HABER KIBRIS

Gerçek yüzler-saklı niyetler…

28/02/2017


ads

Başaran Düzgün


Hani iki ahbap çok muhabbetliyken aniden kavga ederler de öfkeyle birbirleri hakkında gerçek duygularını açığa vururlar.

İçlerinde sakladıklarını, beyinlerinin gerisindekileri bir anda ortalığa boca ederler.

Akıncı ile Anastasiades’in şu sıralar yaşadıkları tam da budur.

Anastasiades kavgaya vesile olan Enosis konusunda aslında Rum toplumunda bastırılan duyguların açığa çıkmasını sağladı.

Sahip çıkarak ve “meclisin iradesidir” diyerek bize sadece ELAM’ın değil çok daha fazla ve çokça ciddiye alınacak kadar Rum’un hala Enosis hayaliyle yanıp tutuştuğunu göstermiş oldu.

Sonra, görüşme masasında çok taviz verdiğini söyledi.

Tam da muhaliflerinin kendisini kıyasıya eleştirdiği noktada muhaliflerinin eline koz vermiş oldu.

Ve son bombası azınlık meselesi.

“Azınlık çoğunluğu teslim alamaz” diyerek bu kez de Enosis’e eş değer bir bomba atıverdi ortalığa.

Kilise ve Başpapaz söylüyordu da takmıyorduk ama öğrendik ki Anastasiades de Kıbrıslı Türkleri azınlık görüyor.

Ve azınlık Kıbrıslı Türklerin çoğunluk Kıbrıslı Rumları esir alamayacağını söylüyor.

Döndük mü şimdi başa, 1930’lu yılara.

***

Mehmet Ali Talat, “diplomaside çareler tükenmez” diyor ve yaşanan krizin aşılacağı umudu vaat ediyor da doğrusu bunun nasıl olacağını tarif edemiyor.

“Liderler masaya geri dönsün” demek, bugünlerde yapılan en kolay iştir.

Sadece Talat değil çoğunlu bizim tarafta birçok çevre liderleri masaya çağıran açıklamalar yapıp duruyorlar.

Liderlerin bunca kırıcı-yaralayıcı tavrından sonra masaya nasıl dönecekleri basit bir konudur da Anastasiades azınlığa hangi hakları verecek bu raddeden sonra?

Eşitliği zaten inkar ediyor dolayısı ile devletin herhangi bir kurumunu Kıbrıslı Türkler ile paylaşması mümkün değil.

Belli ki dönüşümlü başkanlığı pazarlık için değil bir Kıbrıslı Türk’ün de federal devletin başkanı olmasına inanmadığı için kabul etmiyor.

Geriye kalan bölgesel muhtariyettir ki Kıbrıs Türkünün de buna karnı toktur.

Madalyonun diğer yüzü;

Böyle davranan Anastasiades toprakta veya garantilerde hangi tavizi alabilir ki?

***

Cumhurbaşkanı Akıncı “Pakistan’a gidip-döneyim Anastasiades’in adım atmasını bekleyeceğim. Aksi halde toplumun her katmanı ile ne yapacağımıza karar vereceğiz” deyiverdi.

Pakistan işinin “sünnetçi korkusu” olduğunu zannetmiştik ama belli ki Akıncı’nın kafasında başka planlar vardır.

Hem de “toplum ile tartışıp yol belirleyecek” kadar ciddi planlar.

***

Anlayacağınız geçen ay, önce Mont Pelerin sonra Cenevre hop oturup hop kalkmıştık çözüm konusunda, şimdi gerçek yüzler ortaya çıktı.

Gerçek yüzler ve saklı niyetler.

100 yıl geçse de bu niyetler hep var olacak galiba… 



TAGS: Başaran Düzgün,
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems