HABER KIBRIS

Anında gelen bir mesajla…

26/12/2016

ads

ads

Ahmet Okan


“Zafer Takı” Paris’in en önemli meydanı olan Charles de Gaulle Meydanı’nın ortasında yer alır.

Görkemli takın hikayesi ta Napolyan’a kadar uzanır.

1800’lü yıllarda Napolyon’un askerleri Austerlitz savaşını kazandıklarında Napolyo’un askerine ,

“Evinize zafer takının altından geçerek döneceksiniz.” dediği söylenir.

Tarihi takın inşasına Napolyon’un talimatı ile başlanır.

Ama gel zaman git zaman takın bitirilişi uzar.

Yıl 1840’dır.

Napolyon’un cenazesi Tak’ın altından geçirilir…

Puşkin Rus edebiyatının temel taşlarındandır.

Hayatı Çarın baskısı altında geçer.

Fakat ne yazık ki talihsiz bir olay onu beklemektedir.

Aşık olduğu genç kadın ona yüz vermeyince hayal kırıklıkları yaşar, orduya katılır ve Erzum’a kadar gelir, ancak aşkını sahiplenmekte ısrarlıdır.

Genç kadın Natalya’nın ailesini ikna eden Puşkin, sonunda kızla nişanlanmayı başarsa da kızın ona kayıtsız durduğu söylenir.

O dönemlerde Puşkin’in hayatına biri girer ve bu arkadaşının nişanlısına kur yaptığını öğrenir.

Yıl 1837’dir.

Puşkin o arkadaşını düelloya davet eder.

Hava sisli pusludur.

St. Petersburg’un Kara Dere kenarlarında gerçekleşen düelloda her iki kişi de yara alır.

Ancak, Puşkin karnından aldığı kurşunla hayata iki gün tutunabilir.

Ünlü düşünür ve edebiyatçının aşka karşı duyduğu onurun bedeli ölümle noktalanır…

Bunları okuyup yazmazdan önce bazı notlar alıyordum.

Biri şöyle:

Zaman akıp giderken,

Her şey usulca değişirken,

Kim neyi eleştireceğini biliyor ama neyi destekleyeceğini bilmiyor hale geldi.

Kafamı kurcalayan bu düşünce doğruysa,

Durum vahim.

Ve bu durum, sosyal medyada olup bitenlerden daha iyi anlaşılabilir…

1940’lı yıllarda Kıbrıs Türkü “azınlık”tı.

Hatta bu isimle bir de kurum kurulmuştu.

Azınlık olmakla övünüyordu ahali.

1960’lı yıllarda “cemmat” oldu.

Bu sefer ayrı bir cemaat olmakla övündü.

1970’li yıllarda “toplum” oldu, ispatlamak için federe devlet kurdu.

80’lerden son “halk” olmuştu ki bağımsızlık ilan etti…

Bütün bunlardan sonra ne olacak kim bilir…

Bir halkın iradesi meydanlardan çıkıp sosyal medyaya mı taşındı şimdi?

Tabii ki böyle değil.

Ama iradenin oluşmasına katkı sağlamakta rolü büyüktür teknolojik gelişmelerin.

Sırasında kaostur, yalandır, keşmekeştir, abartıdır belki,

Fakat neticede fikirlerin özgürce herkesin gözü önünde dolaşmasıdır.

Dünyanın geldiği noktadır nihayetinde…

Puşkin gibi aşkına onur yükleyen ve ölümü göze alabilecek kadar cüretkar aşklar artık algılanamayacak kadar uzakta kalmıştır.

Bu ve buna benzer konulardaki algılar iyice zayıflamıştır.

Günümüz kuşağından sırılsıklam aşık birine Puşkin’in başına gelenleri anlatsanız,

Onu “aptallıkla ya da ahmaklıkla” suçlaması büyük ihtimaldir.

Puşkin’in öylesine bir onur kavgası içine girmemesi için en azından cep telefonunun olması gerekiyordu.

Kim bilir?

Anında gelen bir mesaj her şeyi değiştirebilirdi.

Artık tak değil tık… 



TAGS: ahmet okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems