HABER KIBRIS

Dengeli çözüm için şans var

06/02/2017


ads

Mete Tümerkan


Gündemdeki soru Kıbrıs konusunda Rum tarafının bir anlaşma isteyip istemediği…

Bir de Cenevre’de başlayan Kıbrıs Konferansının bitip bitmediği…

Cenevre Konferansı devam ediyor.

Büyük bir olasılıkla Mart ayı başında siyasi düzeyde bir katılımla Cenevre’de çalışmalarını sürdürecek.

Burada Mont Pelerin’de teknik düzeyde yapılan çalışmada ortaya çıkan kağıtlar değerlendirilecek.

Ardından da Nisan ayı sonuna doğru sürece son noktanın konulacağı şekilde Kıbrıs Konferansı bir kez daha toplanacak.

Böylece bu konferansın ortaya bir sonuç çıkarıp çıkaramayacağı netleşecek.

Gelinen aşamada aslında durum çok net.

Kıbrıs müzakerelerinin konferans seviyesine taşınması Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bir başarısı…

Müzakerelerde muhatabı Rum Lider Nikos Anastasiades’i Akıncı limitlerinin sonuna gelmeyi de göze alarak, önce Mont Pelerin görüşmelerine, ardından da Cenevre’de başlayan Kıbrıs Konferansı’na zorladı.

Bundan kaçmak, kurtulmak isteyen Rum Liderin kaçış yollarını attığı adımlarla kapattı.

Bu yazdıklarım bir durum tespiti.

Anastasiades ve ekibi hep görüşmelerin Lefkoşa’da ucu açık bir şekilde devamından yana oldu.

Mont Pelerin’in çökmesi ya da Kıbrıs Konferansı’nın toplanmaması için gayret sarf etti.

Kimi zaman bunu doğrudan kendisi yaptı, kimi zaman ise Yunanistan’ın arkasına saklanarak hedefine ulaşmaya çalıştı.

AmaTürk tarafının çözüm odaklı müzakere yapılması konusundaki ısrarı ve kararlı tutumu karşısında hedefine ulaşamadı.

Müzakere süreci artık öyle bir aşamaya geldi ki ortaya bir sonuç çıkaracak.

Bu sonuç ilgili tüm tarafların uzlaşması ile yeni federal çatı altında bir Kıbrıs olabileceği gibi, bu konuda uzlaşma sağlanamayacağının deklere edilmesi de olabilir.

Bu nedenle önümüzdeki iki-üç ay çok kritik ve önemli.

Liderlerin Şubat ayı boyunca Lefkoşa’da yapacakları görüşmelerde yeni ilerlemeler sağlanması Kıbrıs Konferansı’nın işini çok kolaylaştırır.

Ama sağlanamaması bu işin bittiği, konferansın mutlaka başarısız olacağı anlamına da gelmez.

Sonuçta öyle ya da böyle son sözler Kıbrıs Konferansı’nda söylenecek ve durum orada netleşecek.

Bu aşamada Türk tarafı bir bütün olarak Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve yaşayabilir bir çözüm bulunabilmesine engel olacak bir tavır sergilemeyecek.

Ama terazinin dengesinin diğer taraf lehine bozulacağı yaklaşım ve arayışlara da izin vermeyecek.

Rum tarafının ve Yunanistan’ın bu dönemde ortaya koyacağı tavır sürecin sonucunu doğrudan etkileyecek.

Bildik tavırları devam ederse ektiklerini biçecekleri yeni bir dönemin kapılarının sonuna kadar açılmasına neden olacaklar.

Tersi bir yaklaşım içerisine girer ve ortaya dengeli, herkesin gönül rahatlığı ile evet diyebileceği bir model çıkmasına katkı yaparlarsa, işte o zaman Kıbrıs’ın ve bölgenin geleceği yeniden şekillenecek.

Ortaya Federal bir Kıbrıs ile birlikte yeni işbirliği olanakları ve ittifaklar çıkacak.

Sonucun hangisi olacağını görmek için Rum-Yunan tutumuna bakacağız.

Şu anda yaşanılanlar ümitli olmaya zemin yaratmıyor.

Dileyelim böyle devam etmesinler… 



TAGS: mete tümerkan
MANŞETLER

HK Mete Tümerkan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems