HABER KIBRIS

Barış gazeteciliği mi '3 Maymun' gazeteciliği mi?

05/04/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Barış gazeteciliği, “hayal dünyasında yaşayıp”, gerçeklere göz yumup, “hayallerle örtüşmedi” diye gerçekleri gizlemek değildir.

Barış gazeteciliği, barış sürecini baltalayan olguları, sırf süreci korumak adına okuyucudan saklamak değildir.

Barış gazeteciliği, barış sürecine zarar veren, çatışmacı yaklaşımları deşifre etmektir.

Gerçeği gizlemek barış sürecine katkı sağlamaz.

Gerçeği görmezden gelmek, bunu yaparken de “barış dili budur” diyerek gerekçe yaratmak barış sürecine zarar verir.

Barış gazeteciliğini, haberlerde cumhurbaşkanı Akıncı’ya “Kıbrıslı Türk Lider” demek zannetmek çok moda.

Bu “iyi niyetli” yaklaşım, müzakere süreci ile ilgili haberlerle sınırlı kalsa amenna.

Yok da, yeni yıl mesajını bile “Kıbrıslı Türk Lider Akıncı” diye yazacaksın!

Eyvallah, gazeteciyim…

Ama önce toplumuma saygım var, halkın %60’tan fazla oyla seçtiği isme saygım var.

Hristodulis barışa mı hizmet etti?

Rum sözcü Nikos Hristodulidis, dün öğleye kadar 4 farklı kanala çıktı, bık bık bık konuştu.

Ne dedi?

“Biz masaya oturmaya hazırız ama Akıncı yüzünden müzakereler başlamıyor” dedi.

“Müzakereler, Türkiye’deki 16 Nisan referandumu nedeniyle kesildi” dedi.

Hem de yemekten sonraki BM açıklamasının ardından 24 saat bile geçmeden.

Hem de yemekte taraflar, “ortamı germeyelim, BM açıklaması durumu izah ediyor” mutabakatına vardıktan 24 saat geçmeden.

Hem de Eide o sabahki 2 gazeteciyle söyleşi randevusunu bu mutabakat nedeniyle iptal ederken.

Kim o iki gazeteci?

Ben ve Mete Tümerkan…

Bizim görevimiz anlatmak

Havadis ne yaptı?

Bunu okuyucusuna anlattı.

Gizlemedi.

Gerçek neyse onu yazdı.

Anastasiadis ve Hristodulidis’in danışıklı dövüşünü karikatürize etti.

Neden yaptı?

Gerçek bu diye yaptı.

Uzlaşıyı ihlal eden, barışa mı hizmet ediyor

Kıbrıs’ta çözüm sürecini Hristodulidis’in mutabakatları ihlal ederek güven ortamını daha da zehirlemesinden rahatsızlık duyduğu için yaptı.

İç politika hesaplarının, 2018 seçim ittifaklarına zemin yaratma önceliklerinin, faturayı karşı taraf kesme iştahının barış sürecini imha edeceği gün gibi ortada…

Memlekette çoğu şey gibi işimize geldiği gibi anlamayı seçtiğimiz…

BARIŞ GAZETECİLİĞİ kisvesi altında kamuoyundan “her şeyi” saklamak değil…

Barış gazeteciliği, gerçek anlamda, adanın her iki tarafındaki yanlışları görebilmektir aynı zamanda…

Süreci zehirleyen…

“Kör göze parmak” çabalara göz yummak barış gazeteciliği değil, olsa olsa üç maymun gazeteciliğidir.

Ben bunda yokum…

 


 

Oldu mu Sami abi?

Sami Özuslu…

Abim…

Havadis’in dünkü ön sayfasını bayağı yanlış anlamış.

Ön sayfadaki resme bakmış…

Ekranda bizi alkışlamış…

“Böyle Barış Gazeteciliği mi olur?” diye de sormuş…

Üç maymunu mu oynasaydık…?

Mustafa Akıncı’ya, “Yeter, anladık, kaç defa ENOSIS açıklaması yapacaksınız” diye çıkıştığımızda, “barış gazeteciliğine ihanet olmadı” mı?

Neden kaba bir zeka ürünü ironi ile alkış aldık, onu araştırıyorum.

Sanırım bunu da anlamadılar.

Uyandıklarında balığa gideceğiz, olan olup torba dolmaz umarım o saate kadar.

Benim görevim, “barışa hizmet etmeyen, masaya zarar veren” her tavırla kavga etmektir.

Esas “barış gazeteciliği” budur…

Hristodulidis…

Akıncı…

Anastasiadis…

Ya da barış Burcu…

Hiç…

Ama hiç fark etmez…

Sami abi kusura bakmasın ama…

Eğer, “çözüm karşıtı, müzakere sürecini dinamitleyen” tavırlara karşı gelmezsek…

Herkesi aklı selime, müzakere masasına davet etmezsek…

O zaman “protesto alkışını” hak ederiz…

Beğense de, beğenmese de…

Bakış penceremiz bu… 


Başkanı aldık kabul ettik, tamamdır?

KKTC Merkez Bankası Başkanlığı’na Mehmet Emin Özcan atandı…

Her ağzını açtığında, “GKK Komutanı, Merkez bankası Başkanı bile Türkiye’den geliyor” diyen ve “egemenlik” bekçiliği yapanlar sus pus…

Bu atama öyle bir atama ki…

Bırakınız “egemenlik” tartışmalarını…

Teamüllere aykırı…

Baştan sakat…

KKTC Merkez Bankası’na, bugüne kadar hep “TC Merkez Bankası” kökenli bir isim atandı.

Neden?

Basit…

Dünyada aslında olmayan “KKTC Merkez Bankası”, bu bilinçte olan biriyle, yönetildi.

Üstelik, bankalar krizi sonrasında da, çok iyi işler yaptı.

Gelin görün ki, “teknik atamalarla” yürütülen Merkez bankası işleri, bu kez “siyasi atamaya” döndü.

Ötesi de var…

Bankacılık Yasası’nda bir değişiklik gündemde.

KKTC bankacılık sistemi için ciddi riskler içeriyor.

“Katılım Bankacılığı” için kapı açılacak.

“Ciddi Arap yatırımcılar” için bu sistem önemli.

“Haram faiz bankacılığını reddeden” bir yaklaşımla oluşturulan sistem aslında.

Müslüman zenginler, “faiz haram” noktasında, böyle bir yöntem bulmuş.

İşte, Mehmet Emin Özcamn bu alanda çok başarılı…

Tamam, bir yanlışı da yok.

Üstelik de CV’si çok iyi.

Ama, “Merkez Bankası Başkanlığı” ne alaka?

Ben halen onu anlamadım.

Ötesi, inanın hiç kimsenin bu konuda açıklama yapmamasını da merak ediyorum…

Aldık kabul ettik?

Tartışmayacağız?

Hayır, kimsenin umuru değilse, gururuna dokunmuyorsa, hayat normalmiş gibi yaşamaya devam edecekse?

Ben da bileyim…



TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems