HABER KIBRIS

Enseyi karartmadan

28/12/2016


ads

Başaran Düzgün


Başpiskopos’un Noel genelgesi- Kıbrıs sorunuyla ilgili bölümü:

“Yıllardır süren işgalin acılarını çekiyoruz. Fakat aynı zamanda görevimiz vatanımızı korumaktır. Kırk yılı aşkın bir süreçte toplumlararası müzakereler çıkmazla sonuçlanırken ve sürecimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekirken, özellikle bu günlerde, kısa süre önce Kıbrıs’taki işgalin şakşakçısı tarafından açıklanan ve belirlenen metodolojileri ve takvimleri izleyerek yine oldukça tehlikeli yollara sapıyoruz.Türkiye, toplumlararası müzakerelerde bize tuzak kurarak ve zamanın geçmesiyle birlikte, davamızın işgal ve istila sorunu olan doğasının uluslararası toplum tarafından unutulmasını ve halkımızı yormayı başardıktan sonra artık Kıbrıs’ın tamamının ele geçirilmesi ve Türkleşmesi olan nihai hedefini gizlemiyor. Bu nedenle de hiçbir şekilde böyle bir çözümü imzalamamalıyız.

Öte yandan, aralıksız bir şekilde devam eden yerleşikler konusu da hayati tehlike teşkil etmektedir. Bir zaman Türkiye, yerleşiklerin yasallaşması konusunda uluslararası toplumun rızasını almayı başarırsa, İskenderun’un akıbetini yaşayacağız. Tek devlet ve referandum isteyecek ve yerleşikler bizden daha fazla olacağından Türkiye ile birleşme isteyecekler ve bunu başaracaklar. Dolayısıyla, bir çözümle yerleşiklerin kalmasının hiçbir şekilde kabul edilmemesi gerekir.”

Kaynak: churchofcyprus.org.cy

Çevreciler Hareketi-Vatandaşlar İşbirliğinin açıklaması

“1 Aralık anlaşmasının Cumhurbaşkanı Anastasiadis için bağlayıcı olduğu kanıtlanıyor ve görünen o ki, Cenevre’de beşli konferansa gidiyoruz.

Aylardır şu çelişkiyi yaşıyoruz; ne yazık ki Akıncı bir yol haritası adımlarını açıklarken, Anastasiadis başlangıçta onu yalanladıktan sonra kabul ediyor.

Bu, New York görüşmesinde, Mont Pelerin’de, 1 Aralık anlaşmasında oldu ve Cenevre konferansı arifesinde de olmaya devam ediyor.

Dün akşam (Önceki akşam) işgal bölgelerinde konuşan Akıncı, Güvenlik Konseyi’nin Cenevre’deki konferansa katılması için bir neden olmadığını ve 1 Aralık anlaşmasının beşli konferansa katılımcılar konusunda net olduğunu vurguladı.

Katılımcı taraf olarak Kıbrıs Cumhuriyetinin varlığıyla ilgili Akıncı, referandumların ardından güvenlik ve garantilerle ilgili yeni bir anlaşmaya, yeni oluşacak birleşik federal Kıbrıs’ın imza atacağını netleştirdi. Ayrıca, 100’den fazla konunun Cenevre’de ele alınması beklenmektedir. Bunlardan 8-9 tanesi en zor konulardır.

Şu an siyasi cesaret gereklidir. Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin ve AB’nin varlığını açık bir şekilde reddederse, Cumhurbaşkanı Anastasiadis’in Cenevre konferansını iptal etmesi gerekir. Uluslararası açıdan kınanması gereken bir tuzağın kurulduğu aşikardır.”

Kaynak: CNA

Vatandaşlar İttifakı’nın açıklaması

“Akıncı’nın, Kıbrıs’ta yeni duruma imza atacak olanın Kıbrıs Cumhuriyetinin değil, yeni oluşacak federal Kıbrıs’ın olacağı ve sadece üç garantör gücün masa etrafında olacağı şeklindeki dünkü açıklamalarının ardından, Kıbrıs Cumhuriyetinin Cenevre konferansına etkin katılımı daha da ciddi bir hal alıyor. Cumhurbaşkanı Anastasiadis’ten, Cenevre’de sunacağı tezlerle ve izleyeceği taktikle ilgili daha iyi bir ön hazırlığın yapılması için tatil günlerinden birinde Ulusal Konsey’i toplantıya çağırmasını bekledik, fakat görünen o ki, Cumhurbaşkanı sadece bir toplantı yapma kararı aldı ve bu, Cenevre’ye gitmeden önce olacak.”

Kaynak: CNA

ELAM’ın açıklaması

“Mustafa Akıncı, Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin müzakere masasına katılımına ilişkin kararın olmadığını ve buna gerek olmadığını belirterek, bir kez daha Anastasiadis hükümetini ifşa ediyor. Akıncı bir adım daha ileri giderek, Kıbrıs’ta yeni duruma imza atacak olanın Kıbrıs Cumhuriyeti olmadığını, yeni oluşacak federal Kıbrıs’ın olduğunu belirtti ve Kıbrıs Cumhuriyetinin önerilen ‘çözümle’ var olmayacağını ima etti.

Ulusal Halk Cephesi (ELAM) olarak, yeniden hükümetin ve sözde muhalefetin Cenevre’ye ne yapmaya gideceklerini soruyoruz. Biz, ilk andan itibaren, İsviçre’de işlenecek suça ortak olmayacağımızı netleştirdik ve iki bölgeli iki toplumlu federasyon temelinde yapılan müzakerelerle hemfikir olmadığımızı ifade ettik.

Bundan böyle, gerek hükümet, gerekse muhalefet ne olacağı konusunda çok büyük sorumluluk taşımaktadır, çünkü tutum ve eylemleriyle Ankara’nın emir kullarına dönüşüyorlar.”

***

Tüm bunları okuyunca insanı afakanlar basar değil mi?

Yok.

Tıpatıp aynısı bizim tarafta da vardır.

Ve enseyi karartmamak lazımdır.

Gerçekten kritik günlerden geçiyoruz.

Ve tüm bunlara inat ulaşacağız barışa.

Çünkü bunlara inanmanın sonu felakettir… 



TAGS: başaran düzgün
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems