HABER KIBRIS

Adım adım çözüme

14/12/2016


ads

Başaran Düzgün


Türkçe’de bir atasözü vardır: “Gidilecek köyün minareleri göründü…”

Yunanca’da da benzer bir atasözü var mıdır bilmem ama eminin köyün en yüksek binası olan kilisenin çanları göründüğünde Rumlar da hangi köye gittiklerini biliyorlardır.

Önce bir kulis bilgisi verelim.

Mont Pelerin başarısızlığından sonra iki lider oturup Cenevre zirvesini planladılar ya.

Hani zirveye Erdoğan’nın da katılacağı açıklandı ve Anastasiades panik halinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere ve Amerika’yı da zirveye dahil etmek istiyor, işte o anlaşmada iki lider zirve öncesi Kıbrıs’ta görüşme ve hazırlık yapmaları kararlaştırılmıştı.

İlk görüşme de dün akşam gerçekleştirildi.

Aslında bu görüşmenin enteresan bir perde gerisi yani kulis bilgisi vardır.

Anastasiades Akıncı’yı geçen hafta içinde aramış. Pazar günü sabah 10’da (onların saatine göre) bir araya gelmeyi teklif etmiş.

Akıncı bu teklifi kabul etmemiş. En uygun tarihin Salı akşamı (dün akşam) olabileceğini söylemiş.

Kaynaklarım, Anastasiades’in bu duruma çok şaşırdığını ve anlam veremediğini söylüyor.

Şaşırması da kendi açısından olağandır.

Normalde topyekün bir zirveye gitme hedefine ulaşan Akıncı’nın Anastasiades’le bir araya gelmede ondan daha istekli olacağı beklenebilirdi.

Fakat kazın ayağı öyle değil.

Anastasiades, ikinci Mont Pelerin zirvesinde masayı dağıtarak ve sonra da Kıbrıs’a dönünce uzlaşarak bir üstünlük elde ettiğini zannediyor.

Bu durumu da iç cephesinde tepe tepe kullanıyor.

Kullanıyor fakat, Akıncı’yı rencide ettiğinin ya farkında değil veya bilerek yapıyor.

Anastasiades “oyun kurucu” unvanı alma gibi bir üstünlük elde etmeye peşinde.

Sanırım Akıncı’nın Pazar değil Salı buluşalım demesi de bu yüzdendir.

***

Gelelim esas ve esaslı konuya.

Minaresi ya da çanı görünen köye.

Henüz kayda geçip resmileşmedi veya resmi görüşme masasına hiç gelmedi ama iki taraf aslında birçok konuda uzlaşmaya çok yakındırlar.

Üstelik en zor konularda bile.

Örneğin Garantiler.

Türk tarafının açılımından sonra 1960 Garanti ve İttifak Anlaşmasının ortadan kalkacağı kesindir.

Bu anlaşma yolunda ciddi bir tavizdir.

Fakat, Kıbrıslı Türklerin güvenlik ihtiyacını karşılayacak bir formül de şarttır.

Ankara’da hakim olan düşünce “süreli garantörlüktür.”

Ankara bu süreyi 15 yıl olarak düşünmektedir.

Rum tarafı ise 5 yıl.

Orta yerde bir tarihte uzlaşacakları kesindir.

Anastasiades Güzelyurt’un olmayacağı bir haritayı Rum toplumuna anlatamaz, Akıncı da dönüşümlü başkanlığın olmayacağı bir yönetimi Türk toplumuna anlatamaz.

Bu noktada da uzlaşacakları kesindir.

Zaten AKEL “dönüşümlü başkanlığı kabul ediyoruz” diyerek ezeli rakibi Anastasiades’in elini rahatlattı.

Güzelyurt konusunda uzlaşıya varılması gereken 1974 sonrası Güzelyurt’a yapılan yatırımların ne olacağıdır.

Evlerin, iş yerlerinin, açılan yeni bahçelerin, üniversitelerin ve benzerlerinin.

İade edilecek topraklara dönecek Rumların sayısı arasındaki fark 10 bini geçmez.

Yani Türk tarafının kabul ettiği sayı ile Anastasiades’in talep ettiği sayı arasındaki fark 10 bin bile değil.

Bu sayı için de koskoca bir anlaşmanın heba edilmesi düşünülemez bile.

Zaten Güzelyurt konusundaki uzlaşma ve iade edilecek topraklara dönecek Rumların sayısındaki uzlaşma haritayı ortaya çıkaracak.

***

Tüm bu veriler ışığında gideceğimiz köyün minaresinin veya çan kulesinin göründüğünü düşünüyorum.

Anlayacağınız adım adım bir anlaşmaya doğru gidiyoruz… 



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems