HABER KIBRIS

Hangi daire daha ''verimli''

20/08/2017


ads

Halil Paşa


1991 yılında kurduğum şirketimin, 2004 yılında sosyal sigortalar dairesi tarafından bazı çalışanlarına eksik yatırımlarda bulunduğumu bildirildi. Af varmış da yararlansın şirketim diye bir de iyilik yapacaklarmış.

Böylece yolum düştü bu daireye. İşçiler yıllar önce (1995-2004 arası) işten ayrılmış olmalarına rağmen, çıkış formları dairede yoktu. Çıkışları olmadığı için bende çalışıyor kabul edilmişler daire tarafından. Bir kısmını buldum ve daireye ibraz ettim. Demek ki kopyaları dairede kaybolmuştu. Bir kısmının çıkışları ben de de yoktu. Bende kaybolmuştu. O zaman ya işten ayrılırlarken ya muhasebeci unutmuştu çıkış formunu doldurmayı, ya da doldurmuş ama daire de kaybettiği için şimdi benim bir şekilde söz konusu tarihlerde işçilerin şirketimde çalışmadığını ispat etmem gerekirdi.    

Bulabildiğim işçilere yeniden çıkış formu doldurup çıkış tarihlerini imzalattım. Böylece hem olası bir para cezasından kurtuldum, hem de 2004 yılına kadar sosyal sigorta dairesi ile şirketim ile sosyal sigortalar arasında temiz bir sayfa açmıştım!

Açmış mıydım acaba?

2015 yılında bu kez yine düştü aynı daireye işim. Bu kez üstelik de yine 2004 öncesine kadar uzayan eksik yatırım keşfedilmiş ve şirketime 84 bin Türk lirası borç çıkarılmıştı. Yine af yasası çıkmış da yararlanmak istiyorsam bu borcun bilmem kaçta kaçını hemen bir ay içerisinde ödemeliymişim diye de bir de yazı iliştirilmişti…

Hem ayrı muhasibim, hem de düzenli olarak şirketimi denetleyen murakabe şirketi oldu her zaman. Her ay, hiç cezasız, çalışanların brüt maaşları üzerinden, ihtiyat sandığı sosyal sigorta ve vergilerini düzenli olarak yatırdım. Bir gün bile geciktiğim olmamıştır.

Yine itiraz ettim.

Yine aynı hikaye karşıma çıktı. Bahse konu eksik yatırımlar, işçilerin şirketten ayrılırlarken çıkış formlarının dairede bulunmamasından kaynaklanıyordu. Ve daha önce temizlenmiş olan 1990’lı yıllarda çalışan işçilere ait şirketin eksik yatırımlarının hala var olduğu öne sürülüyordu. Yani 2004 yılında temizlediğimi sandığım, dairenin de şirketimin borcum yoktur diye vergi dairesine onay verdiği olay aslında yeniden önüme gelmişti.

“Ağız dalaşına gerek yok Halil!.”

“Sakin ol!”

Önce yanımda olan ve dairenin bulamadığı (herhalde yine kaybolmuştu-hp)çıkış kağıtlarını ibraz ettim. Örneğin bir tanesi şöyleydi. Şirkette çalışan eşime de eksik yatırım yapmışım. Onun da yeniden o yıllarda (1997) hamile olduğunu ve 40 gün önce ve sonrasında doğum izni ödeneği alması için bu aralıklarda şirketin yatırım yapmaması kuralı olduğunu evraklarıyla ispat ettim.

Çalışanlar arasında aynı şekilde bir hamilelik olayı daha vardı. Onu da bulup gönderdik.

KKTC vatandaşı işçilerimin hepsi de 1990’lı yıllarda, birkaç yıllığına Londra’ya gidiş için ülkeden ayrılmışlardı. Onların da ülkeden çıkış ve ülkeye giriş evraklarını gidip muhaceret dairesinden temin ettim. Böylece sigortanın, şirketin yatırım yapmadığını iddia ettiği tarihlerde işçilerin ülkede olmadıklarını ispat etmiş oldum.

Kimi işçiler ise benim yatırım yapmadığım tarihlerde zaten yatırımlarını yapan başka şirkette çalışıyorlardı ve aynı anda iki yerde çalışmalarına imkan yoktu. İşin ilginci o tarihlerde diğer dağıtım şirketinde çalıştıklarını ve sosyal sigortaya yatırımlarının o şirket tarafından yapıldığını (bende brüt maaş üzerinden yatırım yapılırken, muadilim şirkette asgari maaş üzerinden yatırım yapılmıştı-hp)bulundu. Buna rağmen aynı anda iki işte çalışabileceği şüphesi olduğunu söyleyen memura gazete dağıtımının yalnızca gece sabaha kadar süren bir iş zamanını kapsadığını belirtince kabul etmek durumunda kaldı.

Uzatmayayım bir aylık bir koşuşturma sonrasında 1990’lı yıllarda yanımda çalıştırdığım yabancı uyruklu KKTC vatandaşı iki kişiyi hatırlayamayınca (hala da hatırlamış değilim-hp) 84 bin tl olmasa da,  şirketimi 4 bin tl civarında ceza ödemekten kurtaramadım.

Neden mi yazdım bütün bunları.  Sosyal sigortalar dairesine, Vergi dairesine, “şirketimin borcu yoktur” diye bir yazı göndermesini isteyince, aynı minvalde, yani eksik yatırımımım olduğunu öne sürüldüğü için. Bu nedenle iki aydır o daire sizin nu daire benim koşturup duruyorum.

Önce yabancı uyruklu bir işçinin yatırımları eksik dendi. Bereket bahse konu işçi 3-4 yıl aradan sonra, yakın zaman öncesinde adaya yeniden gelmişti. Ona burada çalışan yeğeni aracılığıyla ulaştım. Kendisi bu konuda bana yardımcı oldu ve ülkeden çıkış ve giriş tarihlerinin dökümünü bizzat gidip Çalışma Dairesinden kendisi temin ederek bana verdi. Ben de dökümü sigortalara verdim. Yine de altı gün eksik olduğu söylendi çünkü o yıllarda ayın dördüne kadar yatırım yapmışım, halbuki işçi ayın 10’unda ülkeden çıkmış. Hem bunun için de gidip çalışma dairesinden yeniden döküm almam gerekirmiş. Gittim çalışma dairesinin Gelibolu’daki binasına. Oradaki Memur bana:

“Abi seni yanlış yere gönderdiler. Senin Yenişehirdeki çalışma dairesine gitmen gerekiyordu demez mi? “Hem sana bir şey söyleyim, işçinin 4’ünde işten ayrıldığına dair sen zaten çıkış formunu doldurup göndermişsin. Ülkeden ayın 10’unda çıktı diye, arada gezdiği 6 günün yatırımını sosyal sigortalar senden istemekte ısrar ederse, sana tavsiyem git Çalışma Bakanlığına şikayet et” dedi oradaki genç memur arkadaş

Neyse araba Figen’de. Ben gelip de götürmesi için telefon açmadım ve o Temmuzun son gününde tuttum yolu gittim Yenişehir’deki Çalışma Dairesine. Döküm almak için formu doldurup verdim. Müracaatı kabul eden memur dedi ki:

-“Yarın gel al!”

-Nereden?

-Yandaki odadan?

Halbuki bir Print yapıp verecek. Yani  o kadar zor ve zahmetli mi yani  bu iş?

Neyse yarın olunca gittim. Saat 8.10. Koca dairede iki kişi bulabildim. İkisi de benim işle ilgilenmiyor. Soracak oldum bir tanesi bana dert yandı:

“Beyefendi dairede pek çok memur izinde, ben 3 kişinin işini yapıyorum.”

Saat 8.20’de daireden ayrıldığımda benim işimi yapacak olan henüz hiçbir memur odaya vasıl olmuş değildi… Sonra 11’de bir daha gittim. Bu defa istediğim döküm hazırdı.

Daha çok uğraşamayacağımı söylediğim murakıbıma, isterlerse 6 günlük yatırımı da benim için yatırmasını salık verdim. Bir hafta sonra öğrendim ki, sigortalarda bir başka memur olaya el atmış ve 6 günlük yatırım için gerek olmadığını söylemiş.

Hakkını yememek gerekiyor gerçekten çalışkan memurlarımız da var.

Ama bir eksik daha bulunmuş Sigorta yatırımımda.

2005 yılından önce çalıştırdığım bir yabancı uyruklu işçinin daha dökümü gerekiyormuş.

Çünkü onun da çıkış formu, sonrasında çalıştığı şirketler ve yurt dışına çıkış formu dairede bulunamamış.

İşte geçen haftaki yazımda bahsettiğim KKTC’nin “Akıllı Bina”sı olarak tanınan muhaceret dairesine böyle işim düşecek ve oradaki memur da izinde olduğu için ancak o izinden döndükten sonra ve biriken işlerini halletmesinin ertesinde benim işimi de halletmek için arayacaktı. Telefonum alınmış ve kesinlikle onlar aramadan daireye gelmemem söylenmişti. Bir hafta geçti baktım arayan soran yok!

Bu işleri ben de herkesin çözdüğü gibi çözmeye karar verdim.

Nasıl mı?

Yer doldu. Bari o da haftaya kalsın…

Hem hangi daire daha “verimli” çalışıyor bir karşılaştırmış oluruz…

 



TAGS: halil paşa
MANŞETLER

HK Halil Paşa

© 2016 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems