HABER KIBRIS

Aslında “o bir militandı”

31/12/2016

ads

ads

Başaran Düzgün


... Aslında o bir militan ya da marjinaldi. Siz onun elma kırmızısı tombul yanaklarına, sevimli bıyıklarına, ak sakallarına ve şiş göbeğine bakmayın. O, 4. yüzyılda kral diktatörlüğünün hüküm sürdüğü zamanlarda cehennemi aratmayan taş zindanlarda ömür tüketti. At, deve, eşek ve gemiden başka ulaşım aracının olmadığı dönemlerde, dünyanın dört bir yanını gezdi durdu. Türlü baskılar gördü, eziyetlere katlandı, horlandı, aşağılandı.

Dönemin resmi tarihçileri onun adını resmi tarih sayfalarından silmek için ellerinden geleni artlarına koymadılar, bugün yaşadığına dair en küçük bir yazılı kanıt yoksa resmi tarihçilerin gazabındandır.

Ama o şimdi yılın bir gününde evimize konuk oluyor, bize hediyeler getirmesi için umutla yolunu gözlüyoruz, kendisi (her nasıl oluyorsa) bize görünmeden ya ayakkabımızın içine, ya yastığımızın altına ya da kendisi için hazırladığımız çam ağacının altında bir hediye paketi bırakıveriyor ve yine bize görünmeden! Çekip gidiyor. Eğer o bir marjinal ya da militan olmasaydı bugünlere kadar gelebilir miydi? Yaşdaşları ile birlikte kralın buyruğunda hasbelkader yaşasaydı, bugün tüm dünyada ismi bu kadar anılabilir miydi?

Aziz Nikelaos, Barili Nikola, Santa Claus veya hepimizin bildiği ismiyle Noel Baba’nın 4. yüzyılda Myra (Türkiye’nin Demre) bölgesinde yaşadığına inanılır. Yaşadığına dair en küçük bir belge bile yoktur. Noel Baba, halk söylenceleri ile günümüze kadar geldi ve 1 Ocak’a yakın düşen yortusu nedeniyle günümüzde bu denli ünlendi.

Yaygın inanışa göre Aziz Nikolas Lykia’nın Liman kenti Patara’da doğdu. Gençliğinde hemen hemen tüm dinlerin Anavatanı olan Filistin ve Mısır’da dolaştı. Buralarda bilgisini, görgüsünü artırdı. O dönemin popüler ve aynı zamanda yasak dini olan Hıristiyanlıkla tanıştı ve Hıristiyanlıktan etkilendi. Patara’ya döndüğü zaman gezdiği yerlerde edindiği bilgi ve görgüyü çevresindekilere de anlatmaya başladı. Çok gezenin çok bildiğine inanıldığı için Nikolaos’un anlattıkları çevresindekileri etkiliyordu. Bugün bile affedilmez bir davranışta bulunuyordu Nikolaos, dönemin Roma İmparatoru Diocletianus’un dışında imparatorun tabalarına değişik bilgiler veriyordu. Kölelere dış dünyada olup bitenleri anlatıyordu. Onun anlattıkları İmparator’un söyledikleri ile çelişiyordu ve beklenen oldu. Noel Baba yani Nikolaos imparatorun gazabına uğrayıp cehennemi andıran taş zindanlarda hapis cezasına çarptırıldı.

Nikolaos’un soğuk taş hücrede, güneş ışığı görmeden çektiği bu azap dolu yıllar ününün artmasına yetti.

Nikolaos hapisten çıkmak için Hıristiyanlığın yasallaşmasını ve imparatorun değişmesini beklemek zorundaydı. Zalim Diockletianus ölmüş yerine Hıristiyanlığı benimseyen Costantinus gelmişti. Costantinus’la birlikte Noel Baba’da hapishaneden kurtulmuş ve 325 yılında İznik Konsili’ne katılarak hapiste geçirdiği yılların yarattığı bilgi eksikliğini gidermek için yoğun bir uğraş içine girmişti.

Noel Baba’nın İznik Konsili’nde yaptığı çalışmalar, olaylara getirdiği özgün yorumlar ve her şeyden önemlisi merkezine “insan sevgisini” oturttuğu felsefesiyle ünü yayıldı. Artık Aziz Nikolaos olarak anılıyordu ve İznik’i ziyaret eden gemiciler onun insan sevgisi temeline dayanan felsefesini dünyanın dört bir yanına yayıyorlardı. Aziz Nikolaos’un ölüm tarihi maalesef belli değil. Aslında Aziz Nikolaos’un bilinen bir mezarı da yok. Sadece 1087 yılında İtalyan gemiciler Aziz Nikolaos’un mezarı olduğuna inandıkları bir mezarı açıp içindeki cesedi almışlar ve İtalya’nın Bari kentine götürmüşler. Bugün Bari’de her yıl yüz binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret edilen ve adına inşa edilen Bazilika’da mumlar yakanlar aslında belki de temsili bir mezarı ziyaret ediyorlardır. Ama insanoğlu için fark etmiyor. Yeterki gönlünü fethedecek şeyler inanacağı ve inançla sahip çıkacağı bilgiler bulsun, bir taşı oyup da ona ibadet etmekten geri durmuyor.

Aziz Nikolaos’un ününü yaymasına neden olan birçok mucize söylentisi de var. 6. yüzyılda bulunan Yunanca bir metinde yer alan söylenceye göre Aziz Nikolaos, Hıristiyanlığı benimseyen imparator Constantinus’un rüyasına girmiş ve idam mahkumu üç subayın kurtulmasını sağlamıştı. Aziz Nikolaos’a ithaf edilen bu ve benzeri birçok mucize onun ününün yayılmasına neden olarak gösterilebilir. Yaşadığı dönemde mucizelerle beslenen bir kültür yapısı olduğu göz önüne alınırsa onun adına da birçok mucizenin üretilmesi normal sayılabilir. İşte bu mucize iddialarının sonucudur ki Aziz Nikolaos’un ismine birçok kilise yapıldı ve birçok ülkede hayır kurumlarının, Loncaların, çocukların ve denizcilerin Aziz’i oldu Nikolaos. Aynı zamanda İsviçre’nin Fribourg ile Rusya’nın Moskova şehirlerinin koruyucusu oldu.

Gelelim Aziz Nikolaos’un Noel Baba’ya dönüşmesine. Bu dönüşüm ilk kez Almanya’da gerçekleşti. Reformcu Hıristiyanların çoğunlukta olduğu ülkelerde yaygınlaştı ve son olarak koyu Hıristiyanlığın yaşandığı Fransa’da oldu. Noel Baba adına kutlanan yortu günü Noel’de ya da yılbaşında kutlanır oldu. New York kentine yerleşen Hollandalılar ise Nikolaos’a iyiliksever bir büyücü (Sinter Claes) kimliğini yakıştırdılar ve Noel Baba Amerika kıtasında da ünlendi.

Günümüzde bir geleneksel aile ve çocuk bayramı olarak kutlanan Noel veya yılbaşı, Müslüman-Hıristiyan ya da diğer dinlere mensup inananların da kutladıkları bir bayram.

4. yüzyılın militanı ya da marjinali Noel Baba günümüzde elma kırmızısı yanakları, sevimli bıyıkları ak sakalları ile çocukların ve hatta büyüklerin hediye beklediği bir iyilik perisi. O kimsemize görünmeden! Yastığımızın altına, ayakkabılarımızın içine ya da yılbaşı ağacının altına sessizce hediyemizi bırakıp gidiyor ama biz onun 4. yüzyılın bir militanı olduğunu biliyoruz.

Öyle olmasaydı belki de günümüze gelemezdi. Belki de Demreli Nikolaos olarak yaşayıp ölürdü.

 



TAGS: Aslında “o bir militandı”, başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems