HABER KIBRIS

Enosis veya Taksim

10/04/2017


ads

Başaran Düzgün


Aşağıdaki yazı 6 yıl öncesine aittir.

Rum meclisinde yaşanan Enosis krizinden sonra yeniden gündeme getirmek istedim.

Enosis veya Taksim girdabında nasıl hala sürüklendiğimizi bir daha anlamak için…

***

“Rum Yönetimi Başkanı demeyeceğim çünkü henüz AKEL Genel Sekreteri iken de dinlemiştim aynı görüşlerini.

Sonra meclis başkanı ve devlet başkanı olduktan sonra da tekrarlamıştı.

Hristofyas’ın söylediği şudur;

“Federasyon Kıbrıslı Rumlar için acı bir uzlaşmadır. Fakat biz bu uzlaşmayı kabul ediyoruz.”

Federasyon fikrini kabul eden Rumların ulusal lideri Makarios olmuştu.

15 Temmuz darbesi ile iktidarını kaybetmiş, Kıbrıs’tan kaçmak zorunda kalmış, ardından 20 Temmuz çıkarması ile döndüğünde de  ülkesinin yarıya yakınını bulamamıştı.

Hayatının önemli bir bölümünü Yunanistan’a bağlanmak yani Enosisi gerçekleştirmek için harcayan ve bu yolda zaman zaman AKEL’den de destek alan Makarios 1974 sonrasında Kıbrıs Cumhuriyeti’ni federal bir cumhuriyete dönüştürmeyi “acı bir uzlaşma” olarak gündemine almıştı.

Nitekim 1977’de Rauf Denktaş ile imzaladıkları doruk anlaşmasıyla bu konuda adım da atmıştı.

Makarios ve-veya AKEL için federasyon niye bir “acı uzlaşmaydı?”

Bu sorunun cevabı basittir.

Tüm partileri de etkileyen Rum derin görüşüne göre Kıbrıslı Türkler sayıca azdırlar yani azınlıktırlar ve bir devletin ortak yöneticileri olamazlar.

Ancak iyi vatandaşlık haklarıyla donatılmış farklı din ve kültürdeki vatandaşlar olabilirler.

Bu yüzden federasyon gibi eşitlerin ortaklığına dayanan yönetim biçimini Rum tarafı asla kabul etmiyor. Etmiyor ama koşullar dayattığı için de “acı uzlaşma” olarak gündemine alıyor.

Neyse…

Geçtiğimiz hafta Lefkoşa’da Naci Talat Barış ve Dostluk evinde düzenlenen bir konferansta, Rum Yönetimi eski sözcülerinden Mihail Papapetru “Kıbrıslı Rumlar için federasyon fikri henüz hazmedilemedi” demiş.

Bu bilinen bir gerçeğin ilanı gibi görünür ama bir gerçeği de içinde barındırır.

Bu gerçek de şudur;

Kıbrıs’ta ya bir federasyon olacak ya da Enosis. Veya Taksim.

50 yıldır bunlar konuşuluyor ve bu uğurda kan dökenler oldu.

Hala kan dökmek isteyenlerin varlığı ise başka konudur…

***

Dr. Turhan Korun’un pazar günü Poli’de yayınlanan yazısı bence dikkatle okunacak yazılar arasındadır.

Yazının konusu 1958 yılında meydana gelen 27-28 Ocak olaylarıdır.

Yazarın da önemli bir bölümüne tanılık ettiği olaylar bize resmi ideoloji tarafından “Kıbrıs Türkünün İngiliz Emperyalizmine başkaldırısı” olarak öğretildi.

Yazıdan anlıyoruz ki aslında olaylar Kıbrıs’ın taksim edilmesini isteyen dönemin Türk liderliğinin bir işiydi.

O günlerde Ankara’da İngiltere ile Taksim pazarlığı yapanlar ve “derhal adanın Taksim edilmesini” isteyenler böylesi bir sokak hareketine ihtiyaçları vardı.

Çok sayıdaki insamımızın ölümü işe sonuçlanan bu olayların tek bir talebi vardı; Taksim.

O günlerde Rumlar zaten EOKA’yı kurmuşlar (ki AKEL ilki olan bu EOKA’ya destek verir) ve Enosis için çatışmaya başlamışlardı.

***

Bu yazının öngörüsü çok basittir.

1974’e kadar Kıbrıslı Türkler Taksim, Kıbrıs Rumlar Enosis peşinde koştular.

Bu uğurda Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tarumar etmekten çekinmediler.

15 ve 20 Temmuz bütün dengeleri değiştirdi, federasyonu ortaya çıkardı.

Fakat federasyon için de ortak bir irade ortaya konulmadı henüz.

Çünkü “acı uzlaşma” sayılıyor ve bundan dolayı üzerinde uzlaşılamıyor.

Peki nereye doğru sürükleniyoruz?

Enosis’e mi Taksim’e mi?”



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems