HABER KIBRIS

Cahil cesareti otoritenin önünde

08/09/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


FETÖ konusunda, KKTC’de bir soruşturma yapılması bekleniyor.

Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti de acil bir şekilde sürecin ilerletilmesini istiyor.

Ancak…

Ortada bir otorite yok.

Hükümet ne yapıyor bilmiyoruz…

Polis ne yapıyor bilmiyoruz…

Susuyor…

Polis Genel Müdürü Süleyman Manavoğlu susuyor.

Sadece “istife edecek” diyenlere, “istifa etmeyeceğim, yalan” açıklaması ile cevap veriyor.

FETÖ suçlaması içerisinde, PGM mensuplar9ı birbirini yiyor…

“Tıs” yok…

“Haksız yere birbirini suçlayanlar içerisinde disiplin soruşturması açacağım” demiyor…

“Polis teşkilatı dimdik ayaktadır. Görev ve sorumluluk alanları içerisinde zafiyet söz konusu değildir. FETÖ ile ilgili kendi iç prosedürümüzü uyguluyoruz” demiyor.

Diyemiyor.

Söz konusu “koltuğuna yönelik eleştiriler” olunca, “ben görevdeyim” diyor.

Anlamıyorum.

Anlamakta zorlanıyorum.

Pısırık olmak zorunda mı Polis Genel Müdürü…

Polis Genel Müdürü, kendisine atılan iftiralar, teşkilatına atılan çamurlar karşısında “kontrolü sağlamaktan” aciz…

Elini masaya vurmuyor…

Ben gazeteci halimle, “Yapmayın bu teşkilata yazık. GHalkın güveneceği kurum kalmıyor, durun iftiralara son verin, bırakın soruşturma tamamlansın. Dedikodu mekanizması ile PGM’yi yerle bir etmeyin” diyorum…

Diyebiliyorum.

Diyebilecek cesareti gösteriyorum.

Polis Genel Müdürü, sadece “koltuğumdayım” demekle yetiniyor.

Başbakan, hepten suskun.

Devletin bu konuda ne yaptığını bilmiyoruz

Vay da veran glsın koltuklarınız…

Piyasa “çakallara” kaldı…

Resmen milleti, “Sen FETÖ’cüymüşsün” diye huzursuz etmekten başka bir şey yok.

İftiralar…

Karalamalar havada uçuşuyor…

Herkes suskun…

Kurumlar yıpranıyor…

Herkes suskun…

Hakaretin biri bin para…

Herkes suskun…

Tek açıklama:

“Koltuğumdayım…”

Eyi…

Otur da kalın…

Emekli olunca da, “silik bir eski” olarak evinize dönün…


İstifa etsene kardeşim…

Din İşleri Başkanı Talip Atalay neyi bekliyor, anlamadım…

Bunca eleştiri…

Bunca yanılgı…

Bunca yanlış iş…

Görevden alma yazısı dahi yazıldı…

Tınmıyor arkadaş…

İnsan biraz gerilir…

Gerilmiyor arkadaş…

Usanır…

Usanmıyor arkadaş…

Utanır…

Utanmıyor arkadaş…

“Basar istifayı” onuruyla gider…

Gitmiyor arkadaş…


 

Dürüst davranmadı…

“Devlet geleneği almış atama” diyor Kemal Dürüst…

Ne için?

Sayıştay başkanının “emekli olan kardeşinin” yerine…Sayıştay başkanının kendi eşinin atanması için gösterdiği çabayı…

Sayın Kemal Dürüst’ün bilinçaltı, yaptığı açıklamada günyüzüne çıkıyor.

“Biz istediğimizi atarız, sen de onaylarsın” diye ayar çekiyor Cumhurbaşkanlığına…

Ben de dahil, herkes biliyor ki, Kemal Dürüst özel kalem müdürü olarak Sayıştay başkanının kardeşini istemedi…

Eşini de istemedi.

Bunu Başbakan Hüseyin Özgürgün dayattı.

Dürüst’ün yaptığı bu açıklamayı da aslında Dürüst yapmadı…

Çünkü konunun tarafı değil.

Zorla altına imza attığı bir “üçlü kararnameyi” savunmak zorunda kaldı.

Bu atamanın olmamasına en çok sevinenlerden birisi de Kemal Dürüst…

Zira bu atamayı hiç istemedi.

Aha bir iddia daha size…

Açıklama da “başbakanlıktan” geldi, Kemal Dürüst açıkladı.

Bu nedenle diyorum ki “Kemal Dürüst, dürüst davranmadı…”

“Parti içi dengeler” nedeniyle onaylamadığı bir atama girişimine ses çıkaramayan kemal Dürüst her aşamada sustu…

Ben 10 defa yazdım, “istemiyor bu atamayı” diye…

Bir defa bile beni yalanlamadı…

Dolayısı ile, dün yaptığı açıklama da “yok hükmündedir” benim nazarımda…

Çünkü açıklamanın sahibi Kemal Dürüst değildir.

Çünkü Dürüst, Ayşen Korahan’ın “atanmaması” için her şeyi yapmıştır.

Bu olayı baştan beri tasvip etmeyen bir gazetenin yazı işleri müdürü olarak…

Sayın Dürüst’ü de eleştirmezsem, kendime yazık ederim…

Halen daha olay “hakkıydı değildi” üzerinden devam ediyor…

Devletin her kuruşunu korumakla görevli bir kurumun başındaki Osman Korahan’ın “Yasal hakkım da hakkım” tavrı sorgulanmıyor.

Korahan’ın açıklamalarına hiç girmeyeceğim.

Zira, halen o noktada olmasını hayretle izlemekteyim…

Ben de böyle düşünüyorum, ne yapayım?


 

Ne Mors Ltd.’miş arkadaş…

Kıb- Tek ile hangi mkonu gündeme gelse, “Mors Ltd’i” tartışıyoruz…

Ama her dönem…

İktidar değişiyor, Mors Ltd’in Kıb- Tek ile ilgisi değişmiyor.

Bir firma her ihalede mi tartışılır?

İhale alsa tartışılıyor…

Başkası ihale alsa, arkasından şikayetçi olarak Mors Ltd.  çıkıyor.

Resmen şirketin varlık nedeni, bizim ödediğim elektrik ücretleri…

“Özelleştirmeye karşıyız” diyen sendikacı arkadaşlara da bir çift lafım var.

Bir çok özel şirketin geçim kaynağı olmuş Kıb- Tek…

Özel şirketler “kendilerine özelleştirmişler” kurumu…

Sizden fazla söz sahibiler…

Her ihalede bir söylenti…

Maliyetini de biz ödüyoruz…

Mors Ltd…

Ya ihale alıyor, ya alanla kavga ediyor…

Yıllardır bir “Mors efsanesi” Kıb- Tek etrafında dolanıp duruyor…

Her ihalede…

Her…



TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems