HABER KIBRIS

Göllerin, suların, tapınakların ülkesi VİETNAM:5

03/04/2016


ads

Halil Paşa


Vietnam’da dilenen insana rastlamadım. Dung’a sordum. Komünist dönemden kalma bir alışkanlık olduğunu söyledi. Sokaklarda gasp yok denecek kadar az. Hırsızlık da yaygın değil. Elbette bunlar Komünist Parti döneminden kalma insanlığa dair iyi miraslar…

Dahası da var. Vietnamlılar nerede ikamet ediyorlarsa orada ev satın alabilirler. Örneğin Saygon’da yaşayan bir kişi, Hanoi’de ev satın alamaz. Yasak. Yabancıların da Vietnam’da taşınmaz mal satın alması yasak. Bence bunlar da insanlığın kapitalizme karşı iyi yüzleri…

Savaş Müzesinde Vietnam’ın Amerika tarafından işgal edilmesine karşı çıkan Amerikalı entelektüellerin, 17 Ocak 1967 tarihinde Vietnam devlet başkanı Ho Chi Minh ile bir fotoğrafı yer alıyordu. Savaş zamanının Amerika’ya ihanet eden “hainleri”, ancak elli yıl sonra yalnızca Amerika’nın değil dünyanın da gerçek kahramanları olduğu anlaşıldı.

HOAN KİEM GÖLÜ, EFSANESİ VE NGOC SON TAPINAĞI

Gün batımından hemen önce vardığımız Hoan Kiem Gölü’nün ortasında adacıkta yer alan Ngoc Son Tapınağı tursitler kadar Budistlerin de uğrak noktası. Gölün ismi “Hoan Kiem” Vietnam dilinde “İade Edilen Kılıç” anlamına geliyor.

Efsaneye göre Çin hanedanının baskısı altındaki Vietnam halkı, her başkaldırısında, her isyanında yeniliyor. Bir türlü Çin hanedanın zulmünden yakasını kurtaramıyor. Ayaklanıyorlar ama bir türlü başarı kazanamıyorlar. Yıllar ayları, aylar günleri kovalıyor Çin hanedanının eziyeti bitmek bilmiyor. Günlerden bir gün, Vietnam Kralı Le Loi gölde teknesiyle gezinti yaparken bir anda gölün sularını yararak çıkan dev bir kaplumbağa, efsanenin kral kahramanına kocaman bir kılıç uzatır. Efsane ya, kılıç bizim bildiğimiz alelade kılıçlardan değil, kutsal bir kılıçtır. Kral Le Loi bu kocaman kutsal kılıçla “hain ve zalim Çin hükümdarının ordusunu” salatalık doğrar gibi doğrayarak yenilgiye uğratır. Böylece Vietnam Çin hanedanının baskısından kurtulur. Bir zaman sonra o dev kaplumbağa bir gün gölde gezinti yapmakta olan Kral’ın karşısına çıkar ve vermiş olduğu kutsal kılıcı geri alarak gölün derinliklerinde kaybolur. Hanoi de Vietnamlıların başkenti, Hoan Kiem Gölü de o gün bugündür başkentin merkezi, gölün ortasında adacıkta bulunan Pagoda (Budist Tapınağı)da kutsal bir mekan olur.

Bu arada efsaneye kendini kaptıran pek çok Vietnamlı, o dev kaplumbağanın, hala Hoan Kiem Gölünün sularında yaşadığına inanıyor… Kim bilir belki bir gün Türkiye’deki “Van Gölü Canavarı” gibi sisli puslu bir Hanoi sabahında veya akşamında dev kaplumbağa kamera kayıtlarına bile takılabilir…

Hazır konu açılmışken, Vietnamlıların Çinlileri, Yunanlıların Türkleri, Türklerin de Yunanlıları “sevdiği” kadar “sevdiğini” yazarsam iki ülke arasındaki “tarihi dostluğu” da açıklamış olurum.

Vietnamlıların bu gün Çin’e, yakın zaman önce ülkelerini işgal ederek üzerlerine ateş yağdıran ve 3 milyona yakın vatandaşlarının ölümüne neden olan Amerika ile yıllarca sömürgesi oldukları Fransa’dan dahi daha soğuk ve mesafeli durduklarını yazarsam, çok da abartmış olmam sanırım…

Gölün ortasındaki adacıkta yer alan Pagoda’ya, (Budias Tapınağı) Edebiyat Tapınağı’ndaki gibi çerçevesi taş bir kapıdan girmiştik. Kıpkırmızı çok şirin köprünün üzerinden adacığa geçince, solda taş bir delik içerisinde yanan ateşe para atarak yakan Vietnamlılarla karşılaşmıştık. Tabii bu kağıt paralar sahteydi…

Hanoi’de Kukla Şovu Tiyatro binası. Su Kuklası gösterisi sona erince, sahnede o ana kadar görünmeyen kuklaları oynatan sanatçılar, bellerine kadar varan suda öne çıkıyorlar ve gösteri müziklerini çalıp şarkılarını söyleyen sanatçılarla izleyicileri selamlıyorlar… 



Kimin için ve niye yakıyorlardı?

Ölen yakınları için ve huzur bulsunlar diye… Kağıt paraların yanınca ölen yakınlarına gideceğine ve varsa sıkıntılarını çözeceklerine dair bir inanışa sahipler… Eh para diğer dünyada da var olmaya devam ettiğine göre orada da kapitalizm ve sınıf mücadelesi devam ediyor olmalı!..

Ngoc Son Tapınağı; tütsülerin yakıldığı, heykelciklerin bolca yer aldığı ahşap metal süslerle bezeli alacalı bulacalı bir mekan. Tapınakta en çok dikkatimi çeken bir camekan içerisinde mumyalanmış ve kafasını uzatmış dev kaplumbağa oldu.

Bu arada hem tapınaktan Hanoi şehrinin, hem de şehrin dışından Hoan Kiem Gölü üzerinde yer alan kırmızı köprüsü ile adacığın ve tapınağın, insanı etkileyen büyüleyici manzaraları vardır. Eğer giderseniz, başkent Hanoi’de en güzel manzara fotoğraflarından birisini burada çekeceksiniz…

VİETNAM SU KUKLASI GÖSTERİSİ

Hoan Kiem Gölü’nün az ötesinde izlerken uykuya dalanların bir çeşit çocuk oyununa benzettiği, kiminin hayal kırıklığı, kiminin ise ilginç bulduğu, Tiyatro binasının sahnesine kurulmuş su havuzunda kuklalarla yapılan müzikli bir oyun yer alır.

Önce sahnenin bir köşesinde enstrüman çalan orkestra ile şarkı söyleyen birkaç genç kadın beliriyor.

Sonra su dolu sahnede kaplumbağa, ördek, canavar vb. kuklalar ve birbirleriyle konuşup (Vietnamca olduğu için anlayamadım) yüzerlerken hoplayıp zıplıyorlar.

Derken bir saat dolmadan gösteri bitiyor ve su havuzun arka bölmesinden az önce su üzerindeki kuklaları oynatan, hoplatıp zıplatan, yüzdürüp konuşturan, kukla sanatçıları beliriveriyor ve halkı selamlıyorlar. Seyircilerin alkışıyla gösteri de son buluyor.

Kökü 11.yüzyıla kadar uzanan Vietnam Su Kuklasının, pirinç tarlalarında su taşkınları olduğu zaman Vietnamlı köylülerin kendi aralarında buna benzer gösteriler yaparak birbirlerini eğlendirmelerinden doğduğu rivayet olunur. Doğrusu ilk defa gördüğüm için ilginç bir gösteri diye yazacağım.

Buralara kadar gelince görmek gerekiyor diye düşünüyorum. Ne de olsa bir Vietnam kültürü…

Ngoc Son Tapınağında ölüleri rahat etsin diye para yakan iki Vietnamlı kadın.

WEST LAKE

Kilometrelerce bir alan yayılmış bu büyük gölün etrafını bir küçük tren ile baştan sona dolaştık. Hava serin ve rüzgarlıydı. Gölün çırpıntılı sularına baka baka üşüdük. Çevresinde beş yıldızlı otellerin, restoranların, küçük meydanların bulunduğu çok geniş bir alanı kaplıyordu.

Mola verdiğimiz bir meydanda Çin Takvimine göre bir hafta sonra kutlanacak (8 Şubat 2016) yeni yıl için ağaçlar, çiçekler satılıyordu.

Nasıl ki batılılar yeni yıla girerken evlerini çam ağaçları ile süslüyorduysalar, Vietnamlılar da, fiyatları 10 dolardan başlayıp büyüklüğüne göre 20’ye kadar çıkan, dalında tupturuncu meyveleriyle, mandalinadan portakala saksılarında iri narenciye fidanları…

Bir ara gölün suların bulanıklaştığı bir köşesinde yeni çiçeğe durmuş lotus çiçekleri ile karşılaştık. Adeta bir tarlayı andırıyordu. Lotus bulanık suyu çok severmiş…

West Lake, hatırımda kaldığı kadar, çevresinde modern binaların yükselmeye başladığı, yeşilliğini henüz yitirmemiş, girintili çıkıntılı kıyılarıyla çok büyük bir göldü.

Başkent Hanoi’de gün batarken oteldeki odamın penceresinden West Lake Gölü çevresinin harika bir görünümü vardı. 

“KİM DEMİŞ Kİ VİETNAMLILARIN BATIL İNANÇLARI YOK?” DİYE…

Rehberimiz Dung “Dokuz (9) sayısının Vietnamlılar arasında hem uğurlu hem de uğursuz olarak kabul gördüğünü söyledi. Ve başladı 9’un kerametlerini sıralamaya.

Bir zamanlar Hanoi’de 36 sokak varmış. Eh 3 ile 6 sayıları toplanırsa 9 edermiş.

Ho Chi Minh 1890 tarihinde doğmuş. Hem 1 ve 8 toplamı 9 ediyor, hem de 90’ın içinde bir 9 var…

Ayrıca Ho Chi Minh’in 19 Mayıs’ta doğması, 9’un uğurunu işaret ediyor.

Ya 9’un uğursuzlukları?

Dung’un bunları da şöyle sıralamıştı…

Ho Chi Minh Eylül ayında, yani 9’uncu ayda öldü. Üstelik de 1969’da ölmüş; yani içerisinde iki 9 sayısının yer aldığı bir tarihte. Hatta Ho Amca Sabah saat 9.47’de ölmüş. Öte yandan Hitlerin de 1889’da doğmuş olması da 1 ile 8 sayılarının toplamı ve sondaki 9 düşünüldüğünde, bunun da 9’un uğursuzluğunu açıkladığını söylemişti Dung.

Öte yandan Hanoi’de Ngoc Son Tapınağı’nda para yakan Vietnamlılara şahit olunca bunu niye yaptıklarına bir türlü anlam verememiştim. Sonradan Vietnamlı rehberden bunun ölen yakınlarının rahatlaması için yaptıklarını ve paraların da sırf yakmak için basılmış sahte Donglar (Vietnam para birimi) olduğunu öğrenmiştim. Rehbere göre güya bu tapınakta yakılan sahte paralar, öbür dünyadakilerin eline geçiyormuş. Yak sahte parayı, öte yanda satın alma gücü olan gerçek paraya dönüşsün. Böyle bir sahtekarlığı Buda yutar mı?

İşte bu da çaresiz ahalinin bir nevi batıl inancı…

Demek ki neymiş?

Bir ülkenin yıllarca tek bir Komünist Parti ile yönetilmesi, o ülke insanını batıl inançlarından azade kılmaya yetmezmiş!.

Başkent Hanoi’de eski şehrin merkezinde Old Quarter’de yer alan Hoan Kiem Gölünün durgun yeşil suları, rengini kıyısında yer alan asırlık ağaçlardan alır. Göl’ün üzerindeki adacığa geçişin sağlandığı Kırmızı Köprü ile ada üzerinde yer alan Ngoc Son Tapınağı, turistlerin en çok uğrak noktalarından birisidir.

HANOİ’DEN GEÇEN ÜNLÜLER

Charlie Chaplin evlenince balayı için Vietnam’ı seçmiş…

Evlendiği Shangay’lı eşiyle, Hanoi’deki “Sofitel Metropol Hotel”de kalmış.

Amerikalı ünlü film yıldızı Jane Fonda da Vietnam’a, Hanoi’ye gitmiş…

Biliyor musunuz niçin?

Ülkesi Amerika’nın Vietnam’a karşı yürüttüğü haksız ve barbarca savaşı protesto etmek, bir feminist ve hümanist olarak Vietnamlılara destek vermek için.

Jane Fonda da Charlie Chaplin’in kaldığı otelde kalmış ve oteldeyken Hanoi Amerikan savaş uçakları tarafından bombalanmış. Jane Fonda’nın kaldığı otele bombalardan birisi isabet etmiş.

Bomba düştüğü sırada orada imiş ama kurtulmuş.

ABD’de Obama’ya karşı başkanlık seçimini kaybeden senatör John Mc Cain ise Hanoi’yi bombalayan Amerikan ordusu pilotuymuş. Belki Jane Fonda oradayken şehri bombalayan pilotlardan birisi de oymuş. Hanoi’yi bombaladığı uçağı Hoan Kiem Gölü’ne düşünce, Mc Cain Vietnamlılar tarafından esir edilmiş. Beş yıl savaş esiri olarak hapis yatmış. Savaş bitmeden Amerika’ya iade edilmiş.

Hanoi’ye de uğrayan Angelina Julie’nin evlat edindiği 3 oğlundan birisi de Vietnamlıymış.





 Başkent Hanoi sokaklarında motosikletli ve bisikletli seyyar satıcılar…





 



TAGS: Göllerin, suların, tapınakların ülkesi VİETNAM:5, halil paşa
MANŞETLER

HK Halil Paşa

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems