HABER KIBRIS

Bu ucubeyle zor be annem…

29/06/2017


ads

Başaran Düzgün


Söylediklerini okuyunca “hahahahahahaa” diye yüksek sesle güldüm.

Odada oturanlar garip garip yüzüme baktılar.

Eminim bir kısmı, sıcakların başıma vurduğunu, diğer kısmı da iş stresinden sıyırdığımı falan düşündüler o an.

“Bu adam müthiş yahu” dediğimde normal olduğuma karar verdiler ve “hangi adam”  diye sordular “Nikos,  yok yok, Anastasiades değil adaşı Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias.”

Hani Mont Pelerin’i dağıtan ve ikinci randevuya gitmeyen, sonra “Türkler sıfır asker ile sıfır garantiyi kabul etmezlerse görüşmem” deyip de pazarlık yapmadan istediğini alma gibi bir garabete imza atıp dünya diplomatik literatürüne giren, yaptığı sert açıklamalarla adaşı Nikos’u zor durumda bırakan Kocias.

Crant Montana zirvesinin ilk gününde paldır küldür şunları söylemiş: “Önce kurulacak devletin şimdiki gibi çağdışı bir sömürge artığı mı yoksa çağdaş bir devlet mi olacağına karar vermemiz lazım…”

Zirvedeki Havadis ekibinin kulislerden derlediği bilgilere göre adaşı Nikos Anastasiadis bu sözlere çok bozulmuş.

Morarmış, öfkelenmiş ve muhtemelen peşisıra dört-beş bardak viskiyi art arta devirmiştir.

Kocias’ın Anastasiadis’i nasıl teselli ettiğini bilmiyorum.

Tesellinin şekli sarf edilen sözlerin içeriğini değiştirmez tabi ki.

Adam doğru söylemiş.

Üstelik doğru bir şeyi güzel cümlelerle anlatmış.

Evet, Kıbrıs Cumhuriyeti bir sömürge artığıdır. Çağdışı bir devlettir.

Ve evet yeni, çağdaş bir devlete ihtiyacımız vardır.

Anastasiadis’in ölümüne savunduğu ve egemenliğini Kuzey’e de yaymak / kabul ettirmek istediği Kıbrıs Cumhuriyeti tepeden tırnağa sömürge artığı ucube bir devlettir.

***

Rahmetli dedem hep anlatırdı;

“Bir sabah kalktık, radyodan duyduk, Makarios ile Dr. Küçük anlaşmışlar artık bir devletimiz olacakmış…Uh anam dedik İngiliz’e ne olacak?”

Ömrünün büyük bölümünü Büyük Britanya İmparatorluğu’nun deniz aşırı vatandaşı olarak geçiren dedem belli ki daha ilk andan inanmamıştı ortak bir devletin kurulacağına.

Zaten içine de sinmemişti.

Kendisi gibi bahçelerde çalışarak hayatını kazanan bir Kıbrıslı Türk’ün çok sevdiği bir Kıbrıslı Rum kadınla evlenmesi için hem dinini hem de ismini değiştirmek zorunda kalmasına çok kızmıştı.

Yapacak bir şey yoktu.

Kocias’ın “sömürge artığı” dediği Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasalarına göre karşı toplumla evlenmek yasaktı ve bir tarafın mutlaka tercih yapması gerekirdi.

Kıbrıs Cumhuriyeti buna benzer daha birçok garabetle doludur.

Belki bu yüzden de her iki tarafça da kabullenilmemiştir ve fiili ömrü sadece 3 yıl olmuştur.

Neyse, Avrupa Birliği üyeliği Kıbrıs Cumhuriyeti’ni biraz yontsa ve çağdaşlaştırsa da vatandaşlarının büyük çoğunluğu hala ırkçı ve yabancı düşmanıdırlar.

Bu düşmanlığa Kıbrıslı Türkler de dahildir.

***

Crans Montana’nın ilk günü hareketli ve keyifli başladı.

Zirveye katılanlar Hacılar Tepesi anlamında olan Mont Pelerin’i sevmemişlerdi.

Karşılarında müthiş manzarasıyla Cenevre gölü olmasına karşın Hacılar Tepesi’nden yani Mont Pelerin’de kaçmak için can atmışlardı.

Crans Montana’da 7 Temmuz’a kadar kalacaklarmış.

Bazıları Crans Monta’ya “tıraşlanmış tepeler” lakabı taktı.

Eğer öyleyse vay liderlerin haline.

Bizimkileri bilmem ama Anastasiadis’in ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ciddi bir tıraşlanmaya ihtiyaçları vardır.

Bu ucube ile zor be annem.

Kocias’ın dediği gibi…



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems