HABER KIBRIS

Cevap hakkı

11/01/2017

ads

ads

Bülent Dizdarlı


İlginçtir. Son zamanlar da beni, ille de bir siyasi partimize angaje etmek gibi bir gayret görmekteyim. Mesnetsiz yazılarla bunu destekleyenler var. Bu iddialara cevap vermek için bu yazıyı kaleme aldım. Başka da bu konuda ne yazacağım ne de konuşacağım :

Ne yalan söyleyeyim siyasete atılmayı da hep istedim. Siyasete girmeyi, siyaset yapmayı her zaman sevmişimdir. Birkaç kez de ciddi fırsatım oldu bunu yapmak için. Her defasında eşimin sıkı muhalefeti ile karşılaştım. “Ben yargıcım. Bir yargıç her şekilde tarafsız kalmalı, senin bir partide siyaset yapman benim tarafsızlığıma zarar verir” diyerek beni durdurdu.

Bende içimdeki uhdeyi genelde Sivil Toplum Örgütlerinde çalışarak giderdim. Başta Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olmak üzere değişik kurum kuruluşlarda yönetim kurulu üyesi veya başkan sıfatlı görevler ifa ettim.

Emine Hanım’ın Yargıçlıktan ayrılıp Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) olmasıyla artık hevesimi giderebileceğimi düşünmüştüm. Ne var ki görüyorum ki “tarafsızlık ilkesi” şimdiki işinde daha da önemli. Belli ki bu uhde hep içimde kalacak.

Emine Hanım, işini iyi yapan bir insandır. İşine ne beni karıştırır ne de başkasını. Bu konuda dersimi onun ilk yargıç olduğu günlerde aldım. Bir konuda yardım isteyen arkadaşımın isteğini ilettiğimde terslendim. O günden sonra birbirimizin işi hakkında konuşmamayı ilke edindik. Aslında bu benim çok işime geldi. Zira insanlara “hayır” diyebilme yeteneğini kazandım. Kısacası demek istediğim şudur ki onun işi icabı yaptığı her hangi bir eylemde etkim sıfırdır.

Hamama giren terler. Emine Hanım da bu işe girerken başına iş aldığını pek âlâ biliyordu. Asla bir piyon gibi orada durmazdı. Ve yasasının kendisine çizdiği sınırlarda gerekli hamleleri yapacaktı. Yaptı da. Ve onu biraz tanıyorsam, her şeye rağmen yapacakta…

O bir dostun(!) aracı olup yazısında tehdit ettiği gibi dedikodu mekanizması ile kendisine saldırılacağını da hesaplamıştı. Bunu da göze almıştı. Önemsemiyordu. Çünkü Emine Dizdarlı için önemli olan önce hukukun üstünlüğüdür. Bir siyasi ya da maddi herhangi gaylesi ise hiç yoktur.

Başta da söylemek istediğim gibi bu yazı Emine Dizdarlı’yı savunma maksatlı değildir. O kendi işini kendi çözmeye muktedirdir. Ne var ki bana yönelik ifadelere karşı bu yazıyı yazma ihtiyacını duydum.

Çünkü ne yazık ki dedi kodu mekanizmasını onun değil de benim üstümden kurdular. Hiç niyetim yokken beni bu işin içine çektiler. Oysa ne gereği vardı?

Mesleğim ve yaşam biçimim gereği benim her partiden insanla temasım, arkadaşlığım vardır. Meslek gereği din dil ırk cinsiyet ve de siyasi düşünce fark etmez. Herkesle konuşurum. Konuştuğum insanlardan bir şeyler alır bir şeyler vermeye çalışırım. Sadece alıcı olanlardan ise kolay koparım.

Sanırım bundan dolayıdır ki değişik siyasi iktidarlar zamanında verilen görevleri kendimce doğru olarak yaptım yapmaya da devam ediyorum.

Netice ben bu çirkin siyaset ortamından cidden soğudum.

Bugüne kadar hiçbir partiye üye ya da angaje olmadığım gibi bundan sonra da olmayacağımı belirtmek isterim. Şu anda Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin Başhekimiyim ve bütün enerjimi buraya harcıyorum. Bu görevi emekli olana kadar en iyi şekilde yapmak dışında başka bir derdim de yoktur.

Bu lütfen herkes tarafından böyle bilinsin.

BANA GÖRE HAFTANIN ÖNEMLİ OLAYLARI

– Cenevre Görüşmelerinin başlaması

– İstanbul’un kar altında kalması nedeniyle Ercan’dan kalkıp oraya gitmesi gereken çok sayıdaki uçak seferinin iptal olması.

– Akaryakıt zammı.

– Dövizin önlenemeyen yükselişi

ANLAYAMADIKLARIM

ABD Başkanı Barack Obama, görevini devredeceği Donald Trump’ı, Beyaz Saray’ı ‘aile şirketi yönetir gibi’ yönetmeye çalışmaması konusunda uyarmış. Şimdi bu uyarı nereden çıktı anlayamadım. Obama önce son sekiz senede dünyayı nasıl yönettiğini farkında mı acaba? 



TAGS: bülent dizdarlı
MANŞETLER

HK Bülent Dizdarlı

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems