HABER KIBRIS

Faiz Kaymak ve Dr. Küçük'ün Arası Neden Açılmıştı?

20/01/2013
Poli - Dr. Turhan Korun

Faiz Kaymak ve Dr. Küçük'ün Arası Neden Açılmıştı?

Dr Turan Korun Poli için yazdı:

Faiz Kaymak 1904 yılında Lefkoşa’da dünyaya gelmiştir. Babası zamanın debbağlarındandı. 1982 yılında vefat eden Kaymak 1921 ile 1941 yılları arasında ilkokul öğretmenliği yapmıştır. 1927 ile 1930 yılları arasında Kıbrıs İslam Lisesi’nde öğretmen olarak görev yaptığı görülmektedir. 1941 yılında adanın çeşitli yerlerinde yaptığı ilkokul öğretmenliğinden istifa etmiş ve ticarete başlamıştır. Ben Faiz Kaymak’ı Ayasofya Camisi’nin karşısında bulunan Musannıf Bey’in sahibi olduğu dükkanlarda Enver Fetin Bey ile ortak olarak gıda maddeleri toptancılığını yaptığını hatırlarım. O dükkanın köşesinde solcu İnkılap Gazetesi sahibi Saraç Fazıl Önder’i 1958 Mayısında katletmişlerdi. Bu yüzden bu cinayeti her konu edildiğinde aklıma Faiz Bey ve Enver Fetin Beyleri de hatırlarım.

Faiz Kaymak, Kıbrıs Türk Azınlığı Kurumu (KATAK) kurucuları arasında bulunmuştu. 24 Haziran 1952’de Kıbrıs Milli Türk Birliği Sekreterliği ve Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu Başkanlığını yürüten avukat Fadıl N. Korkut’un, Dr. Fazıl Küçük ile anlaşmazlığa düşüp istifa etmesi sonucu Kıbrıs Milli Türk Birliği’nin sekreterliğine ve federasyon başkanlığına getirilmişti. Mağusa Belediyesi meclis üyeliğinde de bulunan Kaymak 1953’te Menderes ile ilk defa görüşen bir Kıbrıslıdır. 1953 yılına kadar Kıbrıs konusunun Türkiye Hükümeti’nin gündeminde olması için Türkiye’de yaşayan yerleşik Kıbrıslılar ile Türkiye’de okuyan Kıbrıslı öğrencilerin çabalarını da göz ardı edilemez. İstanbul’da bulunan Kıbrıs Türk okullarından yetişenler cemiyetinin, Ankara Kıbrıs Türk Kültür Derneği’nin, kamuoyu oluşturmak için yaptıkları çalışmalar da unutulamaz. Prof. Derviş Manizade’nin, Nevzat Karagil’in, Mehmetali Pamir’in Mehmet Ertuğruloğlu’nun öğrenciler olarak da Burhan Nalbantoğlu’nun ve Dr. Kaya Bekiroğlu’nun oluşturdukları ortam Türkiye’deki öğrenci örgütleri, Türkiye Gençlik Teşkilatı ile yaptıkları temaslar iğne ile kuyu kazma gibi çalışmalardır.

1953’e gelindiğinde Faiz Kaymak ile Müftü Dana Efendi’nin ikili bir heyet olarak Ankara’da temaslar yaptıkları görülmektedir. Zamanın Menderes Hükümeti’nin Kıbrıs konusuna kayıtsız kalması, Dışişleri Bakanı Körülü’nün eski CHP hükümetinin değişmez siyaseti “bizim Kıbrıs diye bir sorunumuz yok” siyasetini devam ettirmesi, ikili heyetin Hükümet yetkilileri ile görüşmelerinin önünde en büyük bir engeldi. İşte bu ortamda Türkiye Gençlik Teşkilatı İkinci Başkanı Hüsamettin Cindoruk bu konuya içtenlikle yaklaşmış ve bir yolunu bulup Faiz Kaymak ve Müftü Dana Efendi’yi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan ile görüştürmüştür. Refik Koraltan ile yapılan bu görüşme Kıbrıs’tan Türkiye’ye giden heyetin Demokrat Parti yetkilileri ile yaptığı ilk görüşmedir. Bu görüşmeden sonra Refik Koraltan heyeti de yanına alarak Başbakan Menderes’in huzuruna çıkmışlardır. Bu görüşmeyi Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü ile görüşme takip etmiştir. Ben bu bilgileri Prof. Naskali’nin 6 Eylül Tutanakları isimli kitabında giriş yazısı yazan Hüsamettin Cindoruk’un yazısından öğrendim. Ben bu temaslardan sonra çeşitli zamanlarda Faiz Kaymak’ın Ankara ve İstanbul’da zaman zaman ziyaretlerde bulunduğu ve Türkiye’nin Kıbrıs’ta bir banka açması, evkaf konuları, eğitim konularını gündeme getirdiği görülmektedir. Kıbrıs’ta bu görüşmelerden sonra Türkiye İş Bankası’nın Kıbrıs’ta şube açtığı görülmektedir. Evkaf konusunda ise Köprülü’nün biz Lozan’da Evkaf idaresinin İngilizler tarafından kabul edilmesini kabul ettik. Bu yüzden biz Türkiye olarak bu konuya direk müdahil olamayız. Siz toplum olarak mücadelenizi sürdürünüz. Gazetelere yazılar yazıp taleplerinizi ileri götürünüz. Biz el altından size yardım ederiz. Ama açıktan bunu savunamayız gibi konuşmalar yaptığını ben kardeş ocağında Faiz Kaymak’ın ağzından çok dinledim.

Faiz Kaymak’ın 1950 yılına kadar Dr. Küçük ile birlikte ahenk içinde çalıştığı görülür. 1954’te Ahmet Mithat Berberoğlu ve Ahmet Zaim ile Kıbrıs Türk heyeti olarak Türkiye, İngiltere ve Amerika’da Kıbrıs Türklerini temsil etmişti. Yine Aralık 1954’te Kaymak, Kıbrıs Müftüsü Dana Efendi ile birlikte tekrardan New York’u ziyaret ettiği görülmektedir. Dana Efendi Amerika’da yaşayan Kıbrıslı Türklerin davet etmesi Dr. Küçük’ü kızdırmış ve Müftü’nün Amerika’ya gidişini engellemeye çalışmıştır. Dana Efendi buna rağmen diretmiş ve bu ziyareti yapmıştır.

Faiz Kaymak’ın yalnız olarak yaptığı bir İstanbul ziyaretinde Kıbrıs Türk Kültür Derneği yöneticilerinden avukat Nevzat Karagil’in organize ettiği basın toplantısı yapması, bu basın toplantısının Türk basınında geniş yer alması, bol resimli yayınlar Faiz Kaymak’ın siyasette sonunun başlangıcı olmuştur.

Nevzat Karagil ile eti bir kazanda kaynamayan Dr. Küçük yapılan bu basın toplantısına çok içerlemiş ve Faiz Kaymak’a karşı kendine has üslubu ile planlar yapmaya yöneltmiştir. Kaymak, İstanbul’dan adaya döndüğünde Dr. Küçük’ün kendisine karşı uzak ve soğuk davrandığını anlatmıştır. Kaymak “Dr. kendisine sormadan basın toplantısı yapmamdan hoşlanmamıştı. Bu boktan huyunu çok iyi biliyordum. Sonunda beni de kıskanmaya başlamıştı. Kıbrıs Türkleri içerisinde kimsenin fazla sivrilip adının duyurulmasına tahammül edemiyordu” diye anlatmıştır.

1955’te İngiliz Hükümeti’nin Londra’da İngiltere, Yunanistan ve Türkiye’nin katılacağı “Kıbrıs konusunda” konferansa Kıbrıs Türkleri ve Türkiye’deki Kıbrıslıların gözlemci olarak katıldıkları görülmektedir. 1954 Aralığında Birleşmiş Milletler’den aradıklarını bulamayan Rumlar 1 Nisan 1955’te EOKA Yer altı Örgütü ile Kıbrıs’ta terörist hareketlere başlamıştır. Kıbrıs’ta kargaşa devam ederken, İngiliz Başbakanı Anthony Eden Kıbrıs konusunda Türkiye’yi kendinden yana taraf olması için Kıbrıs konusunun görüşüleceği konferansa dahil etmiştir. Dışişleri Bakanı Harrold Macmillan Türk Dışişleri Bakanı Zorlu ile yaptıkları ikili görüşmelerde Türkiye’nin sert bir tavır takınmasını istemiştir. Hatta Yunanistan Büyükelçisi ile Türkiye Büyükelçisinin yaptıkları ikili görüşmeyi öğrenmeleri İngilizleri tedirgin etmiş Yunanistan ile Türkiye’nin el altından anlaşıp kendisine karşı bir tutum içine girecekleri kuşkusunu başlangıçta taşımışlardır.

Londra Konferansı’na gözlemci olarak katılacak olan Kıbrıs Heyetinde değişiklik yapılmış ve Faiz Kaymak, Dr. Küçük tarafından heyetten çıkarılmıştır. Londra Konferansına katılacak olan üçlü Dr. Fazıl Küçük, Ahmet Mithat Berberoğlu ve Ahmet Zaim’den oluşmuştu. İstanbul’dan ise Kıbrıslı Türkler olarak Nevzat Karagil ve Dr. Burhan Nalbantoğlu gözlemci olarak katılmışlardı. Faiz Bey’in heyetten çıkarılması Kaymak’ın tasfiyesi için düğmeye basıldığını göstermektedir. Tasfiye planı uygulamaya konmuştur.

Türkiye’de 6-7 Eylül olaylarının patlak vermesi Londra Konferansı’nı akamete uğratmıştır. Konferans dağılmıştır. Bazı diplomatik yazışmalara göre İngilizlerin konferanstan önce “Keşke bir bomba patlasa” diye temennilerde bulundukları görülmektedir. Hatta bazı Yunan kaynakları Selanik’teki bomba olayının arkasında İngilizlerin olduğunu iddia etmektedirler.

Londra’ya giden heyet adaya dönmüş yeniden iç politika da canlanma başlamıştır. İki arkadaş Faiz Kaymak ve Dr. Küçük’ün arası açılmıştır. Türkiye ve Kıbrıs Türkleri arasında çok yakın ilişkiler başlamıştır. Eğitim yardımları (Namık Kemal Lisesi’nin açılması, Atatürk Enstitüsünün kurulması, bazı köylere ortaokullar yapılması, bütün okullara Türkiyeli öğretmenler gönderilmesi) para yardımları ve bu arada Türk toplumunun malı olacak olan tam teşekküllü zamanına göre modern bir matbaa makinesi yapılan yardımlar arasındadır. Türkiye’den gönderilen matbaa makinelerinin Halkın Sesi Gazetesi’nin binasına indirilmesi ve Dr. Küçük’ün bu makinelere sahip çıkması iki arkadaş Faiz ve Dr. Küçük’ün arasını daha da açmıştır. Kıbrıs Türk Kültür Derneği kanalı ile Türk kültürünü yayma ve yaşatma gayesi ile Türk Toplumuna hibe edilen bu makinelerin federasyona ait olduğunu, federasyonun bu matbaa ile bir işletme kurarak basım ve yayın işi yaparak hem topluma hizmet hem de federasyona bir gelir getirici imkan olduğunu savunan Kaymak bu konuda Dr. Küçük’ün cemaat malının üzerine oturduğunu açık açık seslendirmeye başlar. Kaymak “matbaayı Dr. Küçük kendi malı gibi kullanmasını kabul edemem” diyerek haklı bir tavır sergilemekteydi. Yeni gelen makine ile Dr. Küçük kendi gazetesi Halkın Sesi’ni basarken genişleyen teknik imkan ile de ticari işler yapma olanağını bulmuş, rakipsiz bir basın patronu olmuştu. Faiz Kaymak bu konudaki mücadelesini yürütürken, Dr. Küçük Türkiye’deki kendine yakın yetkililere Faiz Kaymak’ın tavrını defalarca aktarmış, artık birlikte çalışma olanaklarının kalmadığını bildirmekteydi. Türkiye’ye bu bilgiler verilirken Kıbrıs’ta da Faiz Kaymak’ın yerine R.R.Denktaş’ı getirmeye hazırlanıyordu.

1957 Ekim ayının başlangıcında Faiz Kaymak’ın Ankara’ya çağrıldığı görülmektedir. Faiz Kaymak bu çağrıya uyar ve Ankara’ya gider. Kaymak’ı çağıran ne Menderes’tir ne de Zorlu’dur. Çağıran Savunma Bakanı Ethem Menderes’tir. Faiz Kaymak bu konuyu “Kıbrıs Türkleri bu hale nasıl düştü” adlı kitabında şöyle yazmaktadır.

“Ethem Menderes beni Angara’ya çağırdı. Gittim. Bana ‘hizmetlerine teşekkür ederiz. Ama artık bize atak adam lazımdır. Bir kenara çekiliniz’ dedi. İtiraz etmek istedim. ‘Hem tetik da var Faiz Bey’ dedi.”

Adaya dönen Faiz Kaymak bazı kulis çalışmalarında bulunur. Kendi yerine bazı arkadaşlarının görev almasını önerir. Ama önerileri kabul görmez. R.R.Denktaş aday olmadan Faiz Kaymak ile bir görüşme yaptığını, Dr. Küçük ile aralarını bulmaya çalıştığını ama Faiz Bey’in matbaa konusunda taviz vermediğini anlatmaktadır. R.R.Denktaş’ın bu görüşmeyi yaparken Ankara’daki gelişmelerden haberdar olmadığını düşünmek saflık olur.

28 Ekim 1957’de Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu seçimi gerçekleşir. R.R.Denktaş tek aday olarak girdiği seçimde artık Federasyon Başkanı’dır. Bu arada federasyon yönetiminde de değişiklikler olur. Dr. Orhan Müderrisoğlu ikinci başkan, Dr. Burhan Nalbantoğlu’nun da Federasyon Sekreteri olduğu görülür.

Nur Batur, “Rauf Denktaş Yeniden Yaşasaydım” adlı kitabında federasyon başkanı olarak R.R.Denktaş’ın bir Türkiye ziyaretinde Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile yaptıkları bir görüşmede Zorlu’nun “Faiz Bey ile Dr. Küçük arasında neler oluyor?” diye sorduğunu Denktaş’ın bildiklerini anlatınca Zorlu’nun gülerek “biz Kıbrıs’ta kime ne vereceğimizi Faiz Beyine mi soracağız” dediğini yazmaktadır.

1957 Federasyon Seçimleri ile Faiz Kaymak, Berberoğlu federasyon yönetiminden ayrılırlarken, Ahmet Zaim’in de Lefkoşa Komiserliği’nde komiser muavini olarak bürokrasiye intikal ettiği görülmektedir.

Kardeş Ocağı’nda Faiz Kaymak’ın ağzından dinlediğim bu olayların büyük bir bölümü çeşitli yayınlarda da mevcuttur. Ama tabii en önemlisi Kaymak’ın “Kıbrıs Türkleri bu duruma nasıl düştü?” adlı kitabıdır.

Bütün bu anlatılanlardan, yazılanlardan baskı ve tetikli tehditler Müftü Menzincioğlu ile denenmiş, Ahmet Faiz Kaymak’la ilk defa sorumlu bir makam tarafından uygulanmış, Zeka Bey’le Elçilik seviyesinde gündeme getirilmiş, Berberoğlu olayında Bayraktarlık, Elçilik ortaklığında yürürlüğe konmuştur. Herhalde Cumhurbaşkanı muavinliği seçimlerinde Dr. Küçük’e de Ankara’da benzerlerinden biri yapılmıştır. Kıbrıs Türkleri olarak neden bu hale düştüğümüzün çerçeveli resmi işte budur.  

Kaynaklar

1)    Nur Batur - Rauf Denktaş Yeniden Yaşasaydım - Doğan Kitap 2007

2)    Ahmet An - Kıbrıs Türklerinin Siyasal Tarihi 1930 - 1960 - 2006

3)    Dilek Güven - 6 Eylül Olayları - Tarih Vakfı 2005

4)    Arif Hasan Tahsin Desem - Yakın Geçmişin Özeti - 2008

5)    Prof. E. Naskali - 6-7  Eylül Olayları Tutanakları 2007

 



TAGS: fazi kaymak, dr. küçük, fazıl küçük
MANŞETLER

HK KÜLTÜR SANAT

© 2012 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems