HABER KIBRIS

7 Ocak bir fırsat(tı)!

24/12/2017


ads
ads

Cenk Uzunoğlu


Biz kendi dertlerimizle meşgulken dünya artacak olan nüfusuyla, sınırlı kaynakları paylaşma mücadelesi dönemine girdi.

Kırsal alanda tarım ile uğraşanların sayısının azalması ve şehirlere göç bunun görünen yüzü.

Afrika ve Asya da gelir seviyesinin artmasıyla kişilerin almak isteyecekleri kalori miktarındaki artış dünyamızı bekleyen en büyük problemlerden biri olacağı öngörülüyor.

Bugüne kadar öncelikli olarak paylaşılması gereken görünürdeki kaynak enerjiydi.

Enerjiye, su, ekilebilecek arazi, gıda üretimi ve bölgesel lojistik merkezi olma mücadelesi de eklendi.

Artan nüfus ve temiz enerjiye olan hassasiyet de enerjiye olan talebi farklı boyutlarıyla gündeme getirecek.

Rüzgâr ve güneş enerjisindeki teknolojik ve verimliliği artıracak gelişmeler alternatif enerji kaynaklarını daha da ön plana çıkaracaktır.

Bu unsurların tümünün de bizim olduğumuz topraklarda nüfusumuza göre fazlasıyla olma ihtimali yüksek.

Dünyadaki bu mega trendi bir bütün olarak değerlendirirseniz Kıbrıs adasında yaşayanlar için de fırsatlar barındırıyor.

Su, gıda, enerji (alternatif enerji dahil), Avrupa’nın yaşlanan nüfusuna hizmet verebilecek uzun süreli konaklama ve sağlık hizmetleri adada Rumlarla aramızda olumsuzluklarla inşa edilip sıvanmış husumete dayalı tarih duvarını yıkabilecek derecede güçlü bir unsur olma potansiyeline sahiptir.

Dünyadaki bu demografik eğilim ışığında Kıbrıs adasının stratejik önemini salt askeri açıdan değil farklı bir şekilde de bakarak tanımlamak mümkün olacaktır.

Enerji kaynağı, suyu olan ve iklimi itibariyle tarıma ile alternatif enerji kaynağı yaratmaya elverişli bir adada yaşıyoruz.

Kıbrıs adasını ‘’ Akdeniz’in uçak gemisi’’ olması dışında, bir önceki cümledeki özellikleri ile de tanımlamak pekâlâ mümkün olabilir.

Demografik eğilimlerin doğuracağı ihtiyaçların oluşturacağı pazarlara da yakın noktalardan birindeyiz.

Ortadoğu’ya ve Kuzey Afrika’ya bu kadar yakın olup bu topraklara yüzyıllardır hakim olan din, mezhep ve ırka dayalı kanlı mücadelenin de dışında olmamız bize belli konularda bölgesel üretim, paketleme ve lojistik merkezi olma fırsatını da verebilir.

Lojistik olarak adanın konumuna göre güneydoğusunda ve güneybatısında su ve gıda, kuzeybatımızda da enerji piyasalarında oluşacak talebe yakın güvenli bir liman olabiliriz.

Kıbrıs sorununun çözümünü, çeşitlenen kaynak ihtiyacı üçgeninde, su ve gıdaya doğru değişen denge öyle ya da böyle ciddi şekilde etkileyecektir.

***

Tüm bunların bir farkına varabilsek, bizi bekleyen gelecek o kadar parlak ve farklı ki…

Ama yok olmuyor.

Adanın her iki kesiminde de ayni anda seçime gidiyoruz ama dünyadaki demografik eğilimlerin bize sunduğu fırsatlar ile ilgili en ufak bir proje ve söylem yok.

Toplum olarak dünya platformunda yalnız olmamız politikacılarımızın dünyada ne olup bittiğine bir bütün olarak bakıp düşünme hakkını ve fırsatları ortaya çıkartma ve öneri sunma sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.

Bunu yapabiliriz. Buna bir engel yok.

Yazılı olmayan bu sorumluluk politikacı olmaya soyunanlarındır.

Değişim ve ilerici olduğu iddiası içinde olanlar bile ilerisi için yorum yaparken bir noktadan sonra nefesleri tükendikleri için geçmişe bakıyor.

İleriye bakıp eli ayağı yere basan altını da doldurabileceği bir vizyon ortaya koyan parti lideri var mı?

‘’İtalyan savcı’’ misali yolsuzlukla mücadele vaadinin ötesine geçip dünyadaki eğilimlerle bizim sahip olduklarımızı ilişkilendirip sürükleyici, inandırıcı plan ortaya koyabilen var mı?

Havada uçan tüy misali varlığı olup ağırlığı olmayan ve en ufak bir esintiyle belirsiz bir yöne hareket ediyoruz. Kuzeydeki siyasetin bütününü ben böyle tanımlıyorum.

Dünyadan iddia edildiği inandırılmak istendiğimiz gibi kopuk değiliz.

Dünyayla birlikteyiz ama yalnız hissediyoruz.

Ev ödevini devamlı sebep gösterip yapmayan az gelirli ailenin tembel çocuğu gibiyiz. Her fırsatta gerekçemiz hazır arabesk yapıp duruyoruz.

Bunun sorumlusu da biziz.

Farkında mıyız ya da umurumuzda mıdır bilmem ama seçimlerin ve Kıbrıs sorununun ötesinde dünyanın geleceği sınır tanımayacak gelişmelere gebe.

Ve bu gelişmeler sıraladığım üzere bize fırsatlar sunuyor.

Bunun için hayal etmek ve ‘’hayal ortakları’’ aramak lazım.

O da bu adada ne bizim tarafta ne de Rum tarafında şimdilik yok.

***

Burada küçük bir parantez açıp ‘’hayal etmek’’ ve ‘’hayal ortakları aramak’’ cümlesinin içerisine Rumları da dahil ediyorum.

Adanın tam potansiyelinden yalnızca bizi cezalandırmaya odaklanarak Rumlar da mahrum kalıyorlar.

Kapa parantez.

***

Siyasi başarı demokrasinin kısa vadeli baskılarına ve çıkar kavgalarına yenik düşenlerin değil, demografik eğilimlerin belirleyeceği fırsatları önceden görüp politika belirleyenlerin olacaktır.

Bu er ya da geç bizim adamızda da olacaktır. Ben buna inanıyorum, inanmak istiyorum.

7 Ocak seçimi bunun piknik ateşinin yakılması için bir fırsattı.

Ümit de vadediyordu ama ortaya çıkan görüntü ve söylemler ile bu fırsat heba edilecek gibi duruyor.

Ümit en son ölür diye en son sözü söyleyecek seçmenden önüne seçenek olarak sunulan aday ve söylemlere bakıp sandıktan mucize çıkarmasını beklemekten başka çare yok.

Yoksa yazık olacak.

Bundan sonra değişim için yola çıkacakların işi inandırıcı olabilmek adına çok daha zor olacağı için yazık olacak.



TAGS: 7 Ocak bir fırsat(tı)!, cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems