HABER KIBRIS

Hababam sınıfından, evlilik programına

22/02/2017


ads

Erçin Şahmaran


KKTC’de yayın yapan televizyon kanalları ciddi bir rekabet içinde.

Türkiye televizyon kanallarının bütçesi, Türkiye reklam piyasası, KKTC’de izlenmeleri, yerel kanalları etkiliyor.

Rekabet etmek kolay değil, müthiş, büyük, gelişmiş bir sektör söz konusu.

Türkiye kanalları KKTC’de, yerel kanallardan daha fazla izleniyor.

Elbette bunun birçok sebebi var.

Televizyon kanalını sürdürebilir kılmak, ülkemiz koşullarında çok zor.

Bu anlamda tüm televizyon kanallarını, yöneticilerini, çalışanlarını kutlamak gerek.

Gerçekten zor bir işi kısıtlı imkanlarla en iyi noktaya çekmeyi başarıyorlar.

Pek televizyon izlemiyorum, sinema filmlerini izlemeyi seviyor, fırsat buldukça gitmeye çalışıyorum.

Maalesef eski tat ve keyfi aldığımı söyleyemem.

Bizim nesil “mutlu” Türk filmleriyle büyüdü.

Şimdilerde, tek konulu diziler revaçta.

Tek konulu dediğim, hayterler içinde kaldığınız ilişkileri konu alıyorlar.

İhanetler, entrikalar, silahlı çatışmalar, kimin eli, kimin cebinde belli değil.

Oysa ne güzeldiler;

Yeşilçam, fakir, mutlu, gururlu insanlar, gülen yüzler, her filmin sonunda kazanan iyilik, mutluluk.

Hele Hababam sınıfı, müthişti, yüzlerce kez izlememe rağmen, hala, hep aynı sahnelerde, hep aynı içtenlikle gülüyorum.

Bekliyorum o sahneyi, güleceğimi bile bile bekliyorum.

Hep aynı sahnede, hep aynı içtenlikle gülmek, bu filmin sihri burada herhalde.

Ne güzeldi, ne kadar içten, ne kadar samimi, yalansız, saf, gerçek duygular.

Yılmaz Güney, Müjdat Gezen, Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Tarık Akan, Türkan Şoray, Cüneyt Arkın, Hülya Koçyiğit, Kadir İnanır, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Şener Şen, Adile Naşit, Münir Özkul, Sadri Alışık, Fatma Girik, Filiz Akın.

Ve dahası dahası, güzel insanlardı, hüzünlendiriyor, güldürüyorlardı.

Zengin kızla, fakir gencin aşkı dağları deliyordu.

Sokaklar, mahalleler, gururlu insanların birlik beraberliğini gösteriyordu.

Mahalleli birlik olup her şeyi paylaşıyordu, beraberdiler, destektiler.

Yaşları, doğdukları yerler, etnik kökenleri, siyasi düşünceleri, dini inançları hiç önemli değildi.

Birleştiriyordu insanları, ağlatıyordu, bazen duygudan, bazen gülmekten.

Özleniyorlar, ağlatmaları, güldürmeleri, sırılsıklam aşık olmaları, saflıkları, kandırılırken, kandırmaları.

Şimdilerde bunlar ve yaşattıkları yok.

Aktörler, figüranlar, hepsi ve filmleri toplumu yansıtıyordu, ülkenin durumu, insanların yaşamdan beklentileri.

Değişen yaşam, filmleri de değiştirdi, eski güzelliği kalmadı, kullanılan dilde bile yozlaşma var.

Televizyon dizileri, yarışma programları, en başta Yeşilçam’a ve sinemaya rakip oldu.

Hepsini anlıyor ve “zevklerle renkler tartışılmaz” yaklaşımına bırakıyorum.

Sözü, Türkiye televizyonlarını esir alan evlilik programlarına getirmek istiyorum.

İnsanın zekası ile alay ediyorlar.

Reyting kaygısına cevap vermekten başka hiçbir şeye, hiçbir katkıları yok.

İnsanları uyutmaya, uyuşturmaya, yozlaştırmaya yönlendiriyorlar.

Tüm televizyon kanallarını, ekranları esir aldılar.

Tabi ki isteyen izler, istemeyen izlemez, fakat bir sınırı, bir amacı, bir düzeyi olmalı.

Bu iş amacını çoktan aştı.

Tarkan’lardan, Malkoçoğulları’ndan, Turist Ömerler’den, Alyazmalım’dan, Devlerin Aşkı Büyük Olur’dan, Hababam Sınıfından, ekranları esir alan evlilik programlarına.

Nerede duracak, nasıl bitecek, gerçekten merak ediyorum.

Mutluluğu, hüznü, paylaşmayı, insanlığı, saflığı, birlik beraberliği, bu coğrafya adına gerçekten özlüyorum.  



TAGS: erçin şahmaran
MANŞETLER

HK Erçin Şahmaran

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems