HABER KIBRIS

''Bir romanda okumuştum buna benzer bir şeyi''

01/05/2017


ads

Ahmet Okan


Kasiyerde kuyruk vardı.

Çoğunluk siyah öğrenciler.

Kasiyer TC kökenli bir kız.

İşini yaparken “of puf” çekiyordu.

Öğrencilerin parası çıkışmadığından iptal ettiriyorlardı aldıklarının bir kısmını.

Kasiyer kızın yüzünden düşen bin parça.

Sordum;

-Niye öfkeleniyorsun, dedim.

-Abi dedi, memlekete bunlarla doldu. Ceplerinde para yok. 50 liralık bir şeyler alıp paraları çıkışmayınca iptal ettiriyorlar. Uğraş dur…

Haklıydı kasiyer kız.

Gerçekten memleket bunlarla dolmuş…

Bugün 1 Mayıs.

Ahali tatilde.

Böyle günlere denk gelen yazıların ne önemi olabilir diye geçirebilir insan içinden ama yazar herhangi biri için değil de kendi için yazdığını düşününce rahatlayabilir…

Şimdi öyle değildir muhakkak.

Eskiden bir gazete yayınlanmak istendiğinde kamu dairlerinin kaç gazete aldığı hesap edilirdi.

Bu rakam yaklaşık 200 civarındaydı.

Bayilerdeki satış 100-200 olsa bile 300-400 civarında bir tiraj yakalanmış  olurdu.

Reklam pastası çok küçük olduğundan, iş çevrelerinin de reklam verme alışkanlığı olmadığından, (başka nedenler de vardı kuşkusuz),

Devlet’in verdiği ilanlardan medet umulurdu.

Maliyetler bu çerçevede hesaplanır ve gazetenin maddi olarak yaşayıp yaşamayacağı hesap edilirdi.

Biraz da risk alındı mı, bir gazete çıkarmak için gerekli cesaret toplanmış olurdu.

Bu şekilde bazı gazeteler yayına girmiş ama yaşamaları uzun ömürlü olmamıştı…

1980’li yılların içinde “Demokrasi” gazetesi macerası bir yana, “Kıbrıslı” adında bir dergi çıkarmıştım, ne tuhaf ve aptalca bir cesaretti, ancak bir sayı çıkarabilmiştim…

Bugün 1 Mayıs’ı yazmayı düşünürken,

Yukarıda görüldüğü gibi ondan bundan konulara daldık.

İyisi mi,

Cem Karaca’nın Tamirci Çırağı adlı parçasının sözleri ile bitirelim:

Gönlüme bir ateş düştü yanar ha yanar yanar
Ümit gönlümün ekmeği umar ha umar umar
Elleri ak yumuk yumuk ojeli tırnakları
Nerelere gizlesin şu avucun nasırları

Otomobili tamire geldi dün bizim tamirhaneye
Görür görmez vurularak başladım ben sevmeye
Ayağında uzun etek dalga dalga saçları
Ustam seslendi uzaktan oğlum al takımları

Bir romanda okumuştum buna benzer bir şeyi
Cildi parlak kağıt kaplı pahalı bir kitaptı
Ne olmuş nasıl olmuşsa aşık olmuştu genç kız
Yine böyle bir durumda tamirci çırağına

 

Ustama dedim ki bugün giymeyim tulumları
Arkası puslu aynamda taradım saclarımı
Gelecekti bugün geri arabayı almaya
O romandaki hayali belki gerçek yapmaya

Durdu zaman durdu dünya girdi içeri kapıdan
Öylece bakakaldım gözümü ayırmadan
Arabanın kapısını açtım açtım girsin içeri
Kalktı hilal kaşları sordu kim bu serseri

Çekti gitti arabayla ekzozuna boğuldum
Gözümde tomurcuk yaşlar ağır ağır doğruldum
Ustam geldi sırtıma vurdu unut dedi romanları
İşçisin sen işçi kal giy dedi tulumları

Yine de aklım kasiyer kızın öfkesinde kaldı.

Memlekete doluşanlardan şikayetçiydi.

Doğrusu, bir romanda okumuştum buna benzer bir şeyi…



TAGS: ahmet okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems