HABER KIBRIS

Bahar Doratlı: Hayalim modacı olmaktı

29/01/2017

Bahar Doratlı: Hayalim modacı olmaktı
ads

Ülkemizin tanınmış gelinlik tasarımcılarından modacı Bahar Doratlı’ya göre: “Türkiye etiket fiyatı” diye bir şey yok

DORATLI: Kimsenin gelinlik almak için Türkiye’ye gitmesine gerek yok. Bütçenize göre gelinliğinizi tasarlayabiliyorsunuz. Tasarımdan korkmayın.
DORATLI:Türkiye etiket fiyatı” Türkiye’de geçerlidir, adaya geldiği zaman üzerine gümrük miktarı bindiği için kesinlikle aynı fiyat olamaz. Bu insanları kandırma politikasına döndü.
DORATLI: Devlet bir an önce kiralara el atmalıdır. Döviz aldı başını gidiyor. İş insanları olarak bizler bundan olumsuz etkileniyoruz.
DORATLI: İnsanlar artık hazır giyimden sıkılmış durumda. Fabrikasyondan sıkıldıkları için yeniden özel dikime yönelme var.
HK Ajans

Bu hafta sizleri moda dünyası ile buluşturuyoruz. Özellikle bu yıl içerisinde evlenecek olan gençlerin, gelinlik ve damatlıklarını seçme konusunda bu  yazıdan yararlanacaklarına inanıyorum. Bu yıl hangi gelinlik modelleri moda? Gelinlik, damatlık, abiye fiyatları nasıl? Türkiye ile ülkemizdeki gelinlikler arasında gerçekten ciddi fiyat farkı var mı? Yoksa artık burada bütçenize göre gelinlik diktirebilir misiniz? Türkiye’den gelen firmalar “Türkiye fiyatı” diyerek gelinlik satarken, fiyat konusunda samimiler mi? Tüm bu detayları ülkemizin tanınmış gelinlik tasarımcılarından olan modacı Bahar Doratlı ile yaptığımız röportajda bulabilirsiniz. İtalya’da aldığı moda eğitiminin ardından Türkiye piyasasında da belli bir süre deneyim kazandıktan sonra ülkeye dönen Bahar Doratlı, 7 yıldan bu yana özellikle gelinlik tasarımı üzerine çalışıyor. Doratlı her bütçeye göre gelinlik tasarımı yapabildiklerine vurgu yaparak, insanların “özel tasarım” dendiği zaman buna ön yargı ile yaklaşmamalarını istedi. Son iki yıldır abiye konusunda da çalışmalarına başlayan Bahar Doratlı ile Lefkoşa’daki mağazasında keyifli bir söyleşi yaptık. İşte detaylar...

Sanat tarihinden modaya

SORU: Öncelikle biraz kendinizden biraz bahseder misiniz?

DORATLI: Sanat Tarihi mezunuyum. Daha sonra İtalya’da burs kazandım. Oraya gittiğim zaman modaya ilgim çok daha fazla arttı. Bizim ailede terzi çok fazla olduğu için dikişe ilgim büyüktü, çok istedim bu konuda eğitim almayı ama annem izin vermedi. Bütün ailelerin hayali öğretmen bir çocuk ve bizde de öyle oldu. Annemi dinleyip ikinci hayalim olan sanat tarihini seçip onu okudum. Daha sonra burs alıp İtalya’ya gittiğim zaman modanın merkezine düştüm. Ve hayallerim orada başladı, orada moda üzerine eğitim almaya başladım. Çünkü ideallerimin o yönde olduğunu anladım. Çok zevk aldığım şeyler, kıyafet, tasarım. Gelinlik üzerine çalışmayı seçtim çünkü, ışıltılı şeylere çok meraklıydım. O yüzden tamamen gelinliğe yöneldim moda alanında. Yaklaşık bir buçuk yıllık bir eğitim sürecim oldu. Ondan sonra İstanbul’a geçtim. Orada birkaç ünlü ismin yanında deneyim kazandım. Ancak bütün hayalim Kıbrıs’a dönmekti. Ayrı yapamıyordum ailemden ve o yüzden Kıbrıs’a geri döndüm. İyi ki de dönmüşüm.

Gelinlik yanında abiye

SORU: Adaya döneli ne kadar oldu?

DORATLI: Yedinci yılıma girdim. 7 yıldır tamamen gelinlik üzerine çalıştım ancak sonradan abiyeyi de bunun yanına kattım. İlk zamanlar hazır üzerine çalışıyordum. Zevkime göre elbiseyi alıp, üzerine ekler, taşlar dikerdim. Daha sonra kendi üretimimize başladık. Abiyede bu yaklaşık ikinci yılımız. Tamamen biz üretiyoruz. Kadromuz yavaş yavaş büyüyor, yaklaşık aynı kadro ile 7 yıldır çalışıyoruz.

Piyasadaki ihtiyaçtan dolayı gelinliği seçtim

SORU: Neden gelinlik üzerine çalışmayı seçtiniz?

DORATLI: Açıkçası ilk taşlı kot üzerine çalışmak istiyordum. Taşlanmış kotlar üzerine hep taş işlerdim. Çünkü, ilk eğitim aldığım yerde bu yapılıyordu. Hep el işi, kasnak işi yapmayı öğrenmiştim. Bunu kot pantolonda uygulamayı hayal etmiştim ancak, dediğim gibi Türkiye’de çalışmış olduğum birkaç isim beni gelinliğe yönlendirdi. “Kıbrıs’tan çok büyük bir akış var Türkiye’ye gelinlik konusunda, neden bu alanı düşünmüyorsun? En çok taş gelinlikte var, en çok pırıltı, sim gelinlikte var. Kot pantolonu satarsın ama ta senin çizgine insanlar alışsınlar çok zaman geçecek” diyerek, onlar beni biraz yönlendirdi. Ailemin düğün organizasyon işi yapıyor olmasından dolayı zaten işin içinde idim ve biraz da ailemin işini büyütmek istedim. Bütün düşünceler  bir araya geldiği zaman bütün oklar hep aynı yönü gösterdi. İyi ki de bunu seçmişim. Çünkü en çok taş, sim, şaşaa bu bölümde var. Bizim Kıbrıs’ın genel kültürü de bu doğrultuda. Kabarık, simli, herkes süslü şeyleri seviyor. Biraz kendi tarzımı yarattım, çünkü okul yıllarında özellikle oldukça “kokoş” denecek derecede süslü idim. Tırnaklarımın ojesi ile giydiklerimin uyumlu olmasını isterdim. Pırıltıdan çok hoşlanırdım ve mütemadiyen bakımlıydım. Gerçi eskiye göre şimdi çok az bakımlıyım. Bu da işin yoğunluğundan kaynaklanıyor tabii ki. Dolu dolu bir hayatımız var.

Hedefim ücretsiz bir moda okulu açmak

SORU: Kıbrıs’taki modacılar sürekli adada malzeme bulamamaktan yakınır. Siz de bu görüşe katılıyor musunuz?

DORATLI:  Kanayan yaramızdır bu bizim. Şöyle söyleyeyim, ikinci hedefimdir bu benim. Belli bir maddi doygunluğa ulaşınca ve potansiyelimiz olunca, gerçekten çok istiyorum Kıbrıs’a ücretsiz bir moda okulu açmayı. Bu hedeflerim arasındadır. Gençlerin ücret ödemeden katılacakları kurslar olsun. Okul mahiyetinden çok kastım hobi olarak da gelebilecekleri, en azından kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam olsun. Tek ticari olarak düşündüğümüz, malzeme satışını biz sağlayalım. Çünkü çok büyük bir sıkıntı, dile getirilen doğru bir şey. Neden, örnek vermek gerekirse; dantel yoktur, şifon yoktur, kumaş yoktur. Sürekli buradaki piyasada eksik şeyler oluyor. O yüzden her hafta İstanbul’dayım. Çünkü bir malzeme eksik olursa tasarımınız yarıda kalıyor. En basiti, bir çocuğumuzun altıncı yaş gününde giyeceği bir elbise yapıyoruz. Neon pembe tül aradık, siyah ile kombine edeceğiz, bir korsan konsepti olacak. Bayağı aramamıza rağmen bulamadık. Güney’de de bulamadık. Oradaki piyasa da artık git gide küçülmekte. Kapılar ilk açıldığı zaman daha canlıydı ama, şu an talep olmadığı için azaldı. Kumaşçılara hak veriyorum, satış oranlarının az olduğundan bahsediyorlar ama keşke olsa da terziler artsa. Çünkü insanlar artık hazırdan sıkılmış durumda, fabrikasyondan sıkılmış durumda. Daha çok dikime yöneldiler. Keşke olsa diyorum. Şu an için temin edemiyoruz buradan, ama inşallah bir beş seneye kadar biz açarsak, işin içinde olduğumuzdan hangi malzemenin sürümü olduğunu biliyoruz. İnşallah olacaktır.

Hazır giyimden özel giyime kayma

SORU: Eskiye dönüş mü yaşıyoruz artık. İnsanlar özel dikime ciddi manada yöneliyor mu?

DORATLI:  Kesinlikle doğru, eskiden bizler nenelerimizden, annelerimizden görüp BURDA dergilerinden bebeklerimize kıyafet dikmeye çalışırdık. Bakıyorum ki çocuklarda gördükleri çizgi filmlerden dolayı çok büyük bir etkileşim var. Çocuklar da modaya çok büyük bir yönelmede. Gerek sosyal medya olsun, gerek televizyon olsun, artık herkes güncel olayı takip ediyor. Hazıra düştüğü anda ürün, bundan birkaç yıl önce hemen alıp giyiyorduk. Ama şu an ne diyoruz, “ Ayşe giydi, Fatma giydi, usandık artık; bizim kıyafetimiz daha farklı olsun.” Bugün artık bir iş yemeğinde, bir yeni yıl yemeğinde bile çalışan bir kadın gelip bize özel tasarım yaptırıyorsa, bu demektir ki bir doğum gününde, bir özel günde tabii ki diktirecek. Eskinin modası gipurlar geri geliyor. İnsanlar artık daha sıcak bakacak özel dikime çünkü, tanıdıkları malzemeler, moda geri geldi. Bir dönem satenler daha fazla gündemde idi. Satenin dikişi çok zordur. Normal terziler bunu başaramadığı için, dikiş kötü çıktığında müşteriler, “ Dikim hazır gibi olmaz” derdi. Ama şu anda kumaşlar “abraham”a döndüğü için ve yüksek kalitede dikiş sağladığımız için, örneğin biz kendi firmamız adına söyleyecek olursam, insanlar daha fazla güven duymaya başladı. Bir bakıyoruz göbek problemimiz var, yan yağ problemimiz var, bunları kamufle edebiliyoruz. O nedenle insanlar yavaş yavaş hazırdan uzaklaşıyor. Aynı bütçelere, arada çok bir fark yok, özel tasarım elde ediyorlar.

Bütçenize göre gelinlik yapıyoruz

SORU: Gelinlik ve abiye fiyatlarına bakacak olursak, sizin firmanızda maliyet nedir?

DORATLI:  Özel tasarım olduğu için ilk başta pahalı imajı veriliyor ama , bizim firma olarak sloganımız şu: “Kimsenin Türkiye’ye gitmesine gerek yok” Çünkü üretici olduğumuz için müşteri kendi bütçesini kendi belirliyor. Biz müşteriye buraya geldiği zaman soruyoruz. “ Ne kadarlık bir bütçeniz var”. Bütçe 2 bin ise, 2 bine gelinlik yapılır, 5 bin ise ona göre gelinlik yapılır.  Önemli olan siz buraya gelirken bütçenizin belli olmasıdır. Biz de ona göre size malzeme gösterip, gelinlik seçiyoruz.

Ülkede moda farklı devam eder    

SORU: Bu yıl abiyede moda nedir?

DORATLI: Abiyede moda uçuş uçuş, tiril tiril şifonlar, ipekler bu yıl çok moda. Ve dantel ile kombine ediyoruz bunları. Bu yılın modası bu. Ancak her yıl olduğu gibi, Kıbrıs insanının geneli basenli olduğu için hep balığa yöneliyoruz. Bu yüzden de balığın modası hiçbir zaman bitmez. Özellikle bizim ülkemizde. Balığı da abraham çalışıyorum genelde. Abrahamda ya taş, ya dantel ile kombine ediyoruz. Dantelin modası hiç bitmez bizim ülkemizde. Bizim ülkemizde moda çok daha farklı devam eder. Ne kadar da takip etsek Avrupa’yı, çok fazla uygulamıyoruz. Biz ona taş falan ekleyip kendi modamızı yaratıyoruz.

SORU: Gelinliklerde moda nedir bu yıl?

DORATLI: Gelinliklerde moda, A kesim ve geçen yıldan devam eden balık. Ancak bu bizim ülkemizin modası. Avrupa’nın tamamen modası elbise. Şifon, dantel veya seksapel şeyler Avrupa’da çok moda. Ancak bizim ülkemizde satış oranına baktığınız zaman yüzde 40 bir oranı var balığın. Genelleme olarak, yüzde 60-70 bakıldığında, yüzde 20’si Sinderella gibi ışıl ışıl, taşlar, simler ve A kesim. Artık A kesimleri de sim ile birleştirdiğimiz için satış oranı iyi gider. Sim koymamış olsak çok fazla rağbet görmez. Çünkü ışıltıya çok meraklıyız.   

Damatlar da özenmeye başladı

SORU: Damatlıklar neden gelinliklerin yanında önemsizleştiriliyor?

DORATLI: Dediğiniz aslında doğrudur. Neden böyledir? Çünkü aralarında uçurum şeklinde bir bütçe farkı vardır. Önemsizliği sanki de fiyatından kaynaklanıyor. Çünkü bir gelinliği 3-4-5 bine alırken, bir damatlığı 800-500 veya bin Türk Lirasına alabilirsiniz. O yüzden arada bu kadar fiyat farkı olunca insanlar ister istemez ucuzu değersiz olarak algılıyor. Ama son bizim damatlık üzerinde çalışmaya başladığımızdan bu yana, 2 yıldır dünya markası ile çalışmaya başladık ve her bütçeye göre takım vardır. 800 Türk Lirasına da takım vardır, 2 bin 500’e de. Bir bakıyorum ki artık damatlar da git gide “ Bahar hanım, üzerine ne koyabiliriz ki biraz şık olsun” demeye başladı. Broş kullanıyorlar, çiçekler daha pırıltıya döndü. Üzerine taş koyduran damat bile var yakasına. O yüzden diyorum ki, git gide damatlar da özenmeye başladı.

“Türkiye etiket fiyatı” deyip kandırmasınlar

SORU: Kıbrıs’ta piyasayı nasıl değerlendirirsiniz?

DORATLI:  Biz Kıbrıs’ta yerli firmalardık bundan birkaç yıl öncesine kadar. Şu anda Türkiye’den çok büyük bir firma akını söz konusu ve Kıbrıs’taki piyasayı görüp buraya müdahale etmeye başladılar. Sürekli bir fiyat kırma mantığı var. “Türkiye etiket fiyatı” diye lanse ediyorlar. Bizim ülkemize giren her gelinlik Türkiye’den gümrüklü gelir. Ve Türkiye’den burada bayisi olan bir firma kesinlikle yerli üretimden daha uyguna fiyat veremez. O nedenle “Türkiye etiket fiyatıdır” deyip insanları kandırma, dikkat çekme diye bir şey söz konusudur. Benim en çok belirtmek istediğim budur. Biz yerli üreticiyiz. Biz marka olma yolundayız ve insanlara bu konuda hassas olmaları uyarısını yapmak istiyorum. “Türkiye etiket fiyatı” diye bir şey yok. Biz aynı malzemeyi Türkiye’deki firma ile aynı fiyata alıyoruz ve baktığımız zaman malzeme ve ürünlerinin Kıbrıs’a girişinde devletimiz çok büyük bir meblağ talep etmiyor. Ancak, bir gelinliğin oradan buraya gelmesinde çok büyük meblağlar talep ediliyor. O yüzden biz yerel üretici firmalar Türkiye’nin bir bayisine göre çok daha uygun fiyattayız. Türkiye etiket fiyatı Türkiye’de geçerlidir, adaya geldiği zaman üzerine gümrük miktarı bindiği için kesinlikle aynı olamaz. Bu insanları kandırma politikasına döndü artık. Biz artık insanların bilinçlenmesini istiyoruz. Yerli firmalar olarak biz hep buradayız ve her türlü model değişimi, bütçe uygunluğu bizde vardır. Türkiye’de sıradan bir firma burada kendisini marka olarak tanıtıyor. Bir marka olmak için en az on şubeniz olmalı. Halkımızın bilinçlenmesi için biraz zamana ihtiyaç vardır.

Gelinlik için erken gelinmeli

SORU: Bir gelin adayına öneriniz ne olur?

DORATLI: Bahar Doratlı olarak bir gelin adayına önerim, “ne kadar erken, o kadar rahat bir süreç”. Biz insanların erken gelmelerini tercih ediyoruz. Bir Haziran düğününün Şubat ayında gelmesi gerekir. Çünkü bir gelinin ürüne karar vermesi uzun bir süre alır. Gelen müşteri önerilere açıktır. Gelin erken gelir ve bizim önerilerimizi de dikkate alırsa, hem onun bütçesini yormuyoruz, ikincisi de ona yakışanı veriyoruz. Hayal ettiğini, yakışacak formata sokuyorum. O yüzden düğüne gittiği zaman iki taraf da bundan yararlanıyor. Hem bizim için çok büyük bir reklam oluyor çünkü çok yakışan bir gelinlik oluyor, hem de bütçesine uygun olup talep ettiği gelinliği alıyor. O yüzden müşterilerimizin ciddi bir artısı oluyor.

Kiralar dövizden çıkarılmalı

SORU: Bir iş insanı olarak devletten beklentiniz nedir?

DORATLI: Devletin üretici firmaları fon olarak biraz daha fazla desteklemesini bekliyorum. Bizim malzemelerimizin çoğu yurt dışından geliyor, ama sektörde her firma adına devletin bir an önce bu kiralara el atması gerekiyor. Döviz aldı başını gidiyor. Devletin ya bu kuru sabitlemesi lazım, ya da bir yasa geçirip tüm kiraları Türk Lirası yapması gerekir. Bizim kiramızın yükselmesi tabii ki müşteriye yansır. Bizim ülkemizde acil yapılması gereken firmalar adına kiralara çözüm bulunmasıdır.  



TAGS: bahar doratlı
MANŞETLER

HK CELEBRITY

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems