HABER KIBRIS

2018 nasıl olacak dersiniz?

03/01/2018


ads
ads

Eşref Çetinel


2017’nin son günlerinden sarkarak 2018 yılına geçerken TV. Kanalları kameralarını (özellikle Türkiye’de)  bu kez yoldaki yurttaşa çevirdilerdi. Sordukları şuydu: “Yeni yıl için beklentileriniz nelerdir?”

İnsanlar istisnasız, hemen ayni temennilerde, “2018’de sevgi, huzur, barış diliyorum” diyorlardı.

Başka bir dünyadan gelmiş olsanız izlerken bu kanalları, anlardınız ki “bu dünyada” sevgi, huzur, barış yoktur! “Olmadığını” çok iyi bildiğimizden şaşırmadık! Hatta içimizden “amin” bile dedik!

ŞU bir gerçek ki 2017  dünyamız için felaketler, savaşlar, ülkeler arası yeni bloklaşmalar, hatta Amerika ile Kuzey Kore arasında nükleer savaşa varacak çok ciddi zıtlaşmalarla geçti. Ortadoğu’da yeni bir Kürt devletine sancı koyuverilirken, bölgede tek teselli, Deaş’ın belini bir daha doğrultamayacağı yenilgisi oldu!

Buna karşın yeni yıl girerken bu kez İran’da halk ayaklanması başladı. Görüyoruz ki Ortadoğu’da bir yanardağ lavlarını döküp sönerken, bir öteki indifaya geçiyor!            Suriye sorunu ise henüz sonlanmadı!

Türkiye iç ve dış sorunlarıyla boğuşuyor.. Üstelik ne sevgi huzur kaldı ne  barış!

YA KKTC? Ol alem devam ediyor! İnsanlar anlamadıkları bir seçim sistemiyle gelecek hafta sandıklara gidecekler! Kıbrıs siyasi sorunu ise belirsiz. Kimse hangi yolun yolcusu olduğunu bilmiyor…

VE artık KKTC de “yaşanamaz ülkeler” kategorisine girmek için “pisliğinden trafiğine, illegal olaylarından uyuşturucuya, vurdulara kırdılara, yalan dolanlara teslim olmuş!” Var hızıyla felâkete giden treninde  gözlerini kapamış ters istikamete koşarak kurtuluş gözlüyor!

KISACA: 2018’e çok umutlu bakamıyoruz!  Eğer seçimlerden sonra      hükümeti kuracak partiler doğru ve radikal kararlar almazlarsa 2017’i çok arayacağız.

**********

MEMLEKETİME BAKARKEN:  (DUYDUĞUM SEVİNÇLE HÜZÜN!)

Arabam kondeme çıktığı için kaç zamandır Mağusa’nın dışına çıkamıyordum. Yeni yılın ilk günü kızım, “hadi sizi biraz dolaştırayım” dedi. Maaile arabaya doluştuk, Mağusa Boğazından,   derken Bafra oteller bölgesini  falan turladık…

Turlamayı yaparken bir kez daha “sevinçle hüznü” birlikte yaşadım! Hiçbir çözümün satın alamayacağı alt yapı yatırımlarıyla o devasa otellere, hemen her yerde olagelen yapılaşmalara hayranlıkla baktım.. İçimden “gün gelecek Rum bunlara andulyayla bile bakamayacak” dedim!

Hele o şimdilerde inşaatı süren çift şeritli  yol var ya.. O nasıl bir çalışma, dağlar gibi topraklar döşeniyor güzergâhına. Dev gibi makineler…  İnsan çok seviniyor.        Bir zamanların fukara memleketi artık kendini Akdeniz’in turistik kıyı kentleriyle rekabet edecek imar ve iskâna açarken, köyleri bile cicili bicili oluyor..

FAKAT! İşte o büyük sorun! Yemyeşil tarlaların ortasına öbek öbek evler yapılmış! Ekilebilecek arazilere adeta evler lojmanlar ekilmiş! Darmadağınık bir yapılaşma! Hep ayni çarpıklık, ayni plansızlık, ayni vurdumduymazlık!

Bir ülkenin toprakları ancak bu kadar hoyratça harcanabilir! Bir gün Türkiye’nin suları buralara ulaştığında ekilip biçilecek tek karış toprak kalmayacak!

Koca Mesarya ovası bile bu plansız programsız yapılaşmalardan nasibini almış suyun, elektriğin, beledi hizmetlerin ulaşamayacağı küme küme siteler kondurulmuş ovalara!

Hele de kıyılar! İnsanlar kıyılardaki villalardan, apartmanlardan denizi göremiyorlar artık!  Kaldı ki denize girsinler!  Nitekim şimdi de “Bafra Emirnamesi değiştirilerek, çok katlı binalara cevaz verildi.” Cinayet bu kadar olur!

Tek kelimeyle yazıyorum: “Yazık günah” diyorum. Tarım bu ülkenin  geleceğinde de  var olacaktır. Eğer plansız programsız yapılaşmalarla ekilecek topraklar yok  ediliyorsa, bir gün  Girne  Mağusa kentlerine  ağlayanlar, bu kez ihanete uğramış ülke  topraklarına ağlayacaklar!

Ha! Ekleyim ama: Ne diyor Başbakan Özgürgün: “İktidar olursak Karpaz Emirnamesi yırtılıp atılacak!” Ki orayı da   mütegallibeye peşkeş çeksinler, kısaca içine etsinler diye!

**********

KISACA TAKILDIKLARIM: (SEÇİMLERE AN KALA!)

Seçmeni, tanımadığı adaylara oy vermek zorunda bırakan!.. Oy verirken oyunun hatası ile iptali bedava olan bir seçim sistemine mahkûm seçmenler olmanın kadersizliğinde gidiyoruz sandıklara!

kısaca takıldıklarım bölümüne

Çünkü bazı siyasilerimizin gerçekten kafası karışık! “Bölgeciliği önleyeceğiz…” “İnsanları mühür vurmaya yönlendireceğiz…” “Hiçbir siyasi partiye fayda sağlamayan karma oylamayı içinden çıkılmaz hale getireceğiz…” Diyerek yaptıkları yeni seçim sistemini kendileri bile anlamadılar!

Hiç şaşmadık! Çünkü iktidara gelmeyeninin kalmadığı, sonunda amipler gibi bölüne bölüne çoğalan siyasi partilerimizin “cemaz ül  evveliyatlarını” zaten biliyorduk! Tek bir tanesi dışında tabi.. Onu da sahneye çıktığında görüp öğreneceğiz.

VE KENDİME DE TAKTIM!

Biliyorum: “Uzun yazılar okunmaz!”  Ben uzunun uzununu yazarım!

Biliyorum: “Uzun cümlelerle köşe yazısı olmaz!” Benim her cümlem bir sayfa!”

Biliyorum: Okuyucu sade, anlaşılır, kafasının içine mıh gibi giren yazı ister. Benim yazılarım bilmece!

Biliyorum: Okuyucu tekrarlardan hoşlanmaz. Benimkiler temcit pilavı!

Biliyorum: Kimse ukalalıktan, lafazanlıktan hoşlanmaz. Benimkilerde gani gani…

Ne var ki bundan sonra zor değişirim ama daha kısa yazmaya çalışacağım, söz!



TAGS: 2018 nasıl olacak dersiniz?, Eşref Çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems