HABER KIBRIS

Akdeniz ölümleri

09/11/2016


ads

Bülent Dizdarlı


Haluk Levent’in “Akdeniz Akşamları” diye bir şarkısı vardır. Bu parça çoğumuzun dimağına iyice yerleşmiş adeta klasikleşmiştir. Ne var ki son yıllarda Akdeniz üzerinde yaşanan toplu ölümleri de en az o güzel şarkı kadar kanıksar olduk. Bu ölümleri o kadar olağan saymaya başladık ki artık duyduğumuzda tepki vermez olduk.

Her dönem giderek artan ölü sayısı gazete sayfalarından, internet sitelerinden o kadar çok ve sık bize ulaşıyor ki, insan beyni bunu kanıksamaktan başka çare bulamıyor. Zira bu mekanizma çalışmasa çıldırmak isyan etmek delice bir şeyler yapmadan durmak mümkün değil. BBC kaynaklarına göre Akdeniz’de 2014 yılında 3279, 2015 yılında 3777 mülteci hayatını kayıp ederken, içinde bulunduğumuz yıl içinde bu sayı şimdiden 4220yi aşmıştır. Görüldüğü gibi yıllar ilerledikçe sorun bir kartopu gibi giderek büyümektedir. Buna karşın medeni dünya! olayı çözmekten kendini soyutlamaktadır. Bırakın doğru önlem almayı, alınan yanlış tedbirlerle ölüm sayısının artışına çanak tutmaktadır.

Bu insanların ülkelerindeki huzuru bozarak oraları terk etme sebebi olan Avrupa ve Amerika, geçen yıl sonunda Türkiye ile “Göçmen Anlaşması” yapmıştır. İşte bu anlaşmanın mülteci göç güzergâhının Türkiye –Yunanistan hattından, Libya – İtalya rotasına kaymasının başlıca sebebi olduğu konusunda ciddi bulgular da vardır. Ve bu bulgular Türkiye Cumhuriyeti’nin mülteci politikalarına duyulan insanlık indindeki sempatiyi de yok etmektedir.

ataturk

Ülkemizin seçkin yayımlarından biri olan “Khora Kitap Kafe Yayınları” tarafından basılan “ Lale- Uzak Çocuklar” isimli romanımın sonlarına doğru yaptığım Akdeniz betimlemesinde “Siz bu satırları okurken dahi, umuda yolculuk yapan insanları beşer onar hatta yüzer kişilik gruplar hâlinde yutuyor” demişim. Keşke kalemimden dökülen kader olmasaydı. Keşke bu Akdeniz Ölümleri hiç yaşanmasaydı. Ama ne yazık ki durum gerçekten de bu…

Geçen hafta yine Libya açıklarında iki gemi battı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Sözcüsü Carlotta Sami tarafından yapılan açıklamada gemilerin birinde 29 kişinin kurtulduğunu, 120 kişinin ise denizde kaybolduğunu belirtti. İkinci gemide ise sadece iki kişi kurtulabildi. Bu gemidekilerden 120’sinin hayatını kaybettiği sanılıyor. Carlotta Sami, ayrıca yaptığı açıklamada gemilerde ağırlıklı olarak Batı Afrika ülkelerinden mültecilerin bulunduğunu bildirdi.

Akdeniz Akşamlarının o romantik melodisi, Akdeniz Ölümlerinin ağıtı gibi geliyor insanın kulağına. Ve insanoğlunun vurdumduymazlığı onu çaresizliğe mahkum ediyor.

Bazen düşünüyorum da, günümüzde dünya üzerinde hüküm süren siyasiler, kendilerini “tarihe iyi anılan liderler olarak kaydedilebilecekleri ihtimalinin var olduğunu kafalarından geçiriyorlarlar mı ?”diye… Dünya’yı bir trajedi sahnesine dönüştüren bu güçlü insanlar, insanlığın günü geldiğinde, sırf bu “Akdeniz Ölümleri” yüzünden onları tarihe mahkum edecektir mutlaka.

Bilmiyorum ama insan olarak ben bu dönemde yaşadığıma utanıyorum… O uzaktaki çocuklar için hüzünleniyor ve endişeleniyorum. Yazılarımda kitaplarımda bu konuyu mümkün olduğu kadar çok işleyip kendimce bir duyarlılık yaratmaya, hatta devir insanlığını tarih önünde mahkum etmeye çabalıyorum. Bu beni rahatlatıyor mu?

Hayır…

Akdeniz huzur bulana kadar hiç huzurlu olmayacağım. Olmamalıyız.

multeci

BANA GÖRE GEÇEN HAFTANIN ÖNEMLİ OLAYLARI

Mont Peler zirvesinin başlaması

Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkanını seçmesi

TC’de HDP vekillerinin tutuklanması

Türk ve Rum polislerin, Pile’de Birleşmiş Milletler gözleminde ortak operasyon gerçekleştirmesi.

Dövizde ki hareketlilik

ANLAYAMADIKLARIM

Yarın Atatürk’ün ölüm yıl dönümü. Ben hâlâ yüzyılın dehası olan bu büyük adamın, kurduğu Cumhuriyette hâlen bu kadar tartışılır olmasını ne anlayabiliyorum ne de kabullenebiliyorum. 



TAGS: bülent dizdarlı
MANŞETLER

HK Bülent Dizdarlı

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems