HABER KIBRIS

Eide’ye mektup…

13/02/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Sevgili Eide…

Sana bu yazıyı tüm Kıbrıslı duygularımla yazıyorum…

Asma her şeyden önce, Kıbrıs’ta yaşayan bir Türk olduğumu da bilmeni istiyorum..

Kıbrıs’ta Türk olmak zordur.

Hele hele kuzeyde yaşayan bir Türk olmak daha da zordur.

Neden mi?

Çok ciddi izolasyonlar ve baskı altında, çok zor şartlarda VAR OLMAK gibi bir kavga peşindeyiz.

Ekonomik olarak dünyada yokuz aslında…

Ama YOKTAN VAR OLMAYA çalışıyoruz.

Sportif alanda da Kıbrıslı Türk olarak dünyada yokuz…

Ya Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında dünyaya açılabiliyoruz sporcular olarak…

Ya da Türkiye bayrağı altında…

İngiltere’de yaşayan bir Kıbrıslı Tür olmak daha kolaydır…

Avustralya ya da dünyanın başka bir yerinde yaşayan Kıbrıslı Türk olmak da daha kolaydır…

Memleket hasreti vardır, belki biraz da ekonomik sıkıntı…

Ama…

Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan bir Türk olmak zordur.

Her şeyden önce bu adada kalarak, bu adada kök salarak, cefayı kendimize yol seçtik.

Bunla da kalmadık.

Yoktan var etmeye çalıştık.

YOKUZ aslında…

Ama inanılmaz bir çabamız var.

İnanılmaz bir devi.nim içindeyiz.

Kıbrıs’ın güneyiyle de…

Türkiye ile de rekabet halindeyiz.

Güneyde de… Türkiye’de de YOKUZ aslında…

Ya da “varsınız” dedikleri kadar varız…

Üretiyoruz…

Satamıyoruz…

Koşuyoruz…

Hedefe varamıyoruz…

Böyle bir ortamda…

Tek kurtuluşumuz…

Ama tek kurtuluşumuz Kıbrıs’ın kuzeyini de uluslar arası hukukun içerisine dahil etmek.

Bunun adı “BARIŞ”tır… “ÇÖZÜM”dür…

Neden mi?

YOKtan var olmak için…

Ve biz…

Tüm bunları yaparken…

Kendi toplumumuz içerisinde de kavgamız var.

Kıbrıslı Türk olmak zorudur dedim ya…

Kıbrıs’ı kuzeyinde yaşayan bir Türk olmak zordur dedim ya…

Daha da zoru var…

Kıbrıs Türk olup, Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayıp, “ÇÖZÜM ve BARIŞ” istemek, bunun mücadelesi içerisinde olmak.

Çok mu zor bir şey istiyoruz?

Evet çok zor bir şey istiyoruz.

1 milyon Kıbrıslı Rum…

80 milyon Türkiye vatandaşı arasında küçücük bir azınlığız aslında…

Bu adada, “çözümü” yok sayan Kıbrıslı Rumlar vardır…

Hemen yanı başımızda, “çözüme ne gerek var, 82’inci vilayet olun” diyenler de vardır.

Güneyde “adanın tamamını Helen” görenlere karşı da, Kıbrıs’ın kuzeyini Türkiye’ye bağlamayı düşünenlere karşı da azınlığız…

Çözüm derken, son yaşadığımız olayı sana bir kez daha hatırlatmak istiyorum…

Kıymetli dost, Eide…

Kıbrıslı Rumlar, daha iki gün önce, ENOSİS denen, Kıbrıs adasını kana bulayan, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hayalinin ana fikrini “milli bayram haline dönüştürecek” bir adım attı.

Rum faşistler önerse de, iktidardaki DISI de sahip çıktı.

Anastasiadis’i iktidarda tutan yapıdan bahsediyorum.

Şimdi…

Akıncı’ya destek verenler çıksa ve dese ki:

“Biz adanın kuzeyinin Türkiye’ye ilhak edilmesini istiyoruz…”

Bu öyle sokakta falan değil ha…

Mecliste de onay alsa…

Ya da…

Dense ki, “Adanın bütünü Türk toprağıdır, ilhak istiyoruz…”

Ne yaparsın sevgili Eide…

11 Şubat belgesini anımsatırım.

Liderler masada BM inisiyatifi ile oturmakta…

Masada, BM’nin gözetimi var. Bu çözüm çabaları aslında sadece liderlerin değil, BM’nin de esaslı çabasıdır.

Sayın Eide, bu belgenin ortaya çıkabilmesi için sen de büyük bir çaba ortaya koydun.

Bu alınan karar, bu atılan adım 11 Şubat Belgesi’nin neresine uygundur…?

Mete Tümerkan ile birlikte, ilk değerlendirmemizi yaparken, topu sana attık.

Dedik ki: BM masadan kalksın…

Hzadi bn bunu az daha yumuşatayım…

Diyorum ki:

“BM Masadaki varlığını sorgulasın…”

Bunca çaba bunun için mi?

Bunca adım bunun için mi?

Bunca saat?

Bunca çalışan?

Bunca emek?

Bunca belge?

Adanın Yunanistan’a ilhakı için mi?

Belki bilginde değil sevgili Eide…

Bilgine getretyim…

Daha çok kısa bir süre önce, Selanik’e giden Rum müzakereci Mavroyannis şöyle bir ifade kullandı:

“Bizim bütün mücadelemiz, Helenizmin Kıbrıs adasına yerleşmesi içindir…”

Bu mu?

Bu mu çaba?

Şunu diyebilirsin bana belki…

“Hüseyin, bana kalk deyene kadar, Akıncı’ya söyle kalksın…”

Hayır…

Hayır…

Hayır Eide…

Masadan kalkacak olan sayın Akıncı değildir.

Masayı kuran olarak sana sorumluluk düşüyor.

Ben sana söylüyorum…

Sen de BM Genel Sekreteri Guterrez’e söyle.

Kıbrıslı Türkler bunu hak etmiyor.

Ve biliyor musun?

Tüm bu adımlar Kıbrıs’ta çözüm isteyen ve zaman zaman kuzeyde iktidar olmayı başaran bu azınlığa büyük hakarettir.

Sevgili Eide…

Benden bu kadar…

Kırgınım…

Üzgünüm…

Hepsinden önemlisi de şoktayım.

“Aha Rum… Aha barış istedikleriniz” diyene ben diyorum ki:

“Kıbrıslı Türkler uluslar arası bir hukuk içerisinde yer alana kadar, Rumlara karşı da bu tutumlara karşı da mücadele ederek çözümü, evlatlarım için barışı kavgamın odaya koymaya devam edeceğim…”

İnadına barış da diyeceğim.

Ancak…

Senin cevabını da merak ediyorum…

 


 

Sırada Burs Tüzüğü…



7 Şubat tarihli köşe yazımda şöyle bir saptama yapmıştım…

“TC- KKTC 2016- 2018 protokolünde yer alan maddelerden biriydi…

Çalışma saatlerinde düzenleme…

Nasıl ifadelendirilmişti:

Çalışma saatleri, özel sektördeki çalışma saatleri ile öğle tatili de dikkate alınarak yeniden belirlenecektir.



Çalışma saatleri öğle tatili hariç haftada 40 saat olacak şekilde düzenlenecektir. Yaz mesaisi 3 ayı geçmeyecek.



Gereğini yapmak için hükümet çalışma başlattı…

15 Şubat sonrasında “haftada 40 saatlik mesai” dönemi başlayacak diye umuluyor, kamuda…

Sabah 8 akşam 5…

Yaz mesaisi ise 3 ayı geçmeyecek şekilde yapılacak yeni düzenlemenin kısa süre içerisinde açıklanması bekleniyor…”

Hükümet, “hızla” protokolü uygulamak için adım atıyor.

Şimdi de sırada Burs Tüzüğü var. Kısa süre içerisinde bakanlar kurulundan geçecek.

Ne diyor burs tüzüğü:

Burs harcamalarını azaltacak şekilde burs kriterleri değiştirilecek.



Eylül 2017 ayında kredi sistemine geçilmesi için tüzük hazırlanacak.



Burs Tüzüğü kredi uygulamasıyla eş zamanlı biçimde değiştirilecek.



Kredi uygulaması için gerekli yasal mevzuat uygulamaya konacak.



Yeni yol haritası bu hükümetin…

Mesailerle ilgili bir taraftan sendikalar kavgaya hazırlanıyor…

Peşi sıra yeni uygulamalar da gündeme gelecek…

Bu arada…

Hükümetin mesai adımını olumlu buluyorum.

Hele de özel sektörde çalışan birisi olarak, saatlerin özel sektör ile uyumlaştırılmasını neden eleştireyim?

Yanlıştan geç de olsa dönüldü. 



TAGS: eide, kıbrıs, hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems