HABER KIBRIS

Bankalar gözbebeğimiz, şaka değil...

23/08/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Bir süreden bu yana bankalar üzerinden bir tartışma yaşanıyor.

Kimisi haklı...

Kimisi haksız.

Kamu bankaları her zaman tartışma konusu.

Özel yatırım bankalar ise adı üzerinde...

Yasayla kurulan...

Merkez Bankası tarafından ger faaliyetleri denetlenen...

Yasa tahtında görev yapan kuruluşlar.

Bankacılık sektörü oyuncak değil.

2000 yılını hatırlayın.

Dönemin UBP hükümetinin "siyasi anlamda banka sahipleri" işe hesaplaşma girişimi toplumsal bir felaketle sonuçlandı.

Yüzlerce vatandaş mağdur oldu.

"Batmaz" denen bankalar battı.
Bir çok işadamı "içini boşalttığını bankalarını" ayakta tutamadı.

Ciddi değişimler yaşandı

Peşisıra çok ciddi yasalar yapıldı.

O dönemki banka isimlerini hatırlıyor musunuz?

Nerdeyse her apartmanın altında bir banka vardı.

Önce Türkiye devreye girdi ve tüm mevduat sahiplerini ödedi.

Sonra da "batan bankalardaki" paranın tahsil edilmesini istedi.

Kimi isimler hapis yatarken, kimi isimler kayrıldı, yargılanmadı.

"Ödeme anlaşmaları" yapılarak, Türkiye'nin ödediği mudi paralarının geri alınması yoluna gidildi.

Şimdi devlet, batan bankalardan dünya kadar alacaklı.

Sadece Salih Boyacı, 60 milyon dolar civarında verecekli.

Asil Nadir 11 milyon dolar bakiyeyi uzun süredir ödemiyor.

Diyeceğim o ki, hükümet, kamu bankalarında olduğu gibi, batık bankalardan tahsilat yapmak için de kılını kıpırdatmıyor.

Ama bir hata daha yapıyor hükümet, mevcut bankacılık sisteminin yıpratılması için büyük çaba harcıyor.

Kalkınma örneği

Kalkınma Bankası'nda olduğu gibi.

Var olan kaynağı siyasi amaçlar için kullanarak bankalar tartışma konusu yapılıyor.

Zira kötü yönetiliyor.

Vakıflalar ve Kooperatif Merkez Bankası'nda olduğu gibi.

Zaman zaman yanlış atamalarla...

Zaman zaman siyasi baskılarla...

Zaman zaman istihdamlarla.

Ama sonuçta siyasilerin kötü yönetimi ile kamu bankaları, bankacılık sistemini kötü yapıyor.

Kamu bankalarında idealist, siyasetin boyunduruğuna girmeyen yöneticilere ise yer yok.

Ama son tahlilde, kamu bankalarının bankacılık faaliyetleri de sağlam bir yasa Ve etkin Merkez Bankası denetimi ile sürdürülüyor.

Siyasetin hükmü bir yere kadar...

Şimdi de özel bankalar mı?

Bir süredir, özel bankalar da hedef alınmaya çalışılıyor.

Bankacılık Yasası ve diğer yasalarla yürütülen bu kurumları tartışır hale getirmek beraberinde ciddi ekonomik sorunlar da getirebilir.

Geçmişte örneği var.

Aslolan denetim mekanizmasıdır.

Bu da Merkez Bankası ile özel yatırım bankalar arasındadır.

Gelin görün ki, her borç alıp ödeyemeyen...

Borçla iş yapıp, düzlüğe çıkacağını düşünen...

Arkasına bir medya desteği de aldı mı...

Başlıyor bu hassas alanı tehdit eden yayınlar, konuşmalar yapmaya.

Siyaset bir kez, bankaları da zora sokacak bir düzenleme ile karar aldı.

Şu anda da borç- alacak ilişkileri bu noktada ilerliyor.

Ötesinde manipülasyonlar, ciddi bir sektörü zora sokacak noktadadır...

Kamu bankalarını da...

Özel yatırım bankaları da tartışırken...

Bankacılık faaliyetlerini zora sokacak eleştirilere dikkat etmek gerekiyor.

Ekonomideki domino etkisini de unutmadan.

Hele hele "özel bankalara kayyum atayım" demek...

İntiharla eştir.

Bu noktada, bankacılık alanını düzenleyen yasa nasıl ki bankaların denetiminde yürürlükte...

Bankacılık sistemini zıra sokan yayın Ve söylemlerde de devrede olmalı.

Neden?

Geçmişte acısını gördük de ondan.

Bu ülkede kuralsızlık kural oldu ya...

Tehlike giderek artıyor...

Kuralsızlık içinde...

Sorumsuzluk da giderek artıyor.

Yasalar çerçevesinde dur denemediği takdirde, bu toplum büyük acılar çekmeye devam edecek.



TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems