HABER KIBRIS

Dürüst ve Atun sadece siyasetçi

13/03/2017


ads

Erçin Şahmaran


Şu veya bu şekilde İngiliz Kıbrıs'a yerleşti.

Osmanlı bayrağını alıp gitti.

Yine de o bayrak hiç yere inmedi, günü geldi, gizli, gizli, sandıklardan çıktı o bayrak.

Asıldı duvarlara, ev önlerine, baskılar oldu, adayı terk etmek özendirildi, kolaylaştırıldı.

Dini inanç her daim yüreklerde, maneviyatta yaşadı, yaşatıldı.

Kimseye dini inanç, mezhep baskısı yapılmadı, gönülden geldi, iman edildi.

Ne Rum, ne de İngiliz ve yokluk yılları bunları değiştiremedi.

Kıbrıs Türkü hep bekledi, gözleri hep kuzeyde oldu, her daim 'Kıbrıs'ta Türkler var ve Kıbrıs Türkiye için önemlidir' diye adadan ses verdi.

Yıllarca kendini anlattı, dikkat çekmeye çalıştı, baskı yaptı.

Türkiye'nin yeniden adaya gelmesinde verdiği mücadele ile ciddi bedeller ödedi.

1974 sonrasında bir döneme kadar ürettik, bu üretme sadece fabrikalarda olmadı.

Önemli, değerli, siyasetçiler, bilim adamları, doktorlar, sanatçılar, üreten insanlar yetişti.

Siyasetin, popülizmin, kolaycılığın, bunlar üzerine kurulan sistemin enkazı bugün daha ağır hissediliyor.

En büyük kaybımız, insan kaynağı.

Sürekli göç veriliyor, yanlış, sisteme kurban olmuş eğitim sistemi insan yetiştirmiyor, sadece okula gönderiliyor çocuklar, öğrenmiyor, ezbere bir sistemde sadece eğitiliyor.

Her alanda kalite, ciddiyet, prensip, düşüyor.

Memleketin bize kalan kısmında, sistemsizlik, plansızlık, zümresel çıkarlar, siyasi entrikalar, yozlaşmayı, insandan uzaklaşmayı, çürümüşlüğü, kokuşmuşluğu besliyor, büyütüyor.

Bu durum ülkenin her alanında var.

Siyasetten, kamusal alanlara, hastanelere, okullara, yollara, mahallelere, denizlere, dağlara iliklerimize kadar işlemiş.

Kıbrıslı Türkler artık üretmiyor, bugün için üretmekten anlatmak istediğim siyaset ve siyasetçi.

Herkes siyasetçi olabilir, sistem içinde gerekenleri yaparak sandıktan çıkabilir.

Ama herkes devlet adamı olamaz.

'Kendini ulusuna hizmet etmeye adayan siyasetçiye devlet adamı denir.

Ulusun kendisine hizmet etmesi gerektiğini düşünen devlet adamına ise siyasetçi denir.'

Kıbrıslı Türkler devlet adamı yetiştirmeli.

Bugüne kadar gelinen noktada, siyasetle toplumsal çıkarlar örtüşmedi.

Günden güne daha fazla kaybediyoruz, gelecekten, zamandan, insandan, enerjiden.

Yıllarca Rum politikalarının karşıtlığı, korkusu, tehdidi üzerinden bir baskı ve korku düzeni yaratıldı.

İnsanımızın bir kısmı da bununla yıllarını harcadı.

Yıllar bu politika ile harcanırken memleket göz önünde tarumar edildi, edilmeye devam ediyor.

Seçilmek için ya birine övgüler düzüldü, ya da birileri düşman görüldü.

Bugün özellikle sosyal medya da, kimlerin seçimlere hazırlandığını çok rahat görebiliyorum.

Yaptıkları paylaşımlar, birilerini insanüstü övmeler ve her türlü değeri hiçe saymalar.

Sadece yazık.

Bu devlet kimsenin değil, şöyle veya böyle bu çatının altındayız.

Devletin bir geleneği, örfü, ciddiyeti var, bu ciddiyetle yönetilmesi gerek, ciddi devlet adamları yoksa bu devlet nasıl yönetilecek?

Kemal Dürüst, Sunat Atun bir başka ülkenin iç meselesine karıştılar, Kıbrıs Türkü adına söylemlerde bulundular.

Söz konusu ülkenin Türkiye olması, ayrı bir devlet olduğunu değiştirmez.

Bu ülkede bayrağın inmesi, ezanın susması gibi bir tehlike yok, bu tehlikenin yıllarca nasıl bertaraf edildiğini yazımın girişinde anlattım.

Bu isimler siyasetçi ve bu halkın içinden çıkmış, seçilmiş.

Aynıları, aynı yöntemlerle seçim hazırlıklarına başladı, onlar gider, aynıları gelir.

Siyasetleri de, politikaları da bu, sorumlu oldukları alanlarda her gün sorunlar yaşanırken, öncelikleri farklı.

Ve onlar sadece bazı örnekler, memlekete değil, kendine faydası olan daha çok örnek var.

Bu politik anlayışlarla, çözüm olmaması durumunda da bu ülkenin gideceği yer belli.

İşte Kıbrıs Türkü artık siyasetçi değil, devlet adamı yetiştirmeli demem ondan.

Yoksa bu yaşananların devamı her gün seçim yapılsa da değişmez. 



TAGS: erçin şahmaran
MANŞETLER

HK Erçin Şahmaran

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems