HABER KIBRIS

Elçilik eliyle dayatılanları unutacak mıyız?

07/09/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Basit bir araştırmayla…

25 Temmuz 2016 tarihinde bir yazı almıştım kaleme…

Ne zaman?

Türkiye’den Mısır’a kaçmaya çalışırken yakalanan İbrahim Duman’ın ardından…

Yazıyı kaleme almama neden olan haber de şuydu:

“Kuzey Kıbrıs Din İşleri Müşaviri İbrahim Duman da Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinmekte ve Türkiye Elçiliği’nde aldığı yardım paraları ile Mağusa’ya yurtlar yaptırıyordu. Duman önceki gün Mısır’a kaçmaya çalışırken yakalandı.”

Şimdi bakıyorum da…

FETÖ, sanki “Kıbrıslı Türklerce icat edilmiş bir şey” gibi tartışılıyor…

Mesela deniyor ki:

“Polis içerisinde FETÖ var…”

Doğru…

Polis içerisinde, “darbe” için değil ama…

Himmet ve yardımlar için bir yapı oluştu.

Nasıl oluştu biliyor musunuz?

Çünkü bir gün, İbrahim Duman denen adam bir girişim yaptı…

Polis içerisine “irtibat subay” diye biri geldi.

Sonra…

Din İşleri Başkanı görevden alındı…

Yerine Talip Atalay diye biri geldi.

Ama bunla da durmadı İbrahim Duman…

Mesela, “Hala Sultan İlahiyat Koleji’ni, oradaki külliyeyi” örgütledi.

Bizzat takip etti.

Türkiye’den gelen din adamlarını köylere tek tek yerleştirdi.

Ne yazmıştım 25 Temmuz 2016’da:

“Kimdir bu İbrahim Duman?

Uzun yıllar KKTC Lefkoşa Büyükelçiliği’nde görev yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği, KKTC Din Hizmetleri Müşaviri olarak göreve 18 Ocak 2008’de başladı, 1 Mart 2012’de görev süresini doldurdu.

Ama buralardan hiç gitmedi aslında.

Görevliydi çünkü.

Bir görevi vardı.

Kutsal bir görev…

Bir ülke…

Müslüman bir ülkeye “Din İşleri Müşaviri” atar mı?

Din İşleri Başkanlığı olan bir ülkede…

“Paralel bir din işleri başkanı” görev yapar mı?

Bizde yaşandı…

Neler yaşandı hem de…”


Hepsi Duman zamanında…

İbrahim Duman

Duman’ın görevi sırasında yaşananları da şöyle özetlemiştim:

Bakınız…

Bu ülkede artan dini öğrenci yurtları da…

Türkiye’den adaya din adamı getirilmesi de…

İmam Hatip ile başlayıp, sözde “İlahiyat Koleji”ne razı olmamız da…

Din İşleri Başkanlığı’nın işlevinin artırılması da…

Seçilmiş isimlerin orada “yönetici” yapılması da…

Köy kur’an kursları da…

Hepsi…

İbrahim Duman’ın KKTC’de “din işleri müşaviri” olarak görev yapması ile başladı.

Hatta…

Bugün çok tartıştığımız…

UBP- DP’li vekillerin bile varlığından tırstığı ama mecliste el pençe divan durdukları “koordinasyon ofisi” de…

Duman’ın marifeti.

Mesela…

2008- 2013 yılları arasında ülkede artan faaliyetler hep rastlantı mı?

Üniversitelerimizin neredeyse tamamının içlerinde camii temeli bu tarihlerde atması rastlantı mı?

Siz halen saf saf bunun bir rastlantı olduğunu düşünebilirsiniz.

Ancak…

Bilinmelidir ki…

KKTC’de de Türkiye benzeri bir “yayılma” yaşandı.


Atalay’ın pozisyonu

Atalay: “Siyasi irade isterse elektrik sorununu çözebilir”

Din İşleri Başkanı Talip Atalay’ı bu ülkeye getiren isim de İbrahim Duman.

Seçilmiş kişi yani Atalay…

Peki, yine o yazıda Duman- Atalay ilişkisini nasıl açıklamıştım, hatırlayalım:

“Ve…

Unutmayın ki…

Bu faaliyetlerin önemli bir bölümü Din İşleri Başkanlığı üzerinden yapıldı.

“Paralelci” falan demem…

Ama biliyorum ki, Duman’ın KKTC’deki faaliyetlerinin nerdeyse tamamının onay makamı KKTC Din İşleri Başkanlığı…

Ve de Din İşleri Başkanı Talip Atalay…

Sürekli birlikte mesai yapıldı.

Türkiye’den gelip, KKTC’de görev alacak isimleri Duman belirledi, Atalay onayladı…

Türkiye’de “kur’an kursu” alıp, sertifikası bulunanları Duman gönderdi, Atalay “fahri temsilci” yaptı.

Bakınız.

Örnekleri artırabilirim.

Ama biliyorum ki fayda etmeyecek.

En büyük sorunumuz “irtica” ve irticai” faaliyetler.

Din maalesef, en büyük “siyaset” aracı olarak kullanılıyor.

Ve korkum odur ki…

“Din üzerinden bir Kıbrıslı Türkiyeli” düşmanlığı bu adada körükleniyor.

Bunu da bir yere yazın…

Son sözüm odur ki…

Duman, ülkede bugün tartıştığımız bir çok konunun planlayıcısı ve uygulayıcısıdır.

Yeni camiler…

Yeni okullar…

Yeni yurtlar…

Ve yüzlerce yeni din görevlisi…

Şimdi, ayıklayın pirincin taşını…

Mirası her alanda yaşayan İbrahim Duman, doğrusu kendi açısından  KKTC’de iyi iş çıkardı…

Din İşleri Başkanlığını örgütledi…

İstediği ismi başına getirdi…

Din adamlarını Türkiye’ye gönderdi, “KKTC’de din elden gidiyor” diye yayınlar yaptırdı…

Öğrenci seçti getirdi…

İmam seçti getirdi…

Siz daha tartışmaya devam edin.

İrtica ve gericilik, iliklerimize kadar işledi…”

Ayrı karede

Suçlu arayanlar, geçmişe baksınlar

Kıbrıs Türkü için, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği ve oradaki görevliler her zaman muteber insanlardır.

“Türkiye’de Gülen yapılanması nasılsa burada da örgütleyen…” bir yapı vardı.

Başında da bugün FETÖ’den tutuklu İbrahim Duman…

  • İş adamalarını elçiliğe çağırıp, “FETÖ’cü işadamlarının örgütüne denk örgüt kurduran” da…
  • Din İşleri Başkanlığı’nı dizayn eden de…
  • Devlet bankalarından yüklü kredi ayarlayıp, üniversite patronlarını okullara cami yapmaya zorlayan da…
  • Üniversitelerde ilahiyat bölümleri açtıran da…
  • İlahiyat Koleji’ni dayatan da…
  • Polis içerisinde adam sızdıran da…
  • Köy köy imam atayıp, örgütleyen de…
  • FETÖ’den soruşturulup şartlı bırakılan Talip Atalay’ı buraya atayan da
  • Kıbrıs Vakıflar İdaresi’ne her aşamada müdahale eden de…
  • Öğretmenler arasında örgütlenen de…

Tümü organize edilirken, “elçilik arabası ile” ve “elçilik görevlileri aracılığı” ile tasarlandı.

Şimdi, Kıbrıs Türkü bu alanda bir sınav veriyor.

Herkes “birbirini suçlama keyfi” içerisinde, geçmişi unutmuş.

O dönemden güç alarak keyfini sürenler, hain darbe girişimi sonrasında apışıp kaldılar.

Her dönem güce tapan Kıbrıslılar kullanılarak, İbrahim Duman marifeti ile Kıbrıs’ta kök salan kirli FETÖ oyunu eğer bugün anlaşılmazsa…

2008- 2015 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği’ndeki, “elçilik içindeki elçilik yapılanması ve faaliyetleri”iyi algılanmazsa…

Türkiye, kendi yaralarını sarar, geleceğe yürür…

Ama biz daha çok çekeriz.

Bunu da bir yere not etmekte fayda var…



TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems