HABER KIBRIS

Güzelyurtlu cinayeti ve önce adalet…

05/04/2017


ads

Başaran Düzgün


Meslek hayatımın en zor konularından birisiydi.

Gaddarca bir cinayete kurban gidenleri yakından tanıyor olmam insani olarak beni çok etkilemişti.

Cinayete giden sürecin başında birkaç önemli olaya tanıklık etmiştim.

Bir de gaddarca cinayetin hükümsüz kalması, cinayeti işleyenlerin ellerini-kollarını sallayarak aramızda dolaşmaları hem ahlaki hem de mesleki olarak utanç verici bir durumdu.

Gerçi bunun utancı Kıbrıs’taki statüko ve statüko bekçilerine aitti ama hiçbirşey yapamamanın çaresizliği de anlatılır gibi değildi.

15 Ocak 2005 tarihinde, Lefkoşa-Larnaka yolunda işlenen Elmas Güzelyurtlu, Zerrin Güzelyurtlu ve Eylül Güzelyurtlu cinayetinden bahsediyorum.

Cinayeti işleyenlerin bilindiği, delillerin en bol olduğu ama sonuçsuz kalan davadan.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Güzelyurtlu ailesinin başvurusu üzerine Türkiye Cumhuriyeti’ni (KKTC üzerinden) ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni mahkum etti.

Tarihte ilk kez bir davada AHİM tüm tarafları kusurlu ve suçlu buldu.

Yaşam hakkı gibi çok önemli bir hakkın ihlal edildiğine hükmetti.

Para ödemelerine karar verdi.

Bu çok önemli bir gelişmedir.

***

Rahmetli Elmas Güzelyurtlu ile yakın bir tanışıklığımız vardı.

Rahmetli Mehmet Ali Akpınar ile birlikte üçümüz zaman zaman bir araya gelir ve keyifli sohbetler yapardık.

Kuşkusuz onların deneyim ve birikimlerinden çok faydalanırdım.

Elmas Güzelyurtlu, İngiliz mahkemelerinin Poly Peck’e atadığı kayyumlar ile Asil Nadir arasında arabuluculuk yapmıştı.

Asil Nadir, Kıbrıs gazetesi de dahil birçok malı Elmas Güzelyurtlu sayesinde üstüne almıştı.

Güzelyurtlu Girne caddesinde sürdürdüğü para ticaretini geliştirmiş ve bir banka kurmuştu.

Tüm bankaların krize girdiği o dönemde dönemin hükümeti Elmas Güzelyurtlu’nun bankasına el koyup kendisini de tutuklama kararı almıştı.

Sanırım, muhalefete verdiği destek nedeniyle böylesi bir infaza başvurulacaktı.

Rahmetli Akpınar, dönemin Maliye Bakanı ve Başbakanı’nı evinde misafir ederken bu infazı bizzat onlardan dinleyecek ve bana “Elmas dostumuzu ikaz et, başına gelecekleri anlat” ricasında bulunacaktı.

Eskiden Düzgünler olan konfeksiyon mağazasında buluşmuş ve Akpınar’ın mesajını kendisine aktarmıştım.

Hapse girmek istemiyordu. Kısa bir süre sonra Rum tarafına geçmeyi tercih etti.

Geçti ve mücadelesini oradan sürdürmeye çalıştı.

O günlerde açıklamıştım. Şimdi de tekrar edebilirim;

Eğer Elmas Güzelyurtlu bir dava açsaydı, mahkemede tanıklık yapabilirdim.

Ömrü yetmedi.

Öldürüldü.

Eşi ve sevgili kızı Eylül de vahşice öldürüldü.

Öldürenlerin kim olduğunu herkes biliyordu.

Kendine Kıbrıs Cumhuriyeti diyen makamlar da KKTC yetkilileri de.

Fakat bu vahşi cinayetin aydınlanması için en basit bir işbirliği yapmayı bile reddettiler.

Caniler de elerini-kollarını sallaya sallaya aramızda gezdiler.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 17 yıl sonra tüm tarafları mahkum etti.

Ve bize adaletin ne olduğunu gösterdi.

Umarım şimdi kapanmayan bu dosya canlandırılır, taraflar işbirliği yapar ve gecikmiş de olsa adalet yerini bulur.

Ancak bu olursa birleşik bir Kıbrıs’ı inşa etme umutları yeşerir.

Önce adalet… 



TAGS: başaran düzgün, güzelyurtlu
MANŞETLER

HK Başaran Düzgün

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems