HABER KIBRIS

2013’de 57 milyon, 2016’da 85 milyon “Ek mesai”

18/11/2016

ads

ads

Erçin Şahmaran


“Bütçe nedir ve toplum bu olayın neresindedir?

“Bütçe belirli bir döneme ait yapılacak giderleri ve elde edilecek gelirleri tahmini olarak gösterir. Bütçenin dikkatli kullanılması ile milli gelir, gelir dağılımı, ekonomik kalkınma, ekonomik ve sosyal sorunların giderilmesi üzerinde olumlu etkiler görülür.”

Bütçenin mantığı, tanımı bu, daha önce bu tanımlamayı yine kullanmıştım.

Özgür ve bağımsızız demekle olmuyor.

Kendi paranı, kendi ihtiyaçlarınla dengeli olarak kullanmak zorundasın.

Bu ihtiyaçları, yatırımları, olası giderleri, en başta nüfusuna göre yapmalısın.

Nüfusunu biliyor musun? Önümüzdeki yıl, nüfus artışını kesin olmamakla beraber öngörebiliyor musun?

En başta eğitim ve sağlıkla ilgili oluşacak taleplere, bu belirsizlikle cevap veremezsin.

Ayaklarımızın üstünde durmaktan çok uzağız ve hala daha, bile bile günlük şeylerle zamanımızı geçiriyoruz.

Devletin bütçesi artış göstermiş, büyütülmüş olabilir.

Fakat konu bu değil ki, konu ekonomiye ne veriyor, özel sektöre ne kazandırıyor, toplumsal refaha, vatandaşın bütçesine, ihtiyaçlarına nasıl katkı sağlıyor?

Her yıl bu zamanlar aynı konuları konuşuyor ve yazıyoruz, peki neden?

Gerçekleri görmek, yazılanla, söylenenle, uygulamayı karşılaştırmak, yapılması gereken radikal adımların, önlemlerin, acıtsa da zorunluluk olduğunu anlatmak ve cesaretlendirmek.

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, 2017 bütçesinin hedeflerini şöyle sıraladı:

“Sürdürülebilir kamu finansman dengesinin kurulması. Kamunun etkinliğinin ve özel sektörün rekabet gücünün artırılması, üretime dayalı büyümenin artırılması ve istihdamın önünün açılması. Mali disiplinin sağlanarak devam ettirilmesi, yapısal tedbirlerin uygulamaya konması. Ekonominin istikrarlı hale getirilmesi, mevcut kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesi. Gelir artırıcı tedbirler yanında harcama disiplininin sağlanarak kamu kaynaklarının ekonomik ve verimli kullanılması.”

İnandırıcı mı, ya da gerçekçi mi?

Daha önce söylenenlerden farkı yok.

Tasarruf yok, borç büyüyor, israf büyüyor, ek mesai gerçeği büyüyor.

Tasarruf sadece çalışanların ödenekleri ile ilgili değil.

Kamu kaynaklarının, kamu araçlarının kullanımı, kontrolü, denetimi var mı?

Mesela ek mesai konusu, Maliye Bakanı Serdar Denktaş;

“Devamlı artan ve adeta ikinci bir iş olarak karşımızda duran ve 2016 sonu harcama tahminine göre 85,2 milyona ulaşması beklenen ek mesai ödemelerinin kamu maliyesi yönünden sürdürülebilirliği olmayıp, verimlilik, adalet, istihdam açısından sorgulanmak zorunda olup hükümetimizin ivedi tedbir alması gereken bir sorundur” diyor.

Peki, çözüm nedir? Teşhis doğru, tedbir ivedi olarak gerekli, kimsenin itirazı olamaz.

Düşünün 85,2 milyon, müthiş, buna bir de RHA’lar eklenince sormak lazım bu devletin böyle lüksü var mı?

Konuyla ilgili daha önceleri de yazdım, iki yıl önceki bir yazımdan;

“KKTC’de personel sayısının sürekli artmasına rağmen ek mesai ödemelerinde her hangi bir azalma söz konusu değildir. 2013 yılında 57 Milyon TL olarak gerçekleşen ek mesai ödemeleri, istihdamın ek mesaiyi azaltacak şekilde yapılmadığı ve/veya ek mesai ödemesinin müktesep hak olarak yapıldığının göstergesidir.”

2013 yılında 57 milyon, 2016 yılı sonuna kadar 85 milyon, bu gidişle 2017 yılı herhalde 90 milyonu bulur.

Bu ülke, bu devlet, bu imkânlar için büyük rakamlar bunlar.

Hükümet bu sorunu çözmeli, elbette çözüm mesai çalıştırıp ödememek değil.

Daha verimli, daha etkin, çalışma koşul ve organizasyonu yapılmalı, yapılandırılmalı.

Radikal, reformist, yapmak ya da yapmamak, en önemlisi gidişatın, gidişat olmadığını kabul etmek, daha fazla geç kalmadan.

Devlet otoritesi, çözümsüzlüğün veya çözümün tescillenmesini beklemeden güncellenmeli ve devlet ciddiyetle yönetilmeli.  



TAGS: erçin şahmaran
MANŞETLER

HK Erçin Şahmaran

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems