HABER KIBRIS

ARROWTOWN| Halil Paşa yazdı

27/02/2017

ARROWTOWN| Halil Paşa yazdı
ads

Queenstown’dan arabayla hareket ettik. Yaklaşık 10 dakika kadar sonra bir demir köprünün üzerinden geçtik. Aşağımızdaki akarsuyun içinde, jet motorlu bir bota dolmuş can yelekli yolcuları gördük. Bot manevralar yaparak, ırmağın süratli akıntısına karşın büyük bir gürültüyle çıkış yapıyor, sonra da köprünün altından geçiyor geri dönüyordu. Arthurs Point’ten yarım saat kadar sonra da tarihi bir kasaba olarak kabul gören Arrowtown’a vardık.

İlk altın madeni aramanın buna bağlı Yeni Zelanda’ya 1866 yılında ilk defa gelen Çinlilerin de altın arayıcıları olduğunu öğrendik.



Kasaba’nın ağaç koruluğu ile çevrili bir parkı bile vardı. 1800’lü yıllarda inşa edilmiş evleri ve dükkanları o kadar iyi korunmuş ki. Bu tarihi evlerin bir kısmı, “Bed and Breakfast” türü turistlerin kaldıkları minik otelciklere dönüştürülmüştü.



Kasabanın girişinde, çiçeklerle devasa ağaçların bulunduğu “Çin Mahallesi”nde ise, bugün hiçbir insanın içerisinde yaşayamayacağı kadar küçük, fakir ve sıhhi olmayan, yüzyılı aşkın bir zamandan bugüne kadar ayakta kalabilmiş minnacık madenci evleri, yerli yerindeydi.

Yazmış olayım kasabada Çinli ziyaretçiler çoğunluktaydı.

Aşağıya inip bir zamanlar “altın arayıcılarının” ayrıştırma işlemi yapıldığı, kendi halinde şırıldayarak akan dereye bir göz attık.



Müzesine girmedik ama sokakta stant açmış bir satıcı kadından birer paket kayısı ve kiraz satın aldık. İkisi de nefisti.

Yeni Zelanda’nın her kasabasında olduğu gibi bu kasabada da, tuvaletler modern, küçük ve pırıl-pırıl ve de ücretsizdi….

“BUNGY JUMPING”

Arrowtown’dan 6 numaralı anayola çıkıp, buradan tarihi Kawarau Köprüsü’nün üzerinden geçerek, az ilerisinden sola sapıp arabayı park yerine bıraktık.



Kawarau Köprüsü’nün karşısında, Kawarau nehrinin oldukça yükseğinde köprü gibi inşa edilmiş, bir atlama platformunun üzerinde, sıraya girmiş gençleri gördük. Ben oradayken en az 10 katlı bina yüksekliğindeki platformdan nehre ilk atlayan uzak doğulu genç bir kız oldu. Düşerken bağırdı. Korktuğundan mı yoksa heyecanını yenmek için mi yaptı bilemeyeceğim. Ancak bir sonraki genç kadının gıkı çıkmadı. Üçüncü atlayan erkekti ve aşağıya düşerken başı nehrin sularına gömüldü ve çıktı.



Bungy Jumping için her atlayış 195 dolar civarındaydı. Yani 550 Türk Lirası kadar… Bana üzerinden 200 dolar da verseler atla(ya)mayacağımı düşündüm ya…

Gençlik değil de yaşlılık işte…

CROMWELL

Cornwell kasabasına vardığımızda “Bank Holiday” olduğu için tatildi. Bu nedenle de kasaba merkezindeki dükkanların çoğu kapalıydı. Öğleni geçmiş karnımız da ağır-ağır zil çalmaya başlamıştı.



Kayısı, elma gibi meyvelerin yetiştirildiği kasaba o kadar tenhaydı ki sanki de hayalet kasabasıydı.

Bir cafe, bir bakery ve sanırım iki de lokanta vardı açık olan. Tabelasında suflagi, felafel, kuzu ve tavuk kebap reklamı olan, kırmızı bir ay ile ortasında yıldız yerine Arapça kelimelerin yazılı olduğu bayrağı andıran dükkandan içeri girdik.



İşletmeci Araptı. Dükkanda çalışan da zaten bir adam ve bir de kadın iki kişiydi.

Suflagi ile felafelin bağdaşması için bir Yunanlı ve bir Arap işletmeci gerekiyordu ki; Avustralyalı akrabalarımıza göre büyük bir olasılıkla dükkanın ilk sahibi Yunanlıydı. Dükkanı Arap’a sattı. Amblem dışında birkaç da Arap menüsü eklendi ve dükkana kaldığı yerden devam edildi.



Pide içerisine sarılı, felafel ile et kebap söyledik.

Kebap acılı ve kuşbaşı şeklinde kesilmişti. Çok da lezzetliydi.

Ne ünlü meyve bahçelerine gidebildik, ne de üzüm bağlarının bulunduğu şarap evlerinde, şarap test edebildik. Karımızı doyurup doğruca, gece konaklayacağımızı Lake Tekapo’ya doğru uzun bir yolculuğa çıktık 



TAGS: Arrowtown
MANŞETLER

HK TATİL

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems