HABER KIBRIS

Faiz bey vatandaşı unuttu

28/08/2017


ads

Hüseyin Ekmekci


Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu adeta uçuyor.

Oysa, vatandaş için de devlet için de en pahalı sağlık harcamaları Faiz bey döneminde yapılıyor.

Birincisi, kamuoyuna hiçbir açıklama yapmadan…

Yasal hiçbir dayanak göstermeden…

Tüm itirazlara rağmen Yakın Doğu Hastanesi’ne 68 milyon TL ödeme yaptı…

İkincisi de, “döner sermaye tüzüğünü” geçirerek, vatandaşı hastanede doktora para ödemeye zorlarken…

Genel Sağlık Sigortası konusunda adım atmayarak, vatandaşı devre dışı bıraktı.

Böyle bir mantık olabilir mi?

Doktor hastanede bakacak ama para alacak…

Vatandaş para vermemesi gereken yerde, yasal zorunlulukla para verecek.

Doktor örgütlenip, hak alacak, kamu hastanesinde para kazanacak…

Vatandaş, “parasız hizmet alması” gereken yerde para verecek.

Faiz bey bu işte bir terslik yok mu?

Vatandaş bu işin neresinde.


Metsis devam ediyor

Yıllardır hiçbir hükümet sağlıktaki sistem sorununu çözemedi.

Bir önceki Sağlık Bakanı Salih İzbul, “sağlıkta sistem yok, metsis var” demişti.

Metsis sistem kelimesinin tersten yazılış şekli. Sağlıkta her şey yıllar öncesinden ters oluşmuş durumda. Altyapı yetersiz, organizasyon yok, hizmet kalitesi yok, hasta memnuniyeti yok, sağlık çalışanları mutsuz. Metsis bir türlü sisteme dönüştürülemedi.

Hal bu iken toplumun başına gelebilecek en kötü şey reformcu olmayan bir Başbakan ve hırslı bir Sağlık Bakanı idi. Bu dönemde bunu da yaşadık.

Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu kendini ispatlamak için her yönteme başvururken reform süreci en tepeden iyi yönetilemediği için metsis iyice içinden çıkılamaz bir hal almış durumda.

Herkes YDÜ’ye işliyor

Bu dönemde özel bir hastane sahibi hükümeti alenen parmağının ucunda oynatıyor.

Geçmiş UBP dönemlerinde devletin sevk ettiği hastalara sunduğu hizmetlerin karşılığı olarak denetlenmemiş faturalarla bu özel hastaneye bu yıl bir anda 68 milyon TL ödendi.

Çıkan tartışmaların ardından Sağlık Bakanı, “ben önce denetim raporlarını kamuoyu ile paylaşacağım daha sonra bu ödemeyi gerçekleştireceğiz” demişse de denetim raporları kamuoyu ile paylaşılmadı.

Gerekçe?

Sebep?

Hangi güçle?

Daha önce “ödeme” deyen Sayıştay nerede?

Hiçbir soruya cevap yok.

Sayıştay bu dönemdeki rolüne uygun şekilde “siz ödeyin biz daha sonra denetleriz” diyerek ödemeye yasal zemin hazırladı.

Bitmedi…

Ardından da başta yine aynı özel hastaneye olmak üzere yurtiçi sevklerde müthiş bir patlama yaşandı.

2017’nin ilk 7 ayında bir önceki yılın aynı dönemine oranla sevk ödemeleri % 82 arttı.

Bu oranın yılsonuna kadar daha da artacağından endişe ediliyor.

Hatta bu özel hastane sahibi hükümet yetkililerine açık açık şunu söylüyor:

“Yeni hastane yapmanıza ne gerek var? Bize sevk edin, hastaları biz tedavi ederiz”.

Ortada böyle de bir kumpas var.

Siyasilerden beklenen sıraya dizilip özel hastanelere ziyaretler gerçekleştirmeleri ve bu yatırımlara methiyeler düzmeleri değil.

Biran evvel Özel Hastaneler Yasasının hazırlanıp bu hastanelerden alınacak hizmetin kurallara bağlanması şart.

Özel hastaneler sundukları hizmetlerin karşılığını elbette alacak ve bu analarından emdikleri süt kadar da helal hakları ancak özel hastane sahiplerinin karşısında el pençe divan duran, onların bir dediğini iki etmeyen siyasetçilerin sisteme verdiği zarar katlanarak büyüyor. Sağlık sadece özele kaymıyor aynı zamanda kamu bütçesinden sağlık için ayrılan kaynakların da oluk oluk özel hastanelere akıtılmasına göz yumulmuş olunuyor.

Bütçe de kurudu

Yaşanmakta olan peşkeşler yetmezmiş gibi diğer yandan bakanlık müsteşarı Kemal Deniz Dana ilaç alımları için ayrılan bütçenin neredeyse yılın ortasında tükendiği açıklıyor.

2016’da 62 milyon 152 bin 952 TL olan Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Dairesi altındaki İlaç ve İlaç Benzeri Ürünlerin Temini Hizmetleri kalemi, 2017 bütçesinde enflasyonun çok üzerinde bir artışla (%22,8) 76 milyon 326 bin 200 TL’ye çıkarılmıştı.

Bu artışa rağmen “hasta sayısı arttı” bahanesi ile bütçeyi oldukça aşan harcamalar gerçekleştirildiği anlaşılıyor.

Bakanlığın yaptığı ilaç alımlarını denetleyecek olan Sayıştay makamının güvenilirliğinin sorgulandığı bir aşamada bu gibi astronomik harcamalar sonrasında ne sisteme güven kalıyor ne de sistemi yönetenlere.

Öyle görünüyor ki, “vatandaşı korumayan” yeni sistemi tartışmaya devam edeceğiz…

“Vatandaşı sevk ederek” büyük paralar ödemek de vatandaşı korumak değil.

Giden Faiz beyin kendi parası değil sonuçta…

O da kamu parası…



TAGS: Hüseyin Ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems