HABER KIBRIS

Bir katliamın ideolojik alt yapısı (Ve Barbaros Şansal olayı)

03/01/2017


ads

Başaran Düzgün


Üniversite yıllarında, yani 30 seneyi aşkın süre önce, kantin köşelerinde tartışır dururduk;

“Yeni yılı kutlamak doğru mu yanlış mı” diye.

Dinci arkadaşlar, “caiz değildir” deyip dururlardı.

Sonra Devlet Bahçeli gibi hocalarımız tam da 31 Aralık günü, miladi takvimin nasıl da yanlış olduğunu aslında Hicri takvimi kullanmamız gerektiğini vaaz ederlerdi.

Okul yönetimi, tam da 31 Aralık’a denk düşürüp geceye sarkan dersler koyardı. “Bugün sıradan bir gündür” mesajı vermeye mi çalışırdın yoksa “devam zorunluluğu var, bunları meşgul edelim de yılbaşını kutlayamasınlar” hedefi mi vardı bilinmez ama ne yaparlarsa yapsınlar çok güzel yılbaşı eğlenceleri düzenlerdik kendi aramızda.

Sadece Raif Denktaş’ın ölümü üzerine eğlenceleri iptal ettiğimizi hatırlarım.

Onun dışında yaşam biçimimizden taviz vermezdik.

Haklarını teslim etmeliyim ki dinci arkadaşlar ve hergeçen gün üniversitede kadrolaşan hocalar da konuyu tartışma düzeyinde tutarlar, ötesine geçmezlerdi.

Yani kendileri gibi düşünmeyenlere şiddet uygulamazlar, başkalarının yaşam biçime zorla karışmazlardı.

Oysa şimdilerde bambaşka bir Türkiye var.

Fesli ve sarkık bıyıklı bir adamın Noel Baba’ya yumruk attığı pankart İstanbul’un caddelerine asıldığında, dinci gazeteler “ey Müslümanlar, son uyarımızdır, yılbaşını kutlamayınız” diye manşet attığında ve devletin bir resmi kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı” caiz değildir” şeklinde fetva verdiğinde şok geçirdim.

Çünkü tüm bunların üstüne bir katil yılbaşı kutlaması yapan mekanı basacak ve 39 kişiyi öldürecekti.

Böylece de zincirin halkaları tamamlanmış olacaktı.

Eğer karşı olduğunuz hayat biçimlerine yönelik şiddeti meşrulaştırırsanız dinci katillere kapı açmış olursunuz.

Sen Noel Babaya yumruk atmayı normal sayarsan, o da eğlenen masum insanlara kurşun sıkmayı normal sayar.

Sen “son uyarımızdır” dersen o bir adım ileriye gider ve kendince “ceza” keser.

Ve sen devlet olarak bu kavgada resmen taraf olursan meydana gelenlerin hesabını veremezsin.

***

Barbaros Şansal’ın sınırdışı edilmesi KKTC’nin hesabına büyük bir ayıp olarak yazılacaktır.

Özellikle Hüseyin Özgürgün ve Serdar Denktaş’ın.

Son kalan erdemlerimiz arasında “farklı düşünenlere-farklı yaşayanlara” hoşgörümüz vardı.

Bununla övünürdük.

Her ikisi sayesinde yerle bir oldu.

“Kıbrıs’ı çok seviyorum ve burada yaşamaktan mutluyum” diyen birisini, paramparça edilmesi için kovdular.

Bunun için de bir güruhun “şikayetlerini” gerekçe gösterdiler.

O güruh içinde bulunanlar da dahil faşist çetecilerin geçmişte yaptıklarına göz yumdular.

Barbaros Şansal olayı sıradan bir vaka değildir.

Teslimiyetçiliğe doğru hızla ilerleyişin somut bir delilidir.

Bu teslimiyetçiliğe dur demek gerekir.

Çünkü nerede duracağı belli değildir. 



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems