HABER KIBRIS

ELAM haklı çıkardı

20/02/2017


ads

Mete Tümerkan


 

Mont Pelerin’de Güvenlik ve Garantiler konusunda teknik komite toplantısı yapılıyordu.

Taraflar meseleye bakış açılarını ve konunun nasıl ele alınması gerektiği konusunu tartışıyordu.

Rum-Yunan tarafı garantilerin çağ dışı kaldığı görüşünü tekrarlayıp duruyordu.

Onlara göre garantiler tümden kaldırılmalı idi.

Bu nedenle de tartışma iç güvenlikle başlamalıydı.

Türkiye, Kıbrıs Türk tarafı ve Birleşik Krallık Rum-Yunan tarafının yaklaşımından farklı bir noktada idiler.

Onlar tartışmanın önce mevcut Güvenlik ve Garanti anlaşmalarının ele alınarak başlamasından yana idiler.

Ondan sonra da mevcut modifiye edilecekse eğer, bunun nasıl olması gerektiğinin konuşulmasını istiyorlardı.

Daha sonra iç güvenlik filan…

Sonuçta Mont Pelerin’de yapılan teknik bir toplantı idi.

Taraflar düşüncelerini not ettirdiler.

Konunun siyasi düzeyde tartışılabileceği bir zemini hazırlayıp toplantıyı tamamladılar.

Ve topu böylece siyasilere bırakmış oldular.

Mont Pelerin’deki toplantıda ilginç ve çarpıcı bir tartışma da yaşanmıştı.

Kıbrıs Türk tarafı Güvenlik ve Garanti konusunda Kıbrıs Türk tarafının hassasiyetlerini anlatırken şöyle bir örnek verilmiş ve şu sorular sorulmuş:

Federal Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı altında Kıbrıs Rum parça devletinde günün birinde ELAM gibi marjinal bir siyasi parti iktidarı ele geçirir ve mevcut düzeni bozacak, tartışma, gerilim ve kavgalara neden olabilecek adımlar atmaya başlarsa ne olur?

Böyle bir durumda mevcut anayasal düzenin devamı nasıl sağlanabilir?

ELAM gibi bir anlayışın yaratabileceği gerginlik ve kavgaların önü nasıl alınabilir?

Devamında Kıbrıs’ta 2003’ten bu yana Güney Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklere dönük saldırılar ve bunları yapanların hiçbir şekilde cezalandırılmaması da konuşuldu.

Gelinen aşamda ELAM Güney Kıbrıs’ta etkin konumda değil.

Ama son yaptıkları ile ortalığı darmadağın etti.

Kıbrıs Türk Müzakere heyetinin verdiği örneği haklı çıkardı.

Kuyuya öyle bir taş attı ki, şimdi kimse çıkaramıyor.

Müzakere sürecini çöküşe sürüklüyor.

Kıbrıs Konferansı’nın toplanmasının dahi başarıldığı müzakere sürecini…

Artık ‘Bu iş biter, ortaya bir çözüm mutlaka bir şekilde çıkar’ denilen süreci…

Ve kimse bir şey yapamıyor.

ELAM, 1950 yılında Kıbrıs’ı sonrasında felakete sürükleyen, binlerce insanın ölümüne neden olan ENOSİS’i hortlatarak bunu yaptı.

Çözüm istediğini söyleyen Rum Lider Nikos Anastasiades bedel ödemeyi göze alarak ELAM’ın karşısına dikilemedi.

DİSİ, ELAM’ın yaptıklarını sessizce izlemeyi ve onay vermeyi tercih etti.

AKEL dışında ELAM’ın öncülük ettiği ENOSİS operasyonuna kimse ses çıkaramadı.

Tüm bu yaşananlar Kıbrıs Türk müzakere heyetini haklı çıkaran gelişmeler oldu.

Bugün iki vekile sahip ELAM karşısında çaresiz kalanlar ve onun ardından sürüklenenler, yarın güçlü bir ELAM’ın önünde hiç duramaz.

Garantiler bunun için Kıbrıs Türkü için önemli.

Garanti konusundaki ısrarın nedeni bu.

Bugün bir deli kuyuya taş attı, bakın neler oldu!

Garantinin olmayacağı bir ortamda yarın bu delilerin sayısı artarsa ve attıkları taşlar çoğalırsa ne olabileceğini düşünmek bile istemiyorum.

ELAM yaptığı ile bunu bir kez daha gösterdi.

Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi olmadan çözümün olamayacağını…

Kıbrıslı Türklerin garantilerin devamı konusundaki ısrarının haklılığını...

 



TAGS: mete tümerkan
MANŞETLER

HK Mete Tümerkan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems