HABER KIBRIS

Evkaf’ın 446. Kuruluş Yıldönümünün Düşündürdükleri

19/04/2017


ads

Bülent Dizdarlı


İnsan ilişkilerinin çok kötü olduğu bir dönem yaşıyoruz. Kimse kimsenin kıymetini bilmiyor. Devamlı bir aşağılamadır gidiyor. Aynı işi yan yana yapan iki insan dahi birbirini çekemiyor adeta kuyusunu kazıyor. Vefa, saygı, sevgi, anlayış gibi kavramlar eski romanlarda kaldı.

Bireysel yaşamımızda durum böyle de uluslararası ilişkilerde farklı mı? Tabi ki hayır.

Dünya kötüye gidiyor. Ortadoğu kaynıyor. Amerika – Rusya burada çıkarlarını korumak adına bombalar yağdırıyor. Milyonlarca insan canını kurtarmak için, Atalarının yaşadığı toprakları terk ederek, bilinmeyene yol alıyor. Bu yolda bazen kurtarmaya çalıştıkları canlarından olurken, çoğu zaman ise insanlık dışı bir yaşama katlanmak zorunda kalıyorlar. Avrupa hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi olanı biteni sadece seyrediyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Kuzey Kore’nin nükleer deneme yapmaya kalkışması hâlinde orayı vuracağını alenen söylüyor. Afrika’da süregelen açlık, oranın zenginliklerini iliklerine kadar kemiren Avrupalıların umursuzluğu dahilinde had safhaya ulaştı. Sömürgeciler çıkarları uğruna kabilelerin katliamlar yapmasına çanak tutuyorlar.

Dünya kötüye gidiyor. Hiçbir devlet, aynı insanların birbirine olduğu gibi, bir diğerine güvenmiyor Bazılarımıza göre yeni bir dünya savaşı başlamak üzere. Bazılarımız ise bu savaşın içinde olduğumuzu dillendiriyoruz.

Neden böyle oldu dünya? İnsanoğlu aklını mı kaybetti? Hepimiz biliyoruzdur ki bu sorunun cevabı  “Hayır” dır. Aksine insan şimdi bir o kadar daha zekidir. O kadar akıllı ki o aklıyla teknolojiye adeta hükmediyor. Peki ama o zaman ne bu yaşananların sebebi?

Bu sorunun yanıtı basit aslında… Zekâmızı güçlendirirken duygularımız kaybettik. Ve ne yazık ki bu kaybettiğimiz duyguların başında “sevgi” geliyor. Dünya üzerinde Sevgi azaldıkça bencillik buna ters orantılı olarak arttı. Giderek bireysel egomuz tavan yaptı. Çevremizi insanları hatta kendimizi sevmez olduk. İnsanın duygusal genetik formülü değişti sanki. Neticede de bu hastalık bireyden toplumlara milletlere sıçradı. Şimdi maalesef durum ortada. Gelinen nokta bu…

Bütün bunları geçtiğimiz cumartesi Kıbrıs vakıflar idaresinin kuruluşunun 446 ncı yıldönümü törenlerini izlerken düşündüm. Geçmişte insanların “iyilik” adına yaptıkları işleri, bu uğurda kurdukları vakıfları öğrendikçe ve artık bu değerlerden uzak kaldığımızı fark ettikçe hayıflandım.

Düşünün sadece Kıbrıs’ta günümüze kadar kurulan 2221 vakıf varmış. İnsanoğlu başkalarına yardım, bir yerleri toparlama adına mallarını vakfetmiş. O mallardan gelen gelirle etrafına faydalı olmuş. Bu sayede toplumun sosyal, eğitim, sağlık ve ekonomik alanda gelişmesinde başrol oynamış.

Daha da önemlisi Kıbrıs Adası üzerinde belli oranda Türk Malının kalması sağlanmış. Konuşmaları dinlerken bir ara aklımdan “iyi ki bu Evkaf işi varmış, yoksa görüşmelerde bu gün tartışılan %28 ya da %29 oranlarını telaffuz etmek bile hayal olacaktı” diye düşünmekten kendimi alamadım.

İnsanın zenginliğini biriktirerek değil, etrafına vererek ispatlayıp yaşadığı o devirin bittiğini bilmek çok üzücü, ama gerçek bu…

Panelistlerin konuşmaları ile doldum. “Hâlimize çare nedir?” diye düşünmeye başlamışken, Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin sunduğu “ Sevgi Oratoryosu” nu dinlerken bu sorunun yanıtını buldum.

Evet çare sevgiyi tekrar bulmaktadır mutlaka. Ama nasıl diye sormayın bana. Çünkü bu soruya yanıt bulmak için, daha fazla düşünmek giderek azalan aklıma zarar veriyor…

HAFTANIN BANA GÖRE EN ÖNEMLİ OLAYLARI
– Türkiye’de On sekiz maddelik Anayasa  değişikliği için referandumda kıl payı Evet çıkması…
– LefkoşA’nın tanınmış siması, ünlü kebapçı Saffet Anibal’in vefatı.

-Özel Güvenlik Yasası’nın Meclisten geçmesi

ANLAYAMADIKLARIM
Kuzey Kore Füzeleri Sahte olabilirmiş. Anlamadım yani şimdi bu füzelerin sahte mi, hakiki mi olup olmadığını anlamak için savaş mı çıkarmak lazım?



TAGS: bülent dizdarlı
MANŞETLER

HK Bülent Dizdarlı

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems