HABER KIBRIS

Çözümsüzlüğün nedenleri

19/03/2017


ads

Orhan Aydeniz


Kıbrıs’ta yaşayan her iki halkın ezici çoğunluğunun barıştan yana olmasına rağmen, yaklaşık yarım asırdan beri sürdürülen görüşmelerden sonuç alınamamaktadır.

Müzakerelerin şimdiki kulvarda sürdürülmesi halinde ise, yarım asır sonra da sorun yine çözümlenemeyecek.

Çünkü sorunun nedenleri dikkate alınmamakta ve tüm ilgili taraflar tek yanlı olarak sadece kendi çıkarlarını ön planda tutuyor.

Yoksa Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği, iki halklı ve iki kesimli bir çözüm gerçekleştirilmesi imkansız değildir.

Aslında asırlarca Osmanlıların yönetimi altında bir arada yaşayan Yunanlılar ile Türkiyeliler ve adadaki Rumlar ile Türkler arasında bir çok ortak yanlar vardır.

Her iki halkın yemekleri, hemen hemen aynıdır. Gelenek görenekleri arasında da çok benzerlikler vardır.

Geçmişten günümüze özel yaşamda, bazı Rumlar ile Türkler arasında da çok samimi dostluklar kurulduğu, inkar edilemeyen bir gerçektir.

Buna rağmen soruna doğru teşhis konulmaması ve art niyetli hareket edilmesi nedeniyle sorunun çözümü mümkün olamamaktadır.

Gerçekten sorunun çözümünden yana olanlar, öncelikle Kıbrıs sorununa doğru teşhis koymalı ve Rum-Yunan tarafının ENOSİS idealinden kaynaklandığını kabul etmeli.

Bu nedenle Kıbrıs sorununun gerçekten ve kalıcı olarak çözümü isteniyorsa, öncelikle adanın tümünün Yunanistan’a bağlanması ideali olan Enosis’ten vazgeçilmeli.

Türkler 70 bin şehit vererek aldıkları Kıbrıs’ı entrika ile kaybettiği halde, adanın tümünü geri almak istememekte, yaklaşık %36’sına bile razı olmaktadır.

Öte yandan Rum-Yunan tarafı, halen sürdürülen müzakerelerde adanın kuzeyini de ele geçirmesine zemin hazırlayacak, bir anlaşma peşindedir.

Rumlar ile aşırı derecede birleşme yanlısı olan sayın Talat ve sayın Akıncının tüm çabalarına ve korkunç ödünler vermelerine rağmen, bir anlaşma yapılamadı.

Kuşkusuz müzakerelerde şimdiye kadar verilen korkunç ödünler nedeniyle, yapılacak bir anlaşmanın Türk tarafınca referandumda kabul edilemeyeceği şimdiden bellidir .

Ancak Rum-Yunan tarafının Megalo ideanın bir maddesini oluşturan adanın ilhak edilmesi idealinden vazgeçmemesi davalarına bağlılık ve azimlerini gösterir.

Fakat asırlardan beri bu topraklarda yaşayan biz Türk halkı da, içimizdeki aşırı birleşme yanlılarının çabalarına rağmen, büyük fedakarlıklarla kazandığımız kendi kendimizi yönetmek hakkımızdan vazgeçmemiz beklenmemeli.

Olası çözümden sonra Girit Türkleri ve Filistin Araplarının kaderini paylaşmamak için iki kesimlilik, kendi kendimizi yönetmek, ayrı egemenlik te ısrar etmemiz ve bize kalacak bölgenin sınırlarının hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği çok etkin ve sağlam garantilerle güvence altına alınmalı .

Ayrıca mülk sorunu da savaşlardan sonra bütün dünyada yapıldığı şekilde, toptan takas ve tazminat yöntemi ile halledilmeli.

Aksi halde Rumların kabul edebileceği çözümü biz kabul etmeyeceğiz . Bizim kabul ettiğimizi de onlar ret edecek ve çözüm mümkün olmayacak

Doğrusu yarım asırdan beri sürdürülen birleşik çözüm şeklinin mümkün olamayacağı kabul edilmeli ve iki devletli çözüm üzerinde durulmalı. 



TAGS: Dr. Orhan Aydeniz
MANŞETLER

HK Orhan Aydeniz

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems