HABER KIBRIS

Anastasiadis’in ''B'' planı!

08/11/2017


ads

Eşref Çetinel


Anastasiadis’in “B” planı varmış ama şimdi açıklamasının zamanı değilmiş!                     

Devir “hodri meydan” devri! Açıkladığın anda biz de “C” planını dayarız anlı şakkına. Bakalım kimin planı daha üstündür. A’dan Z’ye kadar meydan!

Ancak Anastasiadis bu “B planını o kadar dramatik bir dille anlatıyor ki sanırsınız sahnede Makbet’i oynuyor! “Kaç uykusuz gece geçirmiş! Çatlamış kafası düşünmekten! “Baba oğul kutsal ruh” adına uyuyamadığı gecelerde geliştirmiş bu B planının düşüncelerini!”               Nitekim diyor ki “uykularım iki saati geçmiyor.” Ve ekliyor: “Özellikle bu ciddi konularla  ne kadar meşgul olduğumu anlıyor musunuz? O zaman oylar bana!”

Hayır! Yukarıdaki o son cümleyi söylemedi! Fakat “uykusuz gecelerinde kafasını patlatırcasına ve büyük fedakârlıkla hazırladığı B planının haberini verirken demek istedi ki “böyle Cumhurbaşkanını bir daha bulamazsınız eğer seçmezseniz beni!”

Breh breh!  Doğrusu son zamanlarda şaşkınlıktan uyanmış olacak, “üst”ü durumundaki Özgürgün’e yavaştan laf sokmaya başlayan DP’li Serdar Denktaş’ın, müzakerelerle federasyon arayışını “maskaralık” olarak nitelemesine bir mim de ben koyuyorum!

       Neden mi? O müzakerelerle federasyon arayışlarında gele gele gelinen  yere bakın! “Alfabenin harfleri” yol haritası haline geldi!   Dolayısıyle  artık tek bir gailemiz var: “Olmaya ki çözüm A’dan Z’ye kadar tüm harflerin planlarını yapmayı gerektirir? Vallahi torunlarımızın da ömrü yetmez “çözümü” görmeyi!


ANKETLER  DÖNEMİ VE FARKLILIKLAR!

Anketler havada uçuyor ama ne kadar isabetli olduklarını  bilemiyoruz. Buna karşın çok “önemli” olduklarına inanıyoruz.  Keşke kamunun “görüş ve düşüncelerinin” sorgulanmasına yönelik bu faaliyetler süreklilik kazansa. O zaman hem yöneticilerle yönetimler hem kurumlarla STÖ’leri kendilerine daha sağlıklı “plan ve programlar” yapabilir en azından, “karanlıklarda el yordamıyla yürümek” yerine bu tip yoklamalarla önlerine serilen  yol haritaları olur..

Fakat  seçim sonuçlarıyla ilgili son iki anket belki siyasi partilerin sıralamalarında çok aykırılıklar göstermedi   ama “siyasi partilerin alacakları oyların yüzdeleri”  birbirinden o kadar “uzaktı” ki insan, “yoksa hükmü karakuşi” mi bu anketler” şüphesine düşerdi.       Hele bir tanesi öylesi oranlar yayımladı ki bazı partilere  “yeme de yanında yat” dedirtirken,  bazılarına da “ört ki ölem” dedirtti!

       Anketlerden bir yenisi de dün,  Havadis  gazetesinin Ekim ayında   “Target Araştırma Şirketi”ne yaptırdığı  tamamen siyaset dışı sosyoekonomik anketti. Bu yüz yüze yapılan ankette soru tekti: “Sizce şu anda en önemli sorun nedir?”

Ve hiç şüphesiz dosdoğru bir tespitle yüzde 17.2 ile tabi ki “trafik” dendi! Dendi de “neden yüzde 17. 2 oranıyla ve neden “çevre pisliği yüzde 5.4” ve neden “çarpık yapılaşma” (imar adıyla) sadece yüzde 1.3?                    Ekonomi  ise 14.8 ve insanı düşündürüyor. Neden bu kadar düşük? İlkokullara kadar düşmüş uyuşturucu sorulmuş mesela. Yüzde 6.5 çıkmış! Kadına şiddeti en büyük sorun gören kesimlerin oranı yüzde 0.5

Kısaca en önemli sorun yüzde 17.2 ile “trafik” olarak belirginleşirken görüyoruz ki “gençler  ve yaşlılar” arası “görüş ve tespitlerle değerlendirme farklılıkları”  arasında büyük aralıklar var

Belki yanlış teşhis edeceğim ama sonuçlara baktığımda bu toplumda sadece siyasi konularda değil, “sosyoekonomik sorunları” algılamada da darmadağınıklık var..

       Oysa biz Köşemizde yazarken neyi gözetiyoruz? “Halkın günlük sorunlarını!” Görüyorum ki beklentilere cevap veremiyoruz. Anket sonuçları bunu gösteriyor!

           


       KISACA TAKILDIKLARIM. (ŞİMDİ DE GEMİKONAĞI’NI MI KİRLETECEKSİNİZ?)

Kaç zamandır Lefke’nin Gemikonağı’nda yapılmak istenen “Serbest Limanı” aklımın bir köşesinde tutuyordum “köşeme” taşımak için.. Nitekim haberi işittiğim günden beridir karnımdan konuşuyorum ve diyorum ki sanki  “Mağusa’dakini mamur ettiler ki  sayesinde Mağusa’yı mahvettiler, şimdi sıra geldi “gelecekteki turizmin en güzel yörelerinden  biri olmaya aday Gemikonağı’na!

Neden mi? Çünkü adı “serbest” olan Mağusa’dakini bile kurucusu olan Rahmetlik Turgut Özal’dan beridir “serbest liman” yapamayanlar;  şimdi kalkmışlar, aslında basbayağı bir “pislik” haline gelecek sıradan bir liman yapımıyla  Gemikonağı’nın da ağzına yanmayı düşünüyorlar!

Hatırlatalım öyleyse. Mağusa’dakinin pisliği, tozu toprağı, zararları ayyuka çıktığında çok değil bir iki ay önce ne dedilerdi?  Aslında ta başında yapmaları gerekirken bugüne kadar savsakladıkları “serbest limandaki ambar ve diğer araç gereçleri Güvercinlik ovasına taşıyacağız” dedilerdi!  Ne demekti bu? Demek ki pisliğine artık mevcut hükümet de dayanamıyordu! Bir ucunda bir tersane öteki ucunda bir diğeri de cabası!

Peki o söze ne oldu? Tıs yok! Buna karşın Lefke’nin canına okumak için şimdi Gemikonağı’na musallat oldular! Serbest Limanmış! Oturun oturduğunuz yerde zaten memlekette sahil kalmadı bir de siz darbelemeyin serbest liman yapacağız diye! Zaten Lefkeliler izin vermez!

BRAVO BAŞBAKANIMIZA: 43 yıldır ne “Otonom Türk Yönetimi” ne federal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve ne de KKTC’i ilan etmişsek  bir türlü tanıtamadığımız Kuzeydeki devletimizi; yakışıklı Başbakanımızın Türkiye sınırlarını aşıp dalga dalga dünyaya yayılan evlilikleriyle flörtleri ve ayrılıkları sayesinde başladık tanıtmaya.. Şaka maka yapmıyorum karma oylarımdan bir tanesi Başbakanımızın bu “tanıtım kampanyası” nedeniyle  banko Özgürgün’e.



TAGS: eşref çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems