HABER KIBRIS

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Arttı

13/01/2013
Kıbrıs Gazetesi-Mehmet Kara

Ürolog Dr. Sözüöz, cinsel yolla bulaşan hastalıklarda artış görüldüğünü belirtti; Psikolog Kahraman da yaşananları ‘kendi kendini yok eden akrebe’ benzetti

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Arttı

Kuzey Kıbrıs’ta sadece kalp, kanser ve diabet hastalıklarında değil, cinsel yolla bulaşan hastalıklarda da ürküten artışlar yaşanıyor.
KIBRIS’a konuşan deneyimli Ürolog Dr. Alper Sözüöz, ülkemizde eskiden en fazla bel soğukluğu ve frengi hastalıklarının görüldüğünü, şimdilerde ise, AIDS, Kondiloma (cinsel siğiller), uçuk gibi vakalar ve klamidya hastalıklarına daha sık rastlanıldığını ifade etti.
Sözüöz, bu hastalıklardaki artışın en büyük nedeninin, çok eşlilik ve korunmasız ilişkiler olduğuna dikkat çekti.
Psikolog Ayla Kahraman da, “Tüketiyoruz, aşklarımızı, sevgilerimizi, sağlığımızı, gelecek düşlerimizi her şeyi tüketiyoruz. Kendi kendini yok eden bir akrep gibi, iğnemizi batıracak yer arıyoruz” dedi.

Sözüöz: İnsanlar utanıyor

Ürolog Dr. Alper Sözüöz, artışın istatistiki olarak ortaya konulmasının imkansız olduğunu belirterek, hastalık taşıyan kişilerin bir kısmının devlet ve özel hastanelerde, bir kısmının ise kendi kendine tedavi olduğunu belirtti.
Tedavinin farklı yerlerde yapılması nedeniyle, rakamsal olarak hastalıkların takibinin zor olduğunu söyleyen Sözüöz, ülkemizde eskiden en fazla bel soğukluğu ve frengi hastalıklarının görüldüğünü, şimdilerde ise, AIDS, siğil, uçuk gibi vakalara, klamidya hastalıklarına daha sık rastlanıldığını ifade etti.
Sözüöz, sanayileşmedeki artışın, ülkeye Türkiye ve yurt dışından gelen genç nüfusun fazlalığının, ülkedeki cinsel hayatın aktifliğini de ortaya koyduğu söyledi.
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların, cinsel hayatı aktif gençleri yakından ilgilendirdiğini belirten Alper Sözüöz, bu tür rahatsızlıkların bulaşıcı olmasının yanı sıra ölüme kadar götürebildiğini belirtti.
Sözüöz, bu hastalıklardaki artışın en büyük nedeninin, çok eşlilik ve korunmasız ilişkiler olduğuna dikkat çekti.
Alper Sözüöz, cinsel yolla bulaşan hastalıkların kadınlarda sinsi seyrettiğine dikkat çekti.
Kadınlarda bel soğukluğunun yüzde 90 oranında sinsi şekilde ilerlediğini anlatan Sözüöz, frengide ise, cinsel organda yara oluştuğunu, kısa süre sonra iyileştiğini ancak bu iyileşmenin hastalığın ikinci safhaya geçtiğinin göstergesi olduğunu belirtti.
HIV virüsünün de, 8-10 senede kendini gösterdiğini ifade eden Sözüöz, kişinin hastalığını bilmediği için cinsel hayatını sürdürdüğünü, bunun da hastalıkların artışına büyük etken olduğunu söyledi.
Alper Sözüöz, cinsel hastalıklarla ilgili insanların utandığını, doktora gitmekten çekindiğini belirterek, bu davranışın yanlış olduğunu vurguladı.

Kahraman: Bozuk para gibi harcıyoruz

Psikolog Ayla Kahraman, birçok bireyin kişiyi var eden değerleri, bedeni, ruh sağlığını bozuk para gibi harcadığını söyledi.
Ayla Kahraman, şöyle konuştu:
“Tüketiyoruz... Aşklarımızı, sevgilerimizi, sağlığımızı, gelecek düşlerimizi her şeyi tüketiyoruz. Kendi kendini yok eden bir akrep gibi, iğnemizi batıracak yer arıyoruz. Emek harcamadan, bedel ödemeden, içimizden geldiği gibi yaşamak, çok da derinlemesine düşünmeye kaçmadan, hayatın tadını çıkarmaya çalışmak doğru değildir... Bizi var eden değerlerimizi, bedenimizi, ruh sağlığımızı bozuk para gibi harcıyorsak; nelere ve kimlere zarar verebileceğimizi, neleri kaybedeceğimizi hesaplayamıyorsak üreten insana veda edip; tüketene ‘merhaba’ diyorsak, cinsel hastalıklar ve daha pek çok kötü durum had safhada artış gösteriyorsa biz değişiyoruz demektir.”
Ayla Kahraman, insanların ilişkilere bakışı ve beklentilerinin değiştiğini söyledi. Cinsel doyum için illa ki aşk veya sevginin aranmadığına dikkat çeken Kahraman, “Zevk, anlık dahi olsa, peşine düşülecek bir macera haline gelmiştir. İyi vakit geçirtecek, değişik keyifler ve zevkler; değer yargılarımıza fazla da uğramadan güncel hayatımızdaki yerini alabiliyor” dedi.
Kahraman, bedelinin de görünüşte çok yüksek olmadığını ifade ederek cinsel yolla bulaşan hastalıkların, genelde saklandığını söyledi.
Erken teşhisin cinsel yolla bulaşan hastalıkları iyileştirmede etkisinin büyük olduğuna dikkat çeken Kahraman, tedavi olmayı başaranlar, başaramayanlar, eşine bulaştıranlar ve daha birçok sonucun yaşandığını belirtti.
Ayla Kahraman, sadakat konusunda düşüncelerin eskisinden farklı olduğunu ifade ederek, tek gecelik kaçamakların eskiden çift ilişkisinin içinde aldatma olarak kabul edildiğini, şimdi ise, sanal ya da tek gecelik ilişkilere karşı gizli bir hoşgörü içinde olunduğunu söyledi.
Erkeklerin, gece kulüplerine yaptığı ziyaretleri “kaçamak” olarak nitelemediğini belirten Kahraman, kadınların da sanal bir ilişkiyi, cinsellik boyutuna dönüşmedikçe aldatma olarak kabul etmeyebildiğini kaydetti. Ayla Kahraman, etrafta tek gecelik ilişki satan yerlerin fazlalığına da dikkat çekti.
Kahraman, şöyle devam etti:
“Cinselliğin çok ucuza satıldığı yerler, eğlence mekânlarının içine girdiyse ve kabul görüyorsa, bu sadece cinsel hastalıkların artmasına değil; cinselliğe, evliliğe, duygusal beklentilere bakışımızın değişmesine de neden olur.
Bir şekilde yaşam biçimimizle ilgili bakış açımızın, değer yargılarımızın, toplumsal farklılığımızın değişimi ile karşı karşıyayız. Cinsel hastalıklar, alkol ve uyuşturucu tüketimi artış gösteriyorsa; aile kurumu kan kaybediyorsa, tutunacak değerler çöküntüye uğruyorsa elbette bu olumlu bir değişiklik değildir. Cinsel hastalıklardaki artış da tek kayıp değildir.”



TAGS: Ürolog Dr. Sözüöz, Psikolog Kahraman, cinsel yolla bulaşan hastalık, kıbrıs, artış,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2012 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems