HABER KIBRIS

Bir Şey Yapmalı…

24/04/2017


ads

Ahmet Okan


Bazan böyle olur.

Hiçbir şey ile uğraşırsınız.

Ne yapsanız hiçbir şeydir…

Bir yazı ya da bir haber okursunuz aslında hiçbir şeydir.

Bir yazı yazarsınız,

Noktayı koyup baştan aşağıya okuduğunuzda hiçbir şey yaptığınızı anlarsınız…

Günlerin çoğu da böyle geçer.

Nerede olursanız olunuz.

Çok şey yapmış gibi gün içinde didinir durur, oradan oraya koşturursunuz.

Gün biter, geriye bakar, hiçbir şey yaptığınızı anlarsınız…

Herhangi bir şeyin bir şey olması için yeni bir şey olması gerekiyor herhalde.

Aynı şeylerin tekrarı hiçbir şeydir…

Kıbrıs meselesi bunun için bir anlamda hiçbir şeydir.

Yeni hayatların yeni hayatlara eklenmesine,

Var olan nesilleri yeni nesiller kovalamasına rağmen,

Kırk yıl aynı şeylerin tekrarlanması,

Bir bakıma o “sorun”u hiçbir şey yapar,

Bununla uğraşanlar hiçbir şeyle uğraşmış olur,

Bir tek dövünmek kalır geriye,

Mesela, mesele bir çözüme kavuşursa ancak yeni bir şey olur…

Bir şey yapılması gerektiğini ya da bir şey yapmak için bir yerden başlanılması gerektiğini bir fıkra ile anlatalım:

Yaşadığı şehirden, bulunduğu ortamdan kısacası yaşantısından sıkılan
bir adam, cebindeki az miktar para ile yanına hiçbir şey almadan bulunduğu kenti terk edip daha önce hiç bilmediği bir ülkeye gitmiş. Oraya henüz alışmaya çalışırken birden bir ses duymuş. Bir çığırtkan, avazı çıktığı kadar meydanda bağırıyormuş:

- Tiyatro! Gelin! Kaçırmayın! Bu akşam Tiyatro!
Adam hayatında hiç tiyatroya gitmemiş ve inanılmaz derecede merak
etmiş.
Biletin nereden alındığını öğrenmiş. Bilet fiyatı cebindeki tüm para
kadar olmasına rağmen hiç tereddütsüz bileti almış. Başlamış merakla oyunu izlemeye...
Oyun bitmiş, herkes dağılmış ve bizim meraklı öylece kalmış, izlediği
muhteşem oyun karşısında. O sırada temizlikçi tarafından salonu
boşaltmak için ikaz almış. Adamsa:
- Bana müdürünüzün yerini söyler misiniz? Onunla bir şey konuşmam
gerek... demiş.
Seyrettiği oyunun etkisi ile müdür ile konuşmuş ve ne olursa olsun, ne
iş olursa olsun buranın bir parçası olmak için çalışmak istediğini
belirtmiş.
Müdür çok şanslı olduğunu, şu sıralarda bir temizlikçi aradığını fakat
önce onu denemesi gerektiğini ifade etmiş ve denemek üzere aylardır el
değmemiş bir kütüphanenin temizliğini uygun bulmuş.
- İşte burayı temizle. Eğer beğenirsem seni işe alırım... demiş ve
gitmiş.
Tiyatro aşkının verdiği şevk ile temizlik beklenenden kısa sürede
bitmiş.
Müdür odayı görmeden adamın samimiyetine inanmamış. Onu diğerleri gibi işi savsaklayan biri sanmış. Fakat odanın temizliğini görünce hayretler
içinde kalmış. Aylardır içeriye girilmeyen oda gıcır gıcır oluvermiş. Müdür bu çabuk ve becerikli adamı işe almaya karar vermiş.
- Tamam seni işe alıyorum
- Fakat benim yatacak yerim yok.
- O zaman burada yatarsın ve işe daha erken başlarsın.
İstediği olan tiyatro tutkunu, huzurlu bir şekilde odayı terk ederken
müdür.
- Adın neydi senin buraya yazalım... demiş.
Aldığı cevap ise;
- William! William Shakespeare!... olmuş.



TAGS:
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems