HABER KIBRIS

Fırsat fırsat üstüne derken…

17/03/2017


ads

Ahmet Okan


Harekat bitip tamamlanmıştı.

Adaya ilk gelen Kurt Waldheim oldu.

“Bir fırsat var” dedi, çekip gitti…

Zaman ilerledi.

O fırsat yakalanamadı.

Sıra Javier Perez de Cuellar’daydı.

KKTC ilanı falan derken, Cuellar belgesi ortaya çıktı.

Belgesine güveniyordu.

Masaya koydu.

“Ve bir fırsat var” dedi…

O sıralar…

Artık Lefkoşa terk edilmek üzereydi.

Ahali, Lefkoşa’nın çevresine yayılıyor, önüne çıkan fırsatları değerlendiriyordu.

Kerpiç evler, ahşap kapılar, ahşap panjurlar, cumbalı hanaylar yalnızlaşıyor ve yeni sakinlerine terk ediliyordu…

Fırsatlar kaçırılmıştı.

Birleşmiş Milletler’de Kıbrıs’la ilgili heyecan var mıydı bilinmez ama, her gelen sekreter, her gelen Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Koordinatör çözüm için fırsat yaratmaya çalışıyordu…

Ghali gelmezden önce, Lefkoşa iyice yalnızlaşmış, fesleğenler boynunu bükmüş, nar, akasya, hurma ağaçları terk edilmenin ısszlığına gömülmüştü…

Ama ne Holbrooke ne De Soto bunun farkındaydı…

Ve Boutros Ghali geldi.

O da geri kalmadı ve bir demet yasemin niyetine bir dizi fikirler ortaya attı.

Sonunda dedi ki “Bir fırsat vardır…”

Ahali dimdik ayakta duruyor ve liderin etrafında mes’eleyi yürütüyordu.

Komşuda ise Makarios’tan sonra Kiprianu, Kiprianu’dan sonra Vasiliu, Vasiliu’dan sonra Kliridis, Kliridis’ten sonra Papatopulos, Papatopulos’tan sonra Hristofyas ve en sonunda Anastasiadis dönemleri bir birini izliyordu…

Ahali değişime yatkın olmadığından Papatopulos’a kadar aynı görüşmeci ile olmaktan mutluydu.

Lakin, artık devran dönmüştü.

Yerine Talat geldi.

Ta Beyaz Saraylara gidildi.

Powell, Clinton falan yüzümüze karşı fırsat var dediler.

Kofi Annan, Amerika ve Avrupa devletleri sıraya girdi.

Hepsi de neme lazım “Fırsat var” dediler.

Annan, daha da ileri giderek kendi adı ile anılacak olan kapsamlı bir plan hazırladı…

Öte yandan, Lefkoşa düşmek üzereydi.

Ahali kendiliğinden tüyüyordu.

Yatırlar, sokak çeşmeleri, sokak lambaları fırsat yakalamaya çalışanlara yenik düşüyordu.

De Soto da bir taraftan kameralara kalemciğini göstererek,

“Buyurun, işte fırsat” diyordu.

Bu fırsat “Yes be annem” diye değerlendirildi.

Lakin bir “Ohi” ile paramparça oldu…

O fırsat da yakalanamadı…

Lakin dünya durur mu?

“Bir fırsat daha var” dediler.

Ban Ki-moon geldi ve öyle dedi.

Tam birbuçuk yıl Hristofyas ile Talat kanter içinde kaldılar.

Bu fırsat kaçırılmamalıydı…

O sıralar,

Lefkoşa’nın düştüğü zamandı.

Kim kurtaracaktı onun bahtı kara maderini?

Bu karamsarlık içinde ta Beyaz Saray’dan siyah bir ses yükseldi: Bir Fırsat var.

O ses Obama’dan başkası değildi.

Obama da fırsatı görmüştü.

Arkasına Samaras ile görüştü.

Ne beğenirsiniz (ya da beğenmezsiniz) o da “fırsat var” demez mi?

Herkesin gördüğü fırsat Kıbrıs’ta niye görülmüyordu?

Fırsat fırsat üstüne ama artık şeher yoktu.

Öyle ki, ölülerini bile kaçırıp gitmişti ahali.

Zaten yeni nesiller yetişmiş, “şeher” dediğinizde kuş dili konuşulduğunu sanıyordu…

Nihayetinde,

Genel Sekreter yine değişti.

O da fırsatlardan bahsediyor.

Eide ise bir fırsattan bir fırsata koşuyor…

Anlaşılan bu gidişle,

Yalnız şeher değil,

Kıbrıs kaybedilecek…



TAGS: ahmet okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems