HABER KIBRIS

Enosis hayaleti hala yaşıyor…

15/02/2017


ads

Başaran Düzgün


Büyük Britanya İmparatorluğu, tek imparatorluktur ki ne Rusya gibi bir şahıs yüzünden ne de Osmanlı gibi bir işgale uğramadan, sömürgelerinden planlı bir şekilde kendi kendini tasfiye etti.

Çekildiği yerlerde de mutlaka kendine yarayan bir etnik sorun geride bıraktı.

Hindistan’ı böldü, Pakistan’ı yarattı şimdi her ikisini de kontrol ediyor.

Filistin’i böldü İsrail’i oluşturdu, şimdilerde hem Filistin’in hem de İsrail’in dostudur.

Bu örnekler çoğaltılabilir.

1950’li yıllarda Büyük Britanya İmparatorluğu’nun Kıbrıs’tan çekileceği aşikardı.

Ve sanıldığı gibi Kıbrıslılar yani Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar, diğerleri gibi bağımsızlık istemiyorlardı.

Kıbrıslı Rumlar, Osmanlı’nın ortadan kalkmasından itibaren “kutsal ana” saydıkları Yunanistan’a “geri verilmelerini talep ediyorlardı.

Çünkü Kıbrıs “Megali İdea’nın” bir parçasıydı ve Yunanistan’a iade edilmeliydi.

Kıbrıslı Müslümanlar, Atatürk Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra Kıbrıslı Türklere dönüştüler ve Rumların bu talebi karşısında çok cılız bir şekilde “anavatana bağlanalım” demeye başladılar.

Zaten bu cılız talep nedeniyledir ki genç Cumhuriyet, önce Lozan’da Kıbrıs’ı Misakı Milli sınırları dışında bıraktı sonra da 1930’lı yıllarda, resmi bir şekilde “Kıbrıs’ı terk edin anavatana geri dönün” kampanyası yaptı.

Türkiye’nin adadaki konsolosu bu kampanyayı bizzat yürütendi.

Ve hatta birçok köy boşaltılıp Türkiye’ye göç ettirilmişti. (Sonradan tümüne yakını geri dönecekti)

Bu yanlış, Kıbrıs Türküne pahayla patladı.

Köyler boşaltılacak ve hem nüfus hem de zirai faaliyetlerde büyük zafiyet yaratılacaktı.

İngiliz devlet geleneğinde yetişen ve her biri en az üç dil bilen birçok aydın Türkiye’ye göç edecek ve Kıbrıs Türkünün entelektüel hafızası büyük zarar görecekti.

Genç Cumhuriyet’te özellikle tıp ve hukuk alanında oluşturulan yeni kurumlarda ve dahi devlet bürokrasisinde çok sayıda Kıbrıslının görev alması bu nedenledir.

Bu konu başka ve çok daha uzun bir yazının gündemi olabilir.

Aslında durum özet olarak şuydu;

1950’li yıllarda, büyük çoğunluk ne Kıbrıslı Rumların (ki kendilerini Kıbrıslı değil Elen sayıyorlardı) ne de Kıbrıslı Türklerin (ki kendilerini Kıbrıslı değil Türk sayıyorlardı) Büyük Britanya’dan (diğer sömürgeler gibi) bağımsızlık istemiyorlardı.

Herkes anavatanına bağlanma peşindeydi.

1950’de Rum kilisesi öncülüğünde toplanan imzalar (buna plebisit denildi) “bizi Yunanistan’a ver” (Enosis) talebini içeriyordu.

1955’te İngiliz’e karşı kurulduğu iddia edilen EOKA’nın esas hedefi İngiliz’i kovduktan sonra Enosis’i gerçekleştirmekti.

Aynı şekilde EOKA’ya karşı 1958’de Ankara’da kurulan ve Seferberlik Tetkik Kurulu’na (Özel Harp Dairesi) bağlanan TMT’nin de hedefi “Kıbrıs İstirdat Projesi’ni” yani Kıbrıs’ı geri alma projesini uygulamaktı.

Ve altını çizmek gerekir ki Rumların büyük çoğunluğu EOKA’ya, Türklerin büyük çoğunluğu da TMT’ye destek vermekteydiler.

İşte Kıbrıs Cumhuriyeti, 1960’ta, böylesi bir ortamda tam bir “piç” olarak dünyaya geldi.

Adı Kıbrıs Cumhuriyeti olan bu çocuğu meydana getirenler dahi istemiyordu.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin oluşmasında İngiltere’nin büyük rolü vardır çünkü adada iki tane çok stratejik üs alacak ve ellerini yıkayıp Kıbrıs’tan çıkacaktı.

***

Bu kısa tarihi özetin amacı şudur;

Kıbrıslı Türklerin büyük çoğunluğu 2004’teki referandumda “biz aslında İstirdat Projesi’nden vazgeçtik ve ortak bir devlet kurulmasını istiyoruz” dediler.

Kıbrıslı Rumlar da “biz de artık Enosis istemiyoruz ama bu ortak devleti de onaylamıyoruz, bize daha fazla hak verilmesi lazım” dediler.

Önce Talat ile Hristofyas, sonra Hrsitofyas ile Eroğlu şimdilerde de Akıncı ile Anastasiades arasında yapılan görüşmelerde mutabık kalınan şudur;

Tek devlet, tek egemenlik, tek uluslar arası temsiliyet, ve tek kimliği olacak ortak bir devlet kuralım.

Peki Rum meclisinin 1950 Enosis plebisitini kutsayan kararı nereden çıktı?

Ve AKEL dışında hiçbir parti niye buna karşı çıkmadı?

Niye başkan Anastasiades “bu konu fazla büyütüldü” tavrındadır?

Çünkü, Rum meclisinde alınan karar aslında Kıbrıslı Rumların büyük çoğunluğunu rahatsız etmemiştir.

Ve bence en önemli sorun da budur.

“Enosis hayaleti” Rum tarafında hala kol gezmektedir… 



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems