bile partiler üstü ortak noktalarından biri de hakemlik ile çözüme ulaşmayı denemiş olmak vardır.  

 

Kıbrıs Cumhuriyetinin kuruluşu dahil müzakere sürecinde hatanın hep bu noktada yapıldığı düşünüle gelinmiştir.

 

Partiler üstü bir söylemle ‘’Kıbrıslı çözüm’’ diye tutturmalarının bir sebebi de bundan dolayıdır.

 

***

 

Hakemlik bir noktadan sonra inisiyatifi son noktayı koyması için hakeme vermeyi de peşinen kabul etmeyi gerektirir.

 

Hakemlik ile sonuca ulaşılamasa da, hakemlik statü olarak eşitler arasında olur algısını da pekiştirir.

 

Konuya bir taraf eşitlik hakları diğer taraf da azınlık hakları diye baktığı bir sorunda, hakemlik ile çözüme ulaşmak kendini siyaseten güçlü ve çoğunluk gören için böyle de bir risk taşımaktadır.

 

Bu sebeplerden dolayı hakemlik yoluyla çözüme ulaşmayı denemek Rum tarafının geri adım attığını ve toplumsal mağlubiyet algısını güçlendirir.

 

Böyle bir tablo referandum sonucuna Rum tarafının içerikteki kazanımlarının ötesinde olumsuz etki eder görüşü hâlihazırda hakimdir.

 

ABD ve İngiltere bunun farkında doğru zamanı ve konjonktürü beklemeyi tercih etmektedir.

Bu ilk anda birbiriyle ilişkilendirilmeyen konular bile olabilir. Örneğin Irak’taki referandum sonrasında bölgede ne olacağı ile doğal gaz arama çalışmalarının fos çıkıp çıkmayacağı veya Türkiye iç siyasetindeki gelişmeler ile batının Türkiye’den beklentiler ile ilgili olabilir.

 

Kıbrıs sorununda çözüm arayışı yalnızca Kıbrıs ile ilgili olmadığı çok daha belirginleşmiştir.  

 

***

 

Kıbrıs sorununda çözümün bilinmeyeni çözümün formülünden ziyade, işte bu neyin beklendiğinin bilinmemesidir.

 

Çöken görüşme sürecinden sonra görüntüde hakim olan anlamsız durum aslında son derece anlamlıdır.

Adadaki statüko bir süre daha kriz çıkmadan devam ettiği sürece her şey rölantide gibi gözükse de aslında yolunda gitmektedir.

Olan budur.

Çözümün şifresi bilinmektedir ama ne zaman olması gerektiğine karar verecek olan bizler değiliz. Bu iradeyi ayni anda birlikte gösterecek siyasi kararlılığın olmadığı ispatlanmıştır. Adada her türlü görüşmeci kombinasyonu bu siyasi iradeyi umut olmaktan çıkarmak için kontrollü bir şekilde denenmiştir.

İngiltere ve ABD’nin öngördüğü çözüm de Nasreddin hocanın kullanım hakkını saklı tutarak satışa çıkardığı evi ile ilgili fıkraya benzer bir çözüm olacaktır. Merak edenler fıkrayı Google’dan bulup okuyabilir.

Böl yönet siyaseti ile birlikte bizim de parçası olduğumuz bölgemizde uygulamaya konulmak istenen verilecek imtiyazlar karşılığında eyaletler sistemine dayalı yeni siyaset budur. Bu noktaya da kontrollü travmaları yaşayarak geleceğimiz görüşü ağır basmaktadır.   



TAGS: Bilinmeyen neyin beklendiğidir, cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems