HABER KIBRIS

‘’Demokrasinin maliyetini’’ ödemeye son (mu?)

19/11/2017


ads

Cenk Uzunoğlu


Hayatta hemen hemen her şeyin bir maliyeti vardır.

Direk olarak ödediklerimizin farkındayız.

Bir de endirekt olarak ödeyip farkında olmadıklarımız var.

Bu endirekt maliyetleri anlamak için daha fazla kafa yormamız gerekir.

Gidişattan hiç memnun olmayıp yine de siyasete mesafeli duranlar ve sandığa gitmeyecekler için söyleyeyim, bizim Kuzey Kıbrıs’ta içinden geçtiğimiz süreç demokrasinin maliyetini ödeme sürecidir. Bunu bir şekilde hepimiz ödüyoruz. Ama daha fazla ya da daha az.

Demokrasinin maliyetini de içine ettikleri devletin hala daha ‘’biz kurduk’’ diye arkasına sığınarak ve bunu demokrasiyi kullanarak bir kez daha yapabileceklerine inananlar oluşturuyorlar. Bu son dönemde iktidarda olanlar yaptıkları, yapmadıkları ve becerip yapamadıkları ile demokrasinin maliyeti olduklarını bu topluma göstermiş oldular.

Seçmen bu maliyeti artık ödemek istemediğini sandığa gidip günden güne daha da hızlı bir şekilde artan bu hesabın bakiyesini ve faizini durdurarak göstermelidir.

İçine şu veya bu sebepten sinmese ve hayal kırıklığı yaşamamak için umutlanmak istemese de demokrasiye olan bu ortak borcu sandığa giderek alışılagelmişin ötesinde tercih yaparak kendisi kapatmak zorundadır.

Değişimi söylem olarak dile getiren çok, ama değişmek isteyen de ayni sayıda mı bu seçimde hep birlikte göreceğiz.

Değişimi isteyen söylemleri dile getirip kendileri değişmek istemeyenlerin oluşturduğu bu görünmez tehlike de değişimin önündeki maalesef en büyük engeldir.

***

Toplumda oluşan şartlardan dolayı toplum bilimine göre değişim kapının eşiğindedir. Son 3-4 yılda bunun sinyali olarak yorumlanabilecek bir sürü ibare vardır.

Örneğin meclisin oybirliği ile geçirdiği Anayasa değişikliği referandumda 60% küsur oy oranı ile ret edilmiştir. En son yapılan yerel seçimlerde Belediye başkanlıklarını iki büyük partinin adayları değil onların desteklemek zorunda kaldıkları bağımsız ya da çok daha düşük oy potansiyeli olan parti adayları kazanmıştır.

Hayal görenler hala daha inkâr sürecinde eskisi gibi bu seçimlerde de ‘’işi’’ kolaycana bir şekilde kıvıracaklarını sanıyorlar.

Değişim için gecikme olduğu sürece değişimin şiddeti ve yaratacağı travma daha da artacaktır. Kapının eşiğindeki tehlike de budur.

***

Eski sistemin ve düzenin devamında ısrar edenlerin görmediği de eskiden partilerde kötü seçim sonuçlarından sonra bile üzüm salkımından yalnızca üzümlerin eksiliyor olması, salkım ve kökün yerli yerinde durmasıydı.

Şimdi öyle değil.

Salkım da gidiyor.

Haberleri yok.

Ya da bunu görseler ya da hissetseler de bunu idrak eden konumunda olmak istemiyorlar.

İnkâr sürecinden kendi muhasebelerini yaparak çıkamıyorlar.

Kim bilir seçimden sonra belki kökün büyük bir kısmının da başka bir mecraya kaydığını ya da yok olup gittiğini görecekler.

Ancak o zaman inkâr sürecinden çıkabilecekler.

Bu değişim rüzgârının şiddetli etkisini o zaman anlayacaklar.

Toplum suyun 99 derecedeki kaynama noktasına gelmiştir.

7 Ocak suyun kaynama noktasının yalnızca bir derece artacağı tarihtir.

Bu toplum bunun yaratacağı itici güce değişim sürecini başlatmak için muhtaçtır.

Bu bilinç ve cesaret ile sandığa gidilmelidir.

7 Ocak demokrasinin maliyeti ile ilgili hesabı kesme ve ödeme tarihidir.



TAGS: cenk uzunoğlu
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems