HABER KIBRIS

Ecevit’in fotoğrafının indiği gün

24/12/2016


ads

Başaran Düzgün


Rahmetli Bülent Ecevit, 20 Temmuz 1974 sabahı yaptığı o tarihi konuşmada “biz sadece Kıbrıslı Türklerin değil Kıbrıslı Rumları da kurtarmaya gidiyoruz” demişti.

Demişti de, iki binli yıllar başlayınca yani aradan 26 yıl geçince Kıbrıs’a hem Kıbrıslı Türklerin hem de Kıbrıslı Rumların cam ve mal güvenliğini kurtarmak için geldiğini unutup/vazgeçip “adada tek bir Kıbrıslı Türk kalmasa bile orası Türkiye için önemlidir” demeye başlamıştı.

Bunu da ortaya çıkan çözüm ihtimalini sabote etmek için söylüyordu.

O dönem Ankara’ya hakim olan askerlerin ve askerin vesayeti altında olan sivil bürokrasinin de düşünceleri aynıydı.

Yani Kıbrıs Türkü önemli değildi artık önemli olan adanın stratejik durumu idi.

Bunun için Kıbrıslı Türklerden vazgeçilebilirdi.

Askerin değil ama Ecevit’in bunu söylemesi Kıbrıs Türkünde travma etkisi yaratmıştı.

Çünkü O, Kıbrıs Türkünün “Karaoğlanı” idi.

Canımızı, malımızı ve vatanımızı kurtarmak için gözünü kırpmadan gelmişti.

Kıbrıslı Türklerin yapısına uygun olarak Sosyal Demokrat’tı, hümanistti, şairdi ve her defasında “Kıbrıslı Türkler bizden ileridir, onları korumak gerekir” deyip dururdu.

Yani gönlünde ve aklında Kıbrıslı Türk sevgisi vardı.

Ecevit Kıbrıs’a ilk olarak 1975 yılının Şubat ayında gelmişti.

O zaman uçak seferleri henüz başlamamıştı ve Mersin’den feribota binip Mağusa limanına inmişti.

Henüz 11 yaşında çocuk halimle hatırlarım.

On binlerce Kıbrıs Türkü “Karaoğlanı’nı” bağrına basmak için Mağusa limanına koşmuştu.

Feribottan arabayla inen Ecevit’i omuzlarına almışlardı.

Ecevit arabanın içindeydi ve olduğu gibi arabayı omuzlarına yüklenmişlerdi, büyük bir coşku ile.

O coşkulu kalabalığın arasında rahmeti dayım Derviş, rahmetli dayım İbrahim ve rahmetli babam Hasan da vardı.

Sanırım o günlerde bizim evin oturma salonuna Ecevit’in büyük boy bir fotoğrafı asılacaktı.

Etrafında da annem, babam ve kardeşlerimin küçük portre fotoğrafları.

Bunun anlamı şuydu;

Ecevit bizim ailenin en önemli ferdidir.

Öyle ki aile bireylerinden daha büyük fotoğrafı oturma salonumuza layıktır…

O fotoğraf, tam 26 yıl, evimizin baş köşesinde asılı kaldı.

***

“Adada tek bir Kıbrıslı Türk kalmasa bile….” şeklinde başlayan cümle Kıbrıslı Türklerde büyük bir travma yarattı.

Kıbrıslı Türkler için kendi çocuklarının canını ve kanını veren Karaoğlan, bir anda Kıbrıs’ın toprağı için geldiğini söylüyordu.

Önemli olan “stratejik” topraktı, Kıbrıs Türkü değil.

Kıbrıs Türkü Kıbrıs’ta kalmasa da yani yok olsa da olurdu ama “stratejik” topraklar asla terk edilemezdi.

Ecevit, fetihçi zihniyetle örtüşmüş ve Kıbrıs’ta aslında toprağa ilgi duyan işgalci pozisyonuna düşmüştü.

Rahmetli babam bu denli üst perdeden bir siyasi analiz yapmayacaktı.

Bir gün herkesten habersiz oturma odamızın baş köşesindeki Ecevit fotoğrafını indirecekti.

“Ne oldu” diye soranlara da “bizim için geldiğini sanmıştım ama taşı –toprağı bizden daha fazla seviyormuş” diyecekti.

İşte, Kıbrıs Türkünün kırılma noktası o gündü.

Babamın Ecevit’in fotoğrafını indirdiği gün.

***

Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş (ki kendisi fetihçi mantalitenin mirasçıdır) MHP’den atılan faşist milletvekilleri Ümit Özdağ ve diğerlerini kabul etti dün.

Bu kabulde şöyle bir laf geveledi;

“Garanti anlaşması sadece benim güvenliğimi korumuyor. Aynı zamanda Türkiye’nin Akdeniz’deki hakkını, Türkiye’nin güney sahillerin güvenliğini de garanti ediyor. Dolayısıyla adadan geri adım attığı anda Akdeniz’de Türkiye’nin sözü Allah’a havale.”

Ecevit’i Kıbrıs Türkünün kalbinde tarihe gömen mantalite yine hortlatılmaya çalışılıyor.

Serdar Denktaş üç tane faşisti görünce coştu ve Ecevit ile babasından kalma herşeyi kaynatıp piyasaya sürmeye çalıştı.

Ama bilmediği bir şey vardır;

Kıbrıs Türkü artık bu herşeyi yemez.

Kıbrıs Türkü “Karaoğlanı” Ecevit’i kalbinden söküp attı, gerisi laf-ı güzaftır… 



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems