HABER KIBRIS

Bir dönem kapanıyor

25/12/2016


ads

Cenk Uzunoğlu


Türkiye ve Kıbrıs’ta farklı bir sürece, yeni iç ve dış siyasi dengelerin oluşacağı bir döneme giriyor olduğumuzu hissetmemek mümkün değil.



Size uçuk gelebilir ama bu değişim ne zaman başladı diye sorguladığımda aklımabenim de şahit olduğum 1999 depremi geliyor.

1999 İzmit depremi yalnızca yerküreninkabuğunun oluşan stresten dolayı değişim sinyalivermesi değildi sanki.

Türkiye için de hızlı bir değişimin başlangıcını tetikledi.

Kırılan yalnızca bir fay hattı değildi.

Devletin çaresizliğinin ortaya serildiği,bardağı taşıran minik bir son damlaydı.

Hemen sonrasında 2000’li yılların başında Anayasa kitapçığının atılmasının tetiklediği ekonomik ve siyasi krizin yarattığı belirsizlik bir darbe etkisi yaratmıştı. Bunun sonucunda da Türkiye’de yeni bir siyasi oluşum zemini hazırlanmış oldu.

Bu yeni siyasi oluşumun siyaseti devletin üzerine koyma niyetinin ilk denemesi de Kıbrıs’ta Annan planını doğurdu.

TSK için bugünlere kadar uzanan sürecin başlangıcı ve ilk kırılma noktasıda Annan planındaki her ne sebepten dolayı olursa olsun tereddütlü duruşu oldu.

****

O gün askeri vesayetin belini kırmak için AB kriterlerini öne sürerek batının hem moral hem de sermaye desteğini arkasına alan AKP’ydi.

O gün AB’nin çekim gücüne olan ihtiyacın benzeri bugün içine doğalgazı ve Yunanistan ile Rumları da alarak adanın tümünde yeniden oluşturulmaya çalışılıyor.

Ayni anda tüm komşularıyla ve batıyla ilişkisini bozmayı başaran AKP iktidarı da Kıbrıs sorununu çözmeyi kendi iktidarının devamı için çıkış yolu olarak görüyor. Kuyruğu dik tutarak tavizler vermenin manevrasını yapmanın yolu bulunmaya çalışılıyor bugünlerde.

Bizi saymıyorum. Bizim varlığımız zaten tartışma konusu.Varlığımızın olduğunu düşünsek de ağırlığımız havadaki tüy kadar.

Çözümden başka da çıkış yolumuzun olmadığını Türkiye’deki iktidar son yıllarda yapıp söyledikleriyle bize zaten gösterdi.

Referanduma götürülecek anlaşmanın ‘’Kıbrıslı’’ olduğu görüntüsünü vermek adına iki lider arasında yaşanacak bilindik tıkanıklıkları da aşmak için iki tarafın dışındaki taraflar kendilerinin de onayladıkları ‘’görüşmecilerin’’ arkasına sığınarak çözüm getirmeyi deniyorlar.

Bunun Türkiye’nin iç siyasetine ve Kürt sorununa yansımaları Anadolu’ya da federal bir yapıyı getirip getirmeyeceğini yine birlikte göreceğiz.

Ama görünen o ki Kıbrıs’taki çözümle beraber Türkiye’de de bir çözülme süreci başlayacak.

****

Bu geçiş sürecikapanıyor olan bir dönemin habercisidir.

Bilinen o ki, değişimin öncesine dayanan bir ömrü vardır.

Bu da çoğu zaman değişim olduktan sonra anlaşılır.

Değişim ihtiyacı hangi sebeple ne zaman eyleme ve değişimin kendisine dönüşür bilinmez.

Değişimin geliyor olduğunu görememek hem statükoda çıkarı olan, hem de tembel tembel oturan için büyük risktir.

Değişimin bilinen bir diğer tarafı da bu bilinmezliğidir.

Işıklar elbette bir gün yanacaktır.

Karanlığın gölgelediği ‘’gör dediğimiz’’ gerçekler ortaya çıkınca ‘’ben biliyordum’’ deme ihtimali bugünlerde beni ‘’niye yazıyorsun sen de seyret’’ diye düşünmeye itmeye başladı.

Kim bilir benim gibi amatör bir ‘’yazı insanı’’ için de değişim yazmayaara ya da paydos deme zamanının geldiğidir.

 



TAGS: cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems