HABER KIBRIS

Eşek Meselesi

16/08/2017


ads

Ahmet Okan


Öntaç Düzgün arkadaşımız facebook hesabında paylaştığı bir yazıda bir soru sordu?

Mesele eşek meselesiydi ve onların sütünden yararlanılabilir miydi acaba?

Öntaç’ın meseleye parmak basması konu ile ilgili bir yazımızı anımsamamıza neden oldu.

Öntaç’ın paylaşımı ve sorusu şöyle:

“Dipkarpaz'da bir aralar sayıları 22'ye kadar yükseltilen resmi "eşek kovucuları" ile kovalanan, yüzbinlerce lira harcanarak tellenmiş bölgelere sıkıştırılmaya çalışılan eşekler, Güney Kıbrıs'ta, Lefkoşa Limasol yolu üzerinde Skarino köyünde, insanlarla barışık bir ortamda, bir çiftlikte yaşatılıyorlar. Çiftlikteki 200 eşekten elde edilen sütler, toz süt olarak kilosu 350 Euro'ya ihraç dahi ediliyor. Bu işletme modeli Dipkarpaz'a uyarlanamaz mı acaba?”

Bu sorunun bize anımsattığı yazımız ise şöyle:

Eşeklerle uğraşırken,

Barbaros geliyor dendi,

Gerçekten de ertesi gün geliverdi ve Karpaz açıklarına ulaştı.

Barbaros yolda gelirken görüşmeler için bu şekilde gidilirse sonuç alınamayacağı duyuruldu…

Bu haberler kırk yıldır aynı haberler olduğundan ilgimi çekmedi doğrusu.

Eşek haberi daha önemliydi.

Meğer bizim Kıbrıs eşeklerinin sütü pek değerliymiş,

Kozmetik sanayinde kullanılmaya bire birmiş,

Cilt kremlerinde ve güzellik maskelerinde kullanılıyormuş.

Hatta bazı hastalıklara da şifa oluyormuş…

Konyalı bir çiftçi,

Kıbrıs’tan eşekleri satın alıyor,

Kurduğu eşek çiftliğinde hayvanların sütlerini elde ederek bunları kozmetik sanayine satıyor.

Litresi 120 lira.

Haberi veren kaynak “Eşek sütünden köşeyi döndü” başlığını kullandı…

Memlekette bu kadar eşek,

Ki eskiden daha çoktu,

Hiç kimsenin aklına gelmemişti böyle bir şey.

Eskiler eşeği suyolunda bilirdi.

Daha çok bir yük hayvanıydı.

Tarlada, harmanda öteberi taşınırdı eşeksırtında.

Çok eskilerde bir ulaşım hayvanı olarak değerliydi eşekler.

1870’li yıllarda adamıza gelen İngiliz Bayan Scott-Stevenson katır ve eşeklerle Kıbrıs’ı gezmişti.

Diğer ziyaretçiler için de durum buydu eşekler kıymetliydi,

Eşek olmadan yolculuk olmazdı…

Yine eskiden eşeklerle köyden şeher’e inilirdi…

Eski eşek nüfusunun kaldığı söylenemez.

Kıbrıslı eşek nüfusu tükendi sayılır Karpaz’ın muzır eşekleri sayılmazsa…

Eşek sütünün kıymetli olduğunu,

Ondan ekmek parası kazanılabileceğini,

Hatta köşe dönülebileceğini,

Kozmetik sanayinin bir yan kolu olduğunu kim bilebilirdi ki!

Eşekse eşektir.

Var bir kıymeti…

Özellikle eski nesillerin eşeklerle muhabbetleri olmuştur.

Biz de küçükken baba köyüne gittiğimizde ilk işimiz eşeklere binmek olurdu.

Eşek gideceği yolu bilirdi.

Bu yüzden şaşmazdı.

Bir de eşek inadı vardı ki durdu mu hareket ettirmek ne mümkündü o eşeği?

Nihayetinde Kıbrıs eşekleri sevimli hayvanlardır.

Cüsseli olurlar.

Sürmeli gözleri süzüm süzüm, nazlı nazlı bakar.

Bu naza niyaza dayanamayan hırbolar bile vardı çok eskiden…

Aferin Konyalı çiftçiye.

Kıbrıs’tan eşek alıyor, sütünü kozmetik sanayine satıyor…

Bu bir iş sahası.

Eşekler değerlendirilirse kim bilir eşek bile ithal edilebilir.

Azalan nüfus çoğaltılabilir.

Biri gider, diğeri gelir…

Kıbrıs eşek nüfusunun azalması iyi bir şey olmasa da,

Azaldılar diye de parçalanmaya gerek yok.

At binenin kılıç kuşananındır!

Giden eşek gelen eşek oldukça mesele yoktur!

 



TAGS: Eşek Meselesi, ahmet okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems