HABER KIBRIS

Fazladan İçilen Kahvede Felç Riski

21/03/2017

Fazladan İçilen Kahvede Felç Riski
ads

 

Aşırı kahve içme alışkanlığı olmayanlar, kahve tüketimlerini birden artırırsa, ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilir.

Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, günde bir fincan kahve içen kişiler, her zamankinden 1 ya da 2 fincan fazla kahve içmeleri durumunda, kafeinden kaynaklanan olumsuz etkilere karşı savunmasız hâle geliyor. Bu da, beyinde kan pıhtılaşması ve felç riskini doğuruyor.

Kahveye daha düşkün olan kişilerdeyse bu risk daha az. Zira kahvekoliklerin bağışıklık düzeyi, kafeinden kaynaklanan yüksek kan basıncı, damar sertleşmesi ya da yüksek noradrenalin gibi yan etkilere karşı daha yüksek oluyor.

Şekerli Kahve Zihinsel Perfonmansı Arttırıyor

Bilim adamları, şekerli kahvenin beyni, yoğun bir iş gününe hazırlamada en iyi içecek olduğunu belirlediler.

Daily Mail’de yer alan habere göre, İspanya’da Barselona Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, aynı anda kafein ve şeker almanın beyin performansını daha fazla etkilediğini tespit ettiler. Bilim adamları kahve ve şekerin ayrı ayrı dikkat süresi ve işleyen hafıza gibi beyin fonksiyonlarının etkisini artırdığına inanıyorlar. Araştırmacılar, şekerli ve şekersiz kahve, tek başına şeker ya da sadece normal su içtikten sonra 40 katılımcının beyin taramalarını incelediler.

"Journal Human Psychopharmacology: Clinical and Experimental" isimli dergide yer alan çalışmada, şeker ve kahvenin beynin dikkat süresi ve işleyen hafızadan sorumlu beynin iki bölümünün etkinliğini artırarak zihinsel performansı geliştirdiği belirlendi. Beynin bu iki maddenin etkisi altında daha verimli olduğunu söyleyen araştırmacılar, şekerli kahve sevmeyenlerin aynı etkiden yararlanmaları için kahvenin yanında şekerli atıştırmalıklar yiyebileceklerini açıkladılar.

Kahve ve Çay Beyin Kanseri Riskini Azaltıyor!

İngiliz bilim adamları, çay ve kahvenin içerdiği kafeinin beyin kanseri riskini azalttığını ortaya koydu.

İtalyan La Stampa gazetesinde yer alan habere göre, yararları ve zararlarıyla kafeini konu alan bilimsel araştırmalara bir yenisi daha katıldı.

500 bin kişiyi 8 yıl boyunca izleyen İngiliz bilim adamları, günde bir fincan kahve ya da çay içmenin, ölümcül bir beyin tümörü olan "glioma"nın oluşma riskini % 34 oranında azalttığını gözlemledi.

Yüzde 41 gibi oranla erkeklerde kafeinin bu açıdan daha etkili olduğunu gözlemlediklerini belirten bilim adamları, kadınlarda ise bu oranın % 26’da kaldığını kaydettiler.

Kahve Uyanık Tutuyor

Diyetisyen Afife Aydemir, "Sağlıklı yetişkin bireylerde günde 1-2 fincan kahve, tüketilmesi vücut için yararlıdır" dedi. Ayrıca Aydemir, kahve tüketimine karşı dikkatli olunmasına dikkat çekti.

Çikolata’da keyifli bir kafein kaynağıdır. Genel kural bir fincan kahve için 7 gram kavrulmuş ve çekilmiş kahve kullanmaktır. Kahvenin yaklaşık % 1,2’si kafeindir, bu hesaptan yola çıkarsak 84 mg kafein yapar" dedi.

Kafeinin bağımlılık yapacağını kaydeden Diyetisyen Aydemir, kafeinin vücuda etkilerine yönelik ise şöyle konuştu: "Kafein merkezi sinir sistemine etki ederek beyne giden ve beyinden gelen mesajları hızlandırıp stimulan(uyarıcı) etki yapar. Bu uyarıcı etki bizi uyanık tutar, saat olan yarılanma süreci ile tekrar içme ihtiyacı doğar. İşte bağımlılık bununla başlar. Neyse ki sigara, içki bağımlılığından bahsetmiyoruz, çok daha masum ve hatta birçok durumda faydalı olarak değerlendirilebilecek bir bağımlılık. Kafeinin vücutta kalma süresi oldukça uzundur. Saat 18.00’de 200 mg kahve içseniz saat 24.00’de kafein miktarı 100 mg etkisini devam ettirir. Kahve çok fazla alınırsa çarpıntı, tansiyonda yükselme ve uykusuzluk yapar. Özellikle günde çok fazla kahve içenler bu olumsuz etkiyi yok etmek ve kahve keyfine varabilmek için kafeinsiz kahveyi tercih ederler.

Sindirim sistemi hastalıklarında kahvenin kontrollü tüketilmesi gerekir. Kahve idrar söktürücü olduğu için kahveden sonra bol su içilmelidir. Kahvenin 3 fincandan fazla içilmesi osteoporoz denen kemik erimesini artırır" dedi.

Kahve: Katarakt Oluşumuna Karşı Koruyucu

Amerikalı bilim adamları, zararları ve yararlarıyla sık sık gündeme gelen kahvenin katarakt oluşumuna karşı koruyucu olabileceğini ortaya koydu.

İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, Maryland Üniversitesinden bir grup bilim adamı, Oftalmoloji Araştırma Derneğinin Florida’daki yıllık toplantısında sunumunu yaptıkları araştırmanın, kafeinin, göz merceğini olası zararlardan ve dolayısıyla da katarakttan koruyabileceğini gösterdiğini belirtti.

Fareler üzerinde yaptıkları araştırmada, kafeinin, kataraktın en önemli nedenlerinden biri olan reaktif oksijen türlerinin (ROS) zararlarına karşı koruyucu olduğunu gözlemleyen bilim adamları, kahvenin bu etkisinin daha önce bilinmediğine dikkati çekti.

Uzmanlar, her şeyin olduğu gibi kahvenin de ölçülü tüketilmesi gerektiğini de hatırlattı.

Kahve: Şekere ve Prostat Kanserine Faydalı

Harvard Medical School tarafından yapılan araştırma, kahvenin prostat kanseri riskini azaltabileceğini gösterdi.

American Association for Cancer Research tarafından düzenlenen konferansta sunulan araştırmaya göre, vücuttaki şeker oranının ve erkeklik hormonu seviyesinin prostat kanseriyle bağlantısı bulunuyor ve kahve bu oranların dengelenmesinde etkili bir rol oynuyor.

Prostat kanseri riskinin, kahve içenlerde, hiç içmeyenlere oranla % 60 oranında azaldığına işaret edilen araştırmada, kahvedeki hangi bileşenlerin prostat kanseri riskini azalttığına dair bilgi verilmedi.

Uzmanlar, daha önce yapılan ve kahvenin prostat kanseri riskini etkilemediğine işaret eden araştırmaları hatırlatarak, aksini gösteren sonucun farklı araştırmalarla kanıtlanması gerektiğine, buna göre fazla kahve içilmesinin tavsiye edilemeyeceğine dikkati çektiler.

Kahve Karaciğere Faydalı

Amerikalı araştırmacılara göre, günde birkaç fincan kahve, Hepatit C gibi karaciğer hastalıklarının ilerlemesini yavaşlatıyor.

Günde en az 3 fincan kahve içen hastaların ileri safhadaki müzmin Hepatit C ve diğer karaciğer rahatsızlıklarının ilerleme ihtimali, kahve içmeyenlere nazaran yüzde 53 azalıyor.

ABD Ulusal Kanser Enstitüsü uzmanlarının araştırması, 766 karaciğer hastası arasında üç aylık kontrollerle yaklaşık dört yıl boyunca yürütüldü.

Kahvenin sütlü veya sade olup olmadığının belirtilmediği araştırma sonuçları, Hepatology dergisinin kasım sayısında yayınlanacak.

Araştırmacılar, kahvenin genellikle sarılık hastalığından ileri gelen ikinci tip şeker hastalığı riskini de azalttığını düşünüyor.

Dünya Sağlık Örgütüne göre, dünyada her sene 3-4 milyon kişi Hepatit C’ye yakalanıyor. Vakaların yüzde 70’inde hastalık müzminleşip siroz ya da karaciğer kanserine çevirebiliyor.

Kahve Karaciğer İçin Faydalı

Alman Aachen Üniversitesi uzmanlarının son araştırmasıyla kahvenin faydalı olduğu bilimsel açıdan ortaya konulmuş oldu. Ancak uzmanlar günlük kahve tüketiminin bir iki fincanı geçmemesi gerektiğini vurguladı.

Günümüzde kahve çoğu insan için vazgeçilmez öneme sahip. Sabahları güne başlamak, uyanık kalmak ya yemeklerden sonra, arkadaş sohbetlerinde ya da sadece keyif için kahve içiliyor. Ancak tarihi uzun yıllara dayanan kahvenin tek özelliği, tadı ve hoş kokusu değil.

Deutsche Welle’in internet sitesinde yer alan Ingo Wagner imzalı habere göre Amerikan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Ulusal Sağlık Enstitüsü uzmanları geçtiğimiz yıllarda, kronik karaciğer hastalarının düzenli olarak kahve tükettiklerinde karaciğerlerindeki düzensizliğin daha ağır bir seyir izlediğini ortaya çıkardılar.

Ancak uzmanlar bunun sebebini tespit edememişlerdi. Alman Aachen Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli bir uzman ekip uzun süren araştırmalar sonucunda kahve ve kronik karaciğer hastalıkları arasındaki ilişkiyi ortaya çıkardı.

Araştırma ekibinin başkanı Dr. Olav Gressner vardıkları sonucu "Günde bir ya da iki fincan kahve içen karaciğer hastalarında hastalığın daha yavaş bir seyir izlediğini gösteren araştırmalar vardı. Ancak biz şimdiki araştırmamızla bunun sebebinin çok büyük ihtimalle kafeine dayandığını ortaya koymuş olduk" şeklinde aktardı.

Uzmanlar kafeinin karaciğer hücrelerindeki etki mekanizmalarından Cyclo- AMP maddesi oranını arttırdığını ispatlamış oldu.

Bu madde organlarda sağlıklı hücreleri yarasız bağ dokusu hücrelerine yani fibröz dokuya dönüşümünü azaltıcı bir özelliğe sahip.

Fibroz, dokuların sertleşerek organı tamamen kabuksu bir yapının kaplamasına ve ilerleyen durumlarda da söz konusu organının işlevini bütünüyle yitirmesine neden olabiliyor.

Örneğin karaciğer fibrozunda organın zararlı maddeleri imha edici bölümü görevini yerine getiremez oluyor. Alkol tüketiminin yanı sıra Hepatit B ve Hepatit C de fibroza yol açabiliyor.

Ancak mucize değil

Böyle bir hastalığın kafein sayesinde yavaşlatılabileceğini kanıtlayabilmek için sayısız deneyler yapan Dr. Gressner ve ekibi elde ettiği verilerin yanlış yorumlanmaması gerektiği konusunda da uyarıyor.

Zira uzmanlara göre, kafein sadece karaciğer hastalıklarını ilerlemesini yavaşlatabiliyor ancak örneğin aşırı alkol tüketen bir kişinin karaciğerinin hastalıktan tamamen arınmasını sağlayamıyor. 



TAGS: Kahve, Felç Riski
MANŞETLER

HK SAĞLIK

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems