HABER KIBRIS

Cinayetlerin ardından

21/04/2017


ads

Ahmet Okan


Bir zamanlar Kıbrıs’ta çok seyrek de olsa kadın cinayetleri meydana gelirdi.

Bunların birçoğu kıskançlık yüzündendi…

Bu cinayetlerin bir kısmı destanlaştırılırdı da.

Halit Arap Destanı gibi…

Bir cinayet olduğunda yer yerinden oynar,

Baf’tan Karpaz’a kadar insanlar bu cinayetlerin öyküsünü anlatır dururdu…

Halit Arap Sarayönü esnaflarındandı, kebapçılık ve paçacılık yapardı.

Gönlünü Gülsüm diye bir güzele kaptırmıştı ki,

Gülsüm’ün başka ilişkilerini kıskanan Halit Arap, 1923 yılında bir Pazar gecesi kadını 23 yerinden bıçaklayarak öldürmüştü.

Halit Arap ise İngiliz ipinde can vermişti…

Olay yıllarca tartışılmış ve Halit Arap’ın adına bir destan yazılmıştı.

 

Palto omuzda giderdim kıyı kıyı

Gitmem ile heman vurdum kapuyu

Halin olur pek yaman

Açık tutardım çakıyı

Bu tarihten çok geçmezden önce 1924 yılında yine kıskançlık ve dedikodu yüzünden Lefkoşa’nın bilinen saygın insanlarından Dr. Behiç karısını öldürmüş ve onun da akıbeti Halit Arap gibi olmuştu.

Diğer olaylarda olduğu gibi bu olayın arkasında da çeşitli hikayeler yatmaktaydı.

Bu yüzden Dr. Behiç için de destanlar yazılmıştı…

Bir set üzerinde hastaneye götürdüler maktule kızı

Tuvaleti bozulmamış yanakları kırmızı

Melek gibi gözleri kaldı açık

Hokka gibi yumulu ağzı

Ahalinin bu tür olaylar karşısındaki duyarlılığı destanlara, ağıtlara yansıyordu.

KIöfünye’de de kadın cinayeti olayı gerçekleşmişti.

1931 yılında 23 yaşında şeher’den köye öğretmen giden genç bir kadın kendisine aşık olan biri tarafından sürekli taciz edilir.

Kadın genç erkeğin aşkına cevap vermeyince Mehmet adındaki aşık bir gece öfkelenir ve çıkan arbedede öğretmeni yaralar, annesi ile kız kardeşini de öldürür.

Bu olay üzerine şu satırlar yazılır:

İlk akşamdan Mehmet girdi odaya

Gadın Melek dayanmadı bıçağa

3 bıçakta atıldılar sokağa

Beyaz Ahmet ağlar, söyler Feriham,

Hem haremim gitti, hem Rasiha’m

Abostol onbaşı alır ifade

Böyle katillik görmedim dünyada

Feriha ile Rasiha’yı otomopile koydular

Giderken Rasiha’yı, Feriha’nın gucağında ölü buldular (Altay Sayıl, Kıbrıs’ta Cinayet Kurbanı Kadınlar, s 81)

1938 yılında kadın cinayetlerinde sıra Artist Süreyya’da idi.

Güzel Süreyya bir gece kulübünde çalışmaktaydı ve ona ilişen biri tarafından bir gece yastıkla boğularak öldürülecek, katili de bulunamayacak,

Lefkoşa Artist Süreyya’ya ağlayacaktı…

Günümüzde meydana gelen o yürek burkan kadın cinayetlerinin ardında da mutlaka birçok hikaye yatıyor.

Kimsenin bu hikayelerin peşine düşmemesinin,

Adına ağıtlar ve destanlar yazmamasının,

Ve bu hikayelerle ilgileniyor olmamasının,

Kimin kim olduğunu bile bilmemesinin,

Ve kadın cinayetlerinin giderek toplumsal tepkilere dönüşmesinin nedenleri başka olsa gerek…

Belki de “yabancılaşma” dedikleridir…



TAGS: ahmet okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems