HABER KIBRIS

Anastasiades’in niyeti çözüm değildi

23/08/2017


ads

Mete Tümerkan


 

Kıbrıs konusundaki en büyük çözüm fırsatı olan Crans Montana’daki Kıbrıs Konferansı’nda yakalanan fırsatın neden kaçırıldığına herkes kafa yormalı.

Yormalı ve ortaya çıkan durumu doğru değerlendirmeli.

Rum Lider Nikos Anastasiades’in Crans Montana’da olsun, ondan önce Cenevre ya da Mont Pelerin’de olsun niyeti anlaşmak değildi.

Anastasiades’in önceliği Güney Kıbrıs’ta gelecek yıl yapılacak olan seçimlere bir kahraman olarak girebilmekti.

Kahraman olabilmesinin şartlarını ise kendince şöyle belirlemişti:

1- Garanti ve İttifak anlaşmalarından kurtulmak- sıfır müdahale hakkı ile sıfır asker durumunu yaratmak.

2- Kıbrıslı Türklere kağıt üzerinde kalıcı olacak hiçbir hak vermemek. Hak verirmiş algısını ortaya çıkaracak adımlar atmak ama aslında bunları çözüm sonrasında kolayca ortadan kaldırmak. Tıpkı, buz üzerine yazılan yazı gibi yok etmek.

3- Kesinlikle Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir Rum Cumhuriyeti’ne dönüştürülmüş olan yapısını anlaşmadan sonra da koruyabileceği bir sonuç ile müzakere masasından kalkmak.

İşte Rum Lider Nikos Anastasiades görüşmelerde bütün stratejisini bu hedeflerini hayata geçirmek üzerine kurdu.

Bunun için çalıştı.

Bu nedenle de Crans Montana’da ortaya çıkacak paket anlaşma için  BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ortaya koyduğu çerçeveye uygun öneriler sunmadı.

Anastasiades’in niyeti Crans Montana’da son gün ve gece yaşananlarla çok net bir şekilde ortaya çıktı.

Rum Lider önce Türkiye’nin müdahale hakkından kurtulmak için sıfır müdahale hakkı tezini öne çıkardı. Ardından da sıfır asker diye ayak sürdü.

Burada amacı Kıbrıs Türkü ile Türkiye arasında var olan siyasi ve askeri bağları tamamıyla kesmek ve Kıbrıslı Türkleri Türkiye’nin güvencesinden mahrum bırakacak bir sonucu yaratmaktı.

Bu taleplerle Kıbrıs Konferansı’nın başarısızlıkla sonuçlanmasında baş rolü oynayan Nikos Anastasiades,, Kıbrıslı Türklerin en hassas olduğu siyasi eştilik ve karar mekanizmalarına etkin katılım ile dönüşümlü başkanlık konularında elini hiç açmadı.

Israrla ve inatla bu konularda adım atarak sürecin ileriye gidebileceği bir zemin yaratmamak için her şeyi yaptı.

Mülkiyet rejimi ile ilgili olarak BM Genel Sekreteri Guterres’in ortaya koyduğu çerçevede yer alan parametreyi kabul etmedi.

Türkiye ve Yunanistan vatandaşlarına eşit muamele konusunda AB’nin ortaya koyduğu yapıcı yaklaşımları elinin tersi ile itti.

Varılacak uzlaşının AB’nin birincil hukuku olması konusunu uyutmayı ve unutturmayı tercih etti.

Kısacası Anastasiades’in hedefi sıfır asker ve sıfır garantiyi cebine koymak, bu arada da Kıbrıs Cumhuriyeti’ni dönüştürüp yeniden iki eşit ortaklı yapıya dönüşmesini engellemekti.

Öyle de yaptı.

Sonuçta müzakere sürecinin çökmesine ve büyük bir belirsizliğin ortaya çıkmasına neden oldu.

Ama bu arada istediğini de başaramadı.

Ava giderken avlandı.

Ve yakalanan çözüm fırsatın kaçmasına neden oldu.



TAGS: mete tümerkan
MANŞETLER

HK Mete Tümerkan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems