HABER KIBRIS

40 yıllık turizmci Ünal Çağıner

20/03/2017

40 yıllık turizmci Ünal Çağıner
ads

Ünal Çağıner, 1977 senesinde başladığı turizm yolculuğunu, 40 senede paha biçilmez eserlerle donatarak, emsalsiz bir hazineye dönüştürdü.

Ünal Çağıner’in turizm yolculuğu, Girne, Çatalköy bölgesindeki 6.5 mil mevkiinde, birkaç galiften, 2000 yataklı dev turizm yatırımına dönüşen bir başarı öyküsü. 1970’li yıllarda turizmi düşünmek ve ona yönelik yatırımları hedeflemek herkesin harcı değildi.

İşte Ünal bey, büyük düşündüğü için ‘’ Ünal Çağıner ‘’ olabildi. Bu topraklara iz bırakabildiği için sevilip sayıldı. Turizm ile yatıp, turizm ile kalktığı için hedeflerine ulaştı.

Akgünler Turizm ile başlayan turizm yatırımları, Acapulco Tatil Köyü ile taçlandı. Yaklaşık kırk senedir, ülkemizde, otel denildiği zaman ilk akla gelen yerlerin başında, Acapulco geliyor.

Ünal Çağıner’in ülkemize armağan ettiği, bin kişinin üzerinde istihdam hacmine sahip, Akgünler Turizm ve Denizcilik, Acapulco Otel ve Tarsan Çiftliği, çok önemli turizm yatırımları olarak, ülkemizin gurur kaynağı.

 

Turizmin duayeni, cesur yürek Ünal Çağıner’in, girişimcilik ruhundan ve söylediklerinden, hepimizin öğrenecekleri var. Acapulco okulunda üç sene eğitim gören birisi olarak şunu söylemek istiyorum ; İşi bilen adamın, söyledikleri de yaptıkları da kayda değerdir.

ÜLKEMİZİN GELECEĞİ TURİZMDİR

Biraz kendiniziden bahseder misiniz ?

1946 Malya doğumluyum. Babam Malya, annem Evdim köylerindendi. İlk çocukluk yıllarım Malya da geçti. Ardından ailem, 1952 senesinde Ciyas Pirasgosu’na göç etmek durumunda kaldı. Üç sene de orada yaşadıktan sonra 1955-63 dönemleri arasında Evdim Pirasgosunda bulundum. 1963 – 74 dönemindeyse Evdim’de yaşadık. 1974 senesinden sonra ise Girne’ye yerleştik. Dile kolay, 1946 – 1974 arasında geçen 28 senede beş sefer göç etmek zorunda kaldık. O yüzden, Kıbrıs sorunu, 1974 senesinde başlamadı. 1950’li yıllardan beridir bu sorun var. İngiliz Yönetiminin Türkleri de polis yazması ile birlikte, babam 1957’de polislik yapmaya başlamıştı. Annem ev hanımıydı…

 

Her şey bir hayal ile başlar. Peki sizin, Turizm ile tanışmanız nasıl oldu ?

Kıbrıs’ın geçirmiş olduğu, zor koşullar içerisinde turizm yapma hayalleri kurdum. 1972 senesinde, Evdim denizinde 24 dönümlük bir arazi satın almıştım. O arazinin hemen yanı başında bitişiği diyebileceğimiz, 350 dönüm Vakıf arazisi vardı. Arkadaşlarımızla, o araziyi de içine alan, bir tatil köyü projesi çıkarmıştık. 1974 senesine kadar, proje çalışmaları devam etmişti. 1974 hadiselerinden dolayı, projemizi hayata geçiremedik. Turizm amaçlı, 12 ortakla kurduğumuz, ‘’Turizm Kooperatifi ‘’, hala daha güneydeki şirketler mukayyitliğine kayıtlıdır. O yıllarda, İngiliz üslerinde, ‘’ Hava Tahmincisi ‘’ olarak çalışıyordum. 1969 senesinde, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olduktan sonra, 1970 – 74 döneminde dört yıla yakın, İngiliz üslerinde görev yaptım. Havayı iyi tahmin etmem, o dönemden kalan bir yeteneğim.. Bana güzel bir iş deneyimi oldu. 1974 harekatından sonra, Girne’ye yerleştik. Aşağa yukarı bir yıl kadar ( 6 ay maliye, 6 ay İskan Bakanlığı) kamu görevi yaptım. Baktım gördüm ki, bu memuriyet bana göre bir iş kolu değil. Memuriyet görevini bırakıp, ticarete atıldım. Kardeşlerim ve eniştelerim ile birlikte, Akgünler Ticaret Şirketi’ni kurduk. Akgünler Market fikrini hayata geçirdik. 1977 senesinin ocak ayında, 31 yaşındayken Akgünler turizmi kurarak, hep hayalim olan, turizmin ilk adımlarını attım.

Neden Akgünler ismi ?

Akgünler ismi 1974 yıllarında, o dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit’in kullandığı bir söylemdi. Ecevit’in Kıbrıs Barış harekatında gösterdiği cesaretten dolayı, hepimiz ondan çok etkilenmiştik. Şirketimizin ismi de, onun söyleminden geliyor. Akgünler, 1970’li ve 80’li yıllarda çok büyük turizm operasyonları yaptı. Kıbrıs turizm tarihinin ilk acentelerindendir. O yıllarda, Dome, Celebrity, Mare Monte, Salamis, Rocks ve Dorana gibi oteller vardı. Ağırlıklı olarak, Türkiye pazarı ile çalışıyorduk. Abartısız, Kuzey Kıbrıs turizminin %70’ini biz yapıyorduk.

Acapulco nasıl doğdu ve yıllar itibarıyla nasıl gelişti? Onun ismi nereden geliyor?

6.5 mil olarak bilinen, Acapulco’nun bulunduğu mevkiide, 1978’den, 1982’ye kadar, plaj işlettim, restorancılık yaptım. O dönemde, bu bölgede hiç bir altyapı, elektrik, su yoktu. Restorantın yanına, küçük bir havuz yapmıştım. Lefkoşa’daki buz fabrikasından, buz getirtip, havuza kuymak suretiyle kola ve diğer içecekleri soğuk tutuyordum. Çünkü, elektrik yoktu. Acapulco’yu 1982 de, 50 bungalow ile kurduk. Böylelikle, acentecilikten, otelciliğe de geçiş yapmış oldum. O yıllarda birçok kişi bana Girne’nin dışına yatırım yaptığım için deyim yerindeyse gülüyordu. Ancak ben, Girne’nin çevresi ile büyüyebileceğine inandım. O yıllarda, kimse gelmez denilen burası, bugün büyük bir çekşm merkezi oldu. İlk yıllarda, Alman ve Avusturya’lı turistler bizi tercih etmeye başladı. Çok iyi hatırlıyorum, 1983’te tesisin %80’i Avusturya’lıydı. Zaman içerisinde 229 Bungalow ve 52 otel odasına çıktık. Son dönemde yürüttüğümüz otel projesi ile otel odalarının sayısını 660’a çıkardık. Şu anda, Acapulco’nu yatak sayısı 2000 dolaylarındadır. Acapulco’nun ismi,Meksika’nın ünlü turizm cenneti Acapulco’dan geliyor.

 

2017 turizmi ile ilgili öngörünüz nedir?

Üzülerek söyleyim ki, bu soru bana her sene sorulduğu zaman, ifade bulmakta zorlanıyorum. Çünkü, çoğu şeyimiz olduğu gibi, turizmimiz de Anavatan Türkiye’ye bağlı. Türkiye ayakta durduğu müddetçe biz de ayaktayız. Kendi kendimize yeten bir yapı için, Türkiye ile de ilişkilerimizi sıcak tutarak çalışmalıyız.

Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın kapatılması sizce hata mıydı?

Evet, bence çok büyük bir yanlıştı. Hatta, geçmişte yapılan en büyük hatalardan biri KTHY’nin batırılma süreci olduğunu söyleyebilirim. Her ülkenin kendi hava yolları olması gerektiğine inanıyorum. Doğrusu budur.

Yatırımcının yerli ya da yabancı olması sizce önemli mi?

Yatırımcı ister yerli, ister yabancı olsun, idare tarafından saygı duyulup, teşvik edilmesi gerekiyor. Çünkü, hiçbir yatırımcı bu topraklarda yapmış olduğu yatırımı cebine koyup götüremez. Ancak, yapılan, yapılmakta olan ve yapılacak olan turistik tesislerin, ülke koşullarına uygunluğu, altyapısı ve planlaması çok sıkı kontrol edilmelidir.

Yeni yatırım hayallari var mı?

Acapulco kurulduğundan beri, bu bölgede yaklaşık kırk yıldır inşaat hiç durmadı. Ben hayatta olduğum sürece de, devam edecek. Yatırım yapmak bir hastalıktır. Kongre turizmi, luna park, yeni beach bar alanı, spor alanları, yüzme havuzları yanında, son olarak da sağlık-spa alanında çok iddialı bir yatırım yaptık. 2016 da yenilenen spa merkezimiz, hem otel hem de ülkede yaşayan herkese hizmet sunacak kapasitededir. Yeni projeler üretmeye devam edeceğiz. Acapulco Bafra projemizi, beş sene içerisinde hayata geçirmeyi planlıyoruz. Geçtiğimiz senelerde, tesisimizin içinde bulunduğu alandaki 39 dönümlük arazinin, kullanım hakkını 1974 senesinden önceki sahibine ödeyerek, emsal teşkil edecek bir kararla hayata geçirip, büyük bir adım attık. Ada ekonomilerinde turizm başta gelir. Turizme dayalı tarımsal üretim yanında, turizme dayalı hafif sanayii yi hedeflemeliyiz. Biz kendi işletmemizde, bunu uyguluyoruz. Bu yönde yatırımlarımız, artarak devam edecek. Kızım İçim, Oğlum Dimağ ve torunlarım en büyük moral kaynaklarım. Hepsini çok seviyorum.

Gelecekte nasıl bir turizm politikasını hedeflemeliyiz?

Bizim toplum için en uygun turizm şekli, ‘’ Paylaşımcı bir turizm ‘’ modelidir. Tarım ve sanayii sektörlerini, turizm ile birleştirmeliyiz. Herşey Dahil modeli benim pek tercih ettiğim bir yapı değildir. Yarım Pansiyon’un, misafir için de otel için de daha uygun olduğunu düşünüyorum. Kıbrıs için de, çok iyi bir modeldir. Çünkü, öisafirin tesis dışına çıkma eğilimi arttığı için, ülkeye de faydası çoğalır. Turizm sektöründe faaliyet gösteren, KITOB, KITSAB, KITREB ve RESBİR gibi kurumlar daha faal ve araştırmacı olmalı. Tarım ve sanayii örgütleri de turizm planlamasında düşünülmeli. Turizm örgütlerinin derslerini iyi çalışıp, devamlı surette, Bakanlığa yönlendirme yapması gerekiyor. Şu anki yapı ile, hep hayal edilen turizm örgütünün sorunlara çare olmayacağını düşünüyorum. Önce kurumsallaşmanın temelleri atılmalı. Çünkü, Bakanlık elindeki yetkileri ve bütçeyi, hazır olmayan bir örgüte devretmez.

Peki, siyaseti ve Kıbrıs sorununu nasıl görüyorsunuz?

Durum İyi değil. Kanaatimce mavcut siyasi durumda, hiçbir siyasi parti erken seçime hazır değil. Halk da hazır değil. Değişen seçim yasasının bu haliyle, ciddi sıkıntı yaşatacağını düşünüyorum. Yeniden elden geçmeli. Olası ilk seçimde, politikacıların sürprizle karşılaşma ihtimali çok yüksek. Kıbrıs meselesinde, barış heyecanı ile yeni sorunlar yaratacak bir antlaşma olacaksa olmasın. Bir daha bizleri savaşa ve sıkıntılara sürüklemeyecek bir çözümü elbette biz de destekleriz. Ancak dikkatli olunmalı. Kıbrıs turizminin ortak pazarlanması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda ben de, arzu ve çaba harcadım. Neticede, müspet sonuç elde edilemedi. Turizm, ülkemizin en önemli çıkış kapısı…

Kaç personeliniz var?

Mevsime göre değişse de, ortalama bin dolaylarında çalışanımız var. Hemen hemen hepsini ismen biliyorum. Güzelyurt’tan yaklaşık 20 senedir her gün otobüs kalkarak çalışanlarımızı işe getiriyor. Gerek Kıbrıs’ta, gerekse Türkiye’deki otellerde eski personellerime çok sık rastlıyorum. Kırk senede, binlerce insana iş imkanı sağladım. Yatıtımlarımız büyüdükçe, çalışan sayımız da büyüyüecek.

Çocukluğunuzun geçtiği eve gittiniz mi?

Evet gittim. Doğduğum ve yaşadığım evi gördüm. O zamanlar bize çok büyük görünen evimizi, yıllar sonra ziyaret ettiğim zaman çok küçük buldum.

Cep telefonunuz var mı?

Hayır. Kullanmıyorum. Hiç cep, telefonum olmadı.

Topluma nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Değerini bilemediğimiz, doğasıyla, insanıyla çok güzel bir ülkede yaşıyoruz. Bu ülkenin değerini bilelim. Birbirimizi sevelim, koruyalım. Her an çözüm olacakmış gibi, ekonomimizi ve rekabet gücümüzü hazırlayalım. Daha akılcı, yönetelim, yönetilelim. Ülkemizin geleceği turizmdir.

 



TAGS: Ünal Çağıner
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems