HABER KIBRIS

Bu kez niye başaramayabilirler?

09/04/2017


ads

Cenk Uzunoğlu


AKP siyasi hayatının başında etiketlenmek istendiği üzere yalnızca ‘’dindar’’ olanların partisi iddiası ile yola çıkmamıştı.

AKP’nin siyasi başarısı ‘’inançlı olmanın’’ ötesine geçen bir tanımlamayla yarattığı, batıya da uyumlu olan ‘’muhafazakârlık’’ oldu.

Bu geniş tanımlamanın parti ve lider kadrosu etrafına da yansıması ile yaratılan aidiyet hissi AKP’yi bir kitle partisi haline getirdi.

Partiler üstü tanımlamayla kendini ‘’geleneksel’’ ve ‘’modern’’ olarak tanımlayanların varlığından hareket ederek 50% oy potansiyeline bu iki kümeyi ortak bir paydada, ‘’inançlı olmakta’’ birleştirerek ulaşmayı başardı.

AKP’nin ilk 10 yılındaki siyasi başarısının altındaki en önemli etken bu oldu.

xxx

Geleneksel muhafazakârlara önem verdikleri ‘’fikri beslenme’’ ihtiyaçları ile yaklaşıldı.

Bu kesim ekonomik olarak darda olsa da onlar için siyasetin sosyal hayattaki gidişata yansıması ve Müslümanların liderliğine soyunabilmek ekonomi ve dış siyasetin yansımalarından daha önemli olduğu tespitinden hareket edildi.

Özellikle ekonomi ve dış siyasetle ilgili konularda geriye gidiş olduğu anda bu fikri beslenmeye yönelik söylem ve uygulamalar hep ön plana çıktı.

Hatırlanacağı üzere işe başörtüsü ile başlandı.

Arkasından eğitimde ‘’4+4+4’’.

Kürtaja yasak.

İnternet kullanımında sınırlama.

Çocuk sayısı ve buna göre teşvik edici para yardımı.

Öğrenci evleri ve karma yurtlar gündeme getirildi.

Burada hedeflenen toplumda var olan en güçlü partiler üstü eğilimin ‘’inançlı ve muhafazakâr olmak’’ olduğundan hareket edildi.

xxx

AKP’ye sandıkta esas siyasi başarıyı getiren kendi yarattığı ‘’modern muhafazakârlar’’ oldu.

Bu kesim geleneksel örf ve adetlere bağlı dini duyarlılıkları olmakla beraber özel günlerde abartmamak kaydıyla alkol de alabilen veya buna tepki koymayan bir kesim.

Bu şekilde gruplandırılmalarının en önemli sebebi demokratik açılım, Kürtçe eğitim ve kadının iş hayatına katılımını önemsemeleri gibi geleneksellikle alakası olmayan alanlarda ortaya koydukları beklenti oldu.

Bunun da çıkış noktası ekonomik büyümeye bu konuların çözümlenmesinin çok daha büyük fırsat ve katkı sağlayacağını düşünmeleri oldu.

Daha önce tabana bu derece yayılmamış olan ‘’modern muhafazakârların’’ büyük bir bölümü ekonomik olarak bir şeyler yapmak isteyen bilgili, potansiyel sahibi ama imkânı olmayan kişilerden oluşuyordu.

Bu kesimi muhafazakâr olmanın getirdiği ‘’biz’’ duygusundan kopartmadan, bireysel olarak kendini tanıma ve bir şeyleri gerçekleştirme adına fırsat sağlanarak genişlemesi sağlandı.

‘’Sen yaparsın biz de arkandayız’’ deyip araya cemaatlerin de girmesine izin verilerek daha önce kapalı olan kapılar açıldı.  Farkına varılmayan açılan bu kapıların ve devlet denen yapının anahtarlarının ucu dışarıda olan bir yapıya verilmesiydi.

Modern muhafazakârlar ekonomik olarak Türkiye’nin geleceğine müthiş güvenleri olan, bundan dolayı yatırım, üretim ve tüketim konusunda da iştahlı bir kesimden oluşuyordu.

Dini hassasiyetleri bilse, anlasa ve sırıtmadan uygulasa da öncelikli olarak ekonomiye ve demokratikleşme çabalarına bakarak oy tercihlerini belirliyorlardı.

‘’Modern muhafazakârları’’ canlı ve bağlı tutmak geleneksellere ‘’promosyon’’ dönemlerinde uygulanan ‘’fikri beslenmeyle’’ mümkün olmuyor.

‘’Modern muhafazakârlar’’ AKP iktidarının ilk 10 yılında gelinen noktadan son derece memnundu.

Erdoğan’ın son üç dört yıldır toplumun diğer yarısında yarattığı olumsuz algıdan da bir o kadar rahatsız oldular. İkileme düştüler. Ekonomik düzenlerinin bozulmaması ve ortada siyasi bir alternatif de olmadığı için kerhen AKP’ye oy vermeye başladılar.

****

AKP’nin Türk siyasetine getirdiği en büyük yenilik seçmeni partiler üstü hassasiyetlerine göre kümeleme ve buna göre siyaset üretme yetkinliği oldu.

Türk siyasetine bağımsız ölçümleme ile ortaya çıkan eğilimlere göre politika üretmeyi ve bunun üzerinden siyasi söylem inşa etmeyi AKP getirdi.

AKP, Türk siyasetinde muhafazakârlığın farklı tonlarını yarattı.

Yarattığı ve ona başarıyı getiren bu yetkinlik ve o yetkinliğin yarattığı modern muhafazakârlar da onun düşüşünü başlatan unsur olacak gibi duruyor.

16 Nisan’ın bir seçim olmaması ve referandumun içeriğinin özellikle ‘’modern muhafazakârlarda’’ yarattığı tereddütlerin ötesinde AKP tabanında hâlihazırda oluşmuş bir kırılma var.

Olası hayır sonucunun başlangıç noktası 17-25 Aralık’a dayanan yolsuzluk iddiaları ile birlikte iç ve dış siyasette mezhep ve dini hassasiyetlere göre kümelenmelere yönelik söylemler vardır.

Bu ‘’modern muhafazakâr’’ kesim hayır ya da geçersiz oy kullanarak seçimin sürprizi olmaya yakındır.

Bugüne kadar verdikleri oylarla demokratikleşme, din ve mezhep ekseninde ortaya çıkan Türkiye görüntüsüne vicdanen ortak olmamak adına referandumu bu siyasi harekete geri bildirimde bulunma fırsatı olarak görmektedir.

Bu duruş da ülkedeki uzlaşmanın başlangıç noktası olmaya adaydır.

Bunun için 17 Nisan da önemli bir gündür, çünkü olası ‘’hayır’’ sonucu karşısında buna destek veren siyasilerin söylemleri son derece kritik olacaktır.



TAGS: cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems